in ,

‘Bütçe kesintisi kabul edilemez’

Ekonomik daralma Bakanlık bütçelerine yansıdı. Sendika temsilcileri ise eğitimde yapılacak kısıtlamanın yatırımlara yönelik olacağı düşüncesinde

butce-kesintisi-kabul-edilemez

2020 yılının ilk yarısı sona ererken ekonomik daralma Bakanlıkların bütçelerine de yansıdı. Salgın nedeniyle harcamalar daha da artınca bakanlıklar arası bütçe transferleri derinleşti. İddiaya göre her yıl bütçe yetersizliği nedeniyle gündeme gelen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu durumdan en çok etkilenen bakanlık oldu. 1 milyonluk personel büyüklüğü, 20 milyonluk öğrenci ağı ile tüm Türkiye’yi en fazla ilgilendiren alan eğitimde, yılbaşında kararlaştırılan 125,3 milyar liralık bütçe, 83,5 milyar liraya düşürüldü. Diğer bakanlıklardan da yapılan kesintiler en çok Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yaradı. İki kurumun bütçesi artırılırken MEB’ten yapılan büyük kesintiye eğitim camiası tepki gösterdi.

‘YATIRIMLAR DURUR’

Türk Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı İrfan Toksoy, MEB’in giderlerinin büyük kısmını personel ödemelerinin oluşturduğunu belirterek, kesinti nedeniyle gerekli yatırımların yapılamayacağını kaydetti. Toksoy: “1 milyonluk bir camiayız. Personel giderlerinde bir kesinti yapılamayacağına göre diğer yatırımlarda ve giderlerde daralmaya gidiliyor. Geçen yıl tamirat, tadilat ya da yeniden inşa için bütçe yetmemesi nedeniyle, kimi okullarda çok ciddi sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Bu kesintiler bu sorunları daha da artıracaktır. Eğitimle ilgili ciddi bir reform yapılmasını beklerken, bu tür bütçe kesintileri doğru kararlar değil. Çünkü her şeyden önce kaliteli eğitim verilmesine engel oluşturuyor” diye konuştu.

‘ÖZELLEŞTİRMENİN ÖNÜNÜ AÇAR’

Bütçe kesintilerinin eğitim alanında özel kurumlara olan talebin de artmasına neden olduğunun altını çizen Başkan Toksoy, “Bu alanda özelleştirmenin de önünü açıyor. Çocuklarının iyi bir eğitim almasını, nitelikli yapılarda, doğru gereçlerle yetişmesini isteyen veliler bütçelerinden kısıntı yaparak özel okulların yolunu tutuyor. Diğer yandan okullar zaten ödeneksizlikten faturaları ve personelin maaşını ödeyecek para bulamıyor. Çağdaş bir ülke olmak istiyorsak eğitime gereken önem vermeli, yeni kurumlar açmalı bunları da çağa yakışır şekilde donatmalıyız. Geleceği düşünen bir yönetim şekliyle yönetiliyor olsak bütçenin büyük bölümünü eğitime aktarırdık. Rakamlara baktığımızda çok büyük bir bütçe aktarılıyor gibi gözükse de camia çok büyük. Cumhurbaşkanı yerli otomobil tanıtımında, devletin bunu yapacak bütçesinin olduğunu söylemişti. Bu durum böyleyken eğitimde kesinti yapılmasını anlamak mümkün değil” dedi.

‘SERMAYEYİ TERCİH ETTİLER’

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Necip Vardal da kararın birden fazla sonuç doğuracağını belirterek, hükümetin eğitim yerine sermayeyi tercih ettiğini savundu. Başkan Vardal şu ifadeleri kullandı, “Konunun birden fazla yönü var. Birincisi önümüzdeki dönem okullar açıldığında, özellikle sonbahar döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara ek bütçe sağlaması gerekiyor ki, kurumlar salgına karşı gerekli olan hijyen önlemlerini alabilsin. MEB’in bütçesi daraltıldığında muhtemelen bu konuda ciddi bir sıkıntı ortaya çıkacak. Okullar ödeneksizlik nedeniyle gerekli hijyen koşullarını sağlamakta ve ekipmanları almakta sıkıntı yaşayacaktır. Ayrıca gelinen ekonomik tabloda, enflasyonu da düşündüğümüzde toplu sözleşme işlevsizleşmiş durumda. Konfederasyonumuzun da kamu emekçilerinin de bu aşamada yaptığı bir ek bütçe talebi vardı eğitim emekçilerinin krizden daha az etkilenmesi için. Bütçede kesinti yapılarak aslında bu emekçileri de krize karşı savunmasız bırakmış oldular. Bütçe yoksa ek ödeme de yok sonuçta. Önümüzdeki yıl liselerde özellikle, okullaşma oranı artacak. Bu bir dizi yeni okul ve derslik ihtiyacı doğuracaktır. Bunlar yatırımlarla, yatırımların tamamlanmasıyla oluşacak durumlar. Bütçe kısıntısı bu ihtiyacın karşılanmasına engel olacaktır. İktidar bu adımla tercihini yine eğitimden yana değil, sermayeden yana yapmıştır. Bütçeyi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na aktarmış olmak burada faaliyet gösteren sermayeyi önceliyor olmak anlamına geliyor. Günün şartlarını kavramaktan yana bir tutum değil, MEB büyük bir camia ve bütçesinin kısılması doğru bir adım asla değil.”

Utkucan Akkaş / Özel Haber

bucada-surdurulebilir-tarim-projesi-devam-ediyor

Buca’da sürdürülebilir tarım projesi devam ediyor

restoranlar-ne-zaman-acilacak-tarih-verildi

Lokanta, restoran ve kafelerin saat kısıtlaması kaldırıldı