in ,

‘Boşa harcamayın!’

Son dönemde başta elektrik olmak üzere enerji fiyatlarındaki artış sanayiciyi arayışa itiyor. Enerji uzmanları faturaların nasıl düşürüleceği ile ilgili tavsiyelerde bulundu

bosa-harcamayin

Elektrik faturaları cep yakıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) son olarak geçtiğimiz aylarda elektriğe yüzde 14.9 zam kararı aldı. Bu oran ile son bir yılda sanayi tesislerine verilen elektriğe yüzde 72.4’ün üzerinde zam yapılmış oldu. Türkiye ekonomisinin belkemiği üretim tesisleri de bu şartlar altında verimli şekilde çalışmayı sürdürmek için büyük bir girdi haline gelen enerji maliyetlerini düşürmenin yollarını arıyor. Aliağa Kimya İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi danışmanı, uzman Serkan Çolakkaya, sanayi kuruluşlarının yaklaşık yüzde 20 oranında enerjiyi daha verimli kullanabileceğini ve faturaların düşürülebileceğini söyledi. Enerji verimliliğini sağlamanın yolunun ‘İSO 50001 Enerji Yönetim Sistemi’nden geçtiğini belirten Çolakkaya, “İyi kurulmuş enerji yönetim sistemi, enerjiyi nasıl kullandığınız, nerede, ne kadar tükettiğiniz ile tüm detayları sürekli ve takip edilebilir şekilde size aktarır. Çünkü bu sistem diğerlerinin aksine patrondan personele kadar herkesin süreci bilmesini ve denetlemesini gerektiriyor. Yine ikinci olarak tüm faturaların dikkatli şekilde incelenmesi ve doğru tarifede olup olmadığımızdan emin olmalıyız. Sanayici olup ticarethane tarifesini kullanan ya da gece tüketimi daha yoğun olup buna uygun tarifede olmayan çok fazla işletme var. İşletmenize en uygun tarifeyi seçmeniz size her zaman fayda sağlayacaktır” dedi.

VERGİNİN VERGİSİ…

Geçmişte Türkiye’deki enerji kullanımının gece ve gündüz olarak dengeli olduğunu ve sanayiciye bu durumun avantaj yarattığını ifade eden Çolakkaya, getirilen kota uygulaması nedeniyle enerji santrallerinin gün içindeki kullanım değişkenliğine ayak uydurmaya çalışırken maliyetleri yükselttiğini belirtti. Faturalarda tüketicinin kullanım kalemlerinin artık belirtilmemeye başlandığının altını çizen uzman Çolakkaya, “Faturalarımızda enerji, dağıtım, kayıp kaçak, sayaç okuma ve benzeri birçok bedel ayrı ayrı belirtilerek yer alıyordu. Ancak gün geçtikçe enerji şirketleri tarafından bu kalemler tek bir başlık altına toplanıyor. Açıkçası faturalar giderek özete dönmeye başlıyor. TRT payı var biliyorsunuz. Elektrik firmanıza sanayi sicil belgenizi sunduğunuzda sizden tahsil edilmiyor. KDV’ye ayrıca bir parantez açmalıyız. Enerji bedelleri dışında, fonlar ve vergilerin de KDV’lerini ödüyoruz elektrik ücreti öderken. Yani verginin vergisini de ödüyoruz. Bu bir uygulama hatası ancak yıllardır kimse düzeltmiyor” ifadelerini kullandı.

‘KENDİMİZ ÜRETMELİYİZ’

“Biz önce enerjiyi verimsiz kullanıyor ardından bunu aşağıya çekmek için çaba gösteriyoruz” diyen Çolakkaya, verimsiz enerji kullanan bir tesisin çatısına güneş enerjisi paneli kurulmasının dahi kar ettirmeyeceğini söyledi. Türkiye’de kendi enerjisini üretmeye çalışan sanayi tesisi sayısının giderek arttığını belirten Çolakkaya, “Geçmişte enerji tesislerinin ortalama 10 yılda maliyetlerini çıkarıyordu çünkü verimlilik düşük, yatırım maliyetleri çok yüksekti. Şu anda daha düşük maliyetlere tesis kurulabiliyor. Evet artık sanayi tesisleri kendi elektriğini kendisi üretmeli. Ancak bunu yaparken ihtiyacımız, potansiyelimiz nedir, fiziki yapımız buna uygun mu diye bakmalısınız” diye konuştu.

NASIL BİR SÖZLEŞME?

Türkiye’de elektrik borsası diye adlandırılan enerjinin saatlik olarak fiyatlandırıldığı ve üretici ile tedarikçi arasında arz talebe göre belirlenen bir sistemin yanı sıra EPDK tarafından belirlenen ulusal elektrik tarifesi gibi iki seçenek bulunduğunu söyleyen Çolakkaya şöyle konuştu; “Bu iki durumda da fiyatlandırmayı döviz kurları, mevsimsel değişiklikler, iç ile dış siyaset etkiliyor. 2018 Ocak’ta 20 kuruş olan elektriğin maliyeti bugün sanayi tarifesinde yaklaşık 49 kuruş. Yani enerji piyasasına dahil olmak ya da tarifede kalmak her zaman sonuna kadar doğru olmuyor. Bu kararı verirken içinde olduğumuz abone gruplarımıza, mevcut tarifemize, vergi oranlarımıza ve elektrik tüketim profiline bakmamız gerekiyor. Süreçleri ciddi şekilde de takip etmeliyiz çünkü enerji borsasında yüksek, tarifede düşük ya da tam tersi bir hal alabilir. Sözleşmelere çok temkinli yaklaşmalıyız. Yine imzayı attıktan sonra tedarikçi firma sanayi kuruluşlarının kapısına fiyat artışıyla gelebiliyor çünkü bu kadar tek taraflı hazırlanıyor sözleşmeler. Siz burada sözleşmeyi çift taraflı hale getirmeniz gerekiyor çünkü ortada bir ticaret var.”

Utkucan AKKAŞ/ Özel Haber

izmire-yerli-uretim-15-yeni-otobus

İzmir’e yerli üretim 15 yeni otobüs

erdogandan-o-jest-bekleniyor

Erdoğan’dan o jest bekleniyor!