Seyahat

Burada yüzmek tarihe dokunmak demek! Binlerce yıllık sır hala korunuyor: Kleopatra Havuzu göz kamaştırıyor

Denizli’de yer alan UNESCO Dünya Mirası Pamukkale, travertenleri, Kleopatra Havuzu ve Hierapolis Antik Kenti ile hem doğal güzellik hem de tarih meraklılarının ilgisini çekerken, şifalı termal sularıyla da yıl boyunca yoğun ziyaretçi akınına uğruyor

Abone Ol

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ Denizli’de bulunan UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Pamukkale, doğal travertenleri, termal kaynakları ve antik kent dokusuyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. “Beyaz cennet” olarak bilinen bölge, hem sağlık turizmi hem de tarih turizmi açısından Türkiye’nin en önemli destinasyonları arasında yer alıyor. Kalsiyum karbonat bakımından zengin termal suların binlerce yıl boyunca oluşturduğu traverten teraslar, ziyaretçilere eşsiz bir manzara sunuyor. Ziyaretçiler, travertenler üzerinde yürüyerek hem doğal oluşumu yakından deneyimliyor hem de termal suyun rahatlatıcı etkisini hissediyor.

KLEOPATRA EFSANESİ BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Pamukkale’nin en dikkat çeken noktalarından biri olan ve “Kleopatra Havuzu” olarak bilinen antik termal havuz, her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın da burada yüzdüğü rivayet edilen havuz, Roma dönemine ait sütun ve mermer parçalarının arasında yüzme imkânı sunuyor. Yaklaşık 36 derece sıcaklığa sahip olduğu belirtilen termal suyun, romatizmal rahatsızlıklar başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına iyi geldiği yönündeki inanış, bölgeye olan ilgiyi artırıyor. Günlük ziyaretçi sayısının yoğun dönemlerde binleri bulduğu ifade ediliyor.

TARİHİ YOLCULUK

Pamukkale travertenlerinin hemen üzerinde yer alan Hierapolis Antik Kenti ise bölgeye tarihî bir derinlik kazandırıyor. Roma dönemine ait tiyatro, hamam yapıları, agora ve nekropol alanı ziyaretçilere açık hava müzesi niteliğinde bir gezi imkânı sunuyor. Bölge, hem doğal hem de tarihî yapısıyla “aynı anda iki farklı çağın deneyimlenebildiği nadir yerlerden biri” olarak değerlendiriliyor.

BALON TURLARI

Son yıllarda artan sıcak hava balonu turları da Pamukkale’ye olan ilgiyi daha da yükseltiyor. Gün doğumunda yapılan uçuşlarla ziyaretçiler, travertenleri ve antik kenti gökyüzünden izleme fırsatı buluyor. Oluşan manzara, bölgeyi adeta doğal bir tabloya dönüştürüyor. Pamukkale’yi ziyaret etmek isteyenler için ilkbahar ve sonbahar aylarını öneriyor. Bu dönemlerde hem hava koşullarının daha uygun olduğu hem de bölgedeki yoğunluğun nispeten azaldığı belirtiliyor. Pamukkale, doğa, tarih ve efsaneleri bir araya getiren yapısıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.