Bu yıl yanmayalım!

Abone Ol

Geçtiğimiz yıl Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde çıkan orman yangınlarıyla birlikte ciğerlerimiz yandı. Henüz yaz aylarının başındayız. Yine ormanlarımız yanar mı diye kalbimiz sesli atmaya başladı.

Öncelikle orman yangınların sebeplerini araştırarak gerekli tedbirleri almakta geç kalmasak iyi olur.

Geçtiğimiz yıl aynı anda, aynı günde çıkan ve günlerce söndürülemeyen orman yangınlarının sebebi, bazı yetkililerin ifade ettiği gibi sadece iklim değişikliğiyle açıklanamaz. Özellikle ormanlık alanlardan geçen elektrik tellerinin örümcek ağı gibi ormanları sarmasının orman yangınlarında çok büyük etken olduğu bilinen bir gerçek.

2025 yılında İzmir’de yangınlar devam ederken, yangınların nedeni ile ilgili yaşanan tartışmalarda İzmir Valisi Süleyman Elban, yangınların genel olarak elektrik hatlarından kaynaklı olduğunu açıklamıştı.

Elektrik şirketlerinden cevap gecikmedi ve İzmir’de elektrik dağıtım hizmetini yürüten şirket Gdz Elektrik, "Yangınların elektrik hatlarından çıktığına ilişkin somut bulgu bulunmadı" dedi.

Valinin açıklamasının ardından Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Mahir Ulutaş, geçmişte bölgede elektrik dağıtım sistemleriyle ilgili yangınların yaşandığını hatırlatarak elektrik dağıtım sistemlerinde ciddi eksikliklerin olduğunu ifade etti.

Görünen o ki, orman yangınlarımızdaki en önemli sebeplerden biri de, ormanlık alanlardan geçen elektrik sistemleri.

Belli aralıklarla (bildiğimiz kadarıyla 10 yıl) değişmesi gereken elektrik tellerinin değişmemesi, sıcaklarla genleşerek esneyen elektrik tellerinin ağaç dallarına değerek oluşan kıvılcımla çıkan yangınlar, özellikle kuşların elektrik sistemlerine temas ederek çıkardıkları yangınların oldukça fazla olduğu bilinen gerçeklerden.

Elektrik dağım şirketleri özelleştirildi. Ancak denetleyen takip eden yok maalesef.

Bir kanuni düzenleme yapılarak ormanlık alanlardan elektrik sistemlerinin geçirilmemesi, illaki geçecekse de en üst düzeyde tedbirlerin alınması elzemdir.

Bu yıl bahar aylarında bazı ormanlık alanlardaki elektrik sistemlerinin geçtiği yerlerdeki tellerin altlarına gelen yerlerin otlarının kepçeyle alındığını görüyoruz. Elbette tedbir tedbirdir. Ancak, o tedbir kesinlikle yeterli bir tedbir değildir. Çünkü o tel koptuğunda, o telin senin aşağıda açtığın üç metrelik alana düşmesi ihtimali oldukça zayıftır.

Tabii yangına müdahale eden, edecek olan uçak, helikopter filosunun öncelikle yerli ve milli olması, genişletilmesi, eğitimli ve tecrübeli personelle yola devam edilmesi, yenilerinin yetiştirilmesi de oldukça önemli.

Geçtiğimiz yıl orman yangınlarında kullanılan 27 uçağın ve helikopterlerin yetersiz kaldığını hep birlikte yaşadık gördük.

Eskiden, Türk ordusunun bünyesinde afetlere müdahale ekipleri vardı dağıtıldı. Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerde bile ordumuz üç gün bekletilerek depreme müdahale etmedi.

Son yıllarda uygulanan ekonomik-sosyal politikalarla köyler boşaltıldı. Ormanlarımızı maden şirketleri koruyamaz. Ormanlarımızı ancak orman köylülerimiz koruyabilir. Şehir merkezlerimizdeki itfaiye ekiplerimizin mesafeden dolayı anında müdahale edemedikleri için orman yangınlarımızın önüne geçemeyiz

Orman yangınlarıyla birlikte maalesef milletimizin geleceği de yanıyor. Yakılıyor.

Ormanlarımız ile ilgili gerekli yasa ve yönetmelikleri çıkarmayıp, madencilik uğruna yok edilen ormanlarımızı korumak 85 milyon vatandaşımızın asli görevidir.