Çalışma Hayatı ve Endüstriyel İlişkiler ana bilim dalında ele alınan en önemli konulardan bir tanesi de yedek işgücü kavramıdır. Günümüzde iş görüşmelerinde istihdam fazlası olarak gösterilen birçok meslek mensubu ücretlendirme aşamasında ilk başlangıç ücreti asgari ücret teklif edilmesi dikkat çekerken, bazı işletme sahipleri ise ısrarla çalıştıracak eleman... TL bulamıyoruz diye basın yayın organlarına spekülatif beyanlarda bulunuyor. Ülkemizde aslında sır gibi saklanan ise ''Yedek İş Gücü'' ile istihdam fazlası mezunların pazarlık gücü olmadığını da hepimiz biliyoruz.
Örnek:
Toplum Yararına Uygulanan Programlardır.
TYP nedir, işsizliğin yoğun olduğu dönemlerde veya yerlerde doğrudan veya yüklenici eli ile toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesi yoluyla özellikle istihdamında zorluk çekilen işsizlerin çalışma alışkanlık ve disiplininden uzaklaşmalarını engelleyerek işgücü piyasasına uyumlarını amaçlayan ve bunlara geçici gelir desteği sağlamak amacıyla İŞKUR tarafından uygulanan programlardır. Bu bize yedek iş gücü konusunda en güzel örneklerden biri olarak karşımıza çıkar.
MAVİ-BEYAZ YAKALI
Serbest, liberal, kapitalist ekonomik düzen de olsa iş gücü baskılamak için yüzlerce mezun veren sisteminiz olsa da, üniversite kontenjanları az bir bölümü azaltılsa bile sistemin planlaması dışında verilen mezun sayısı ile yedek iş gücü (Mavi-Beyaz yakalı) çalışan anlamında piyasa ücretlerini baskılayacak yapıya dönüşür.
Burada yedek iş gücü sayısı emeğin talep/arz dengesinde oluşan dengesizlikten üretim çarkları anlamında (günümüzde e-yapay zeka, robotik işlemler, dijitalleşme etkisi) işverenlere iş bulma esnasında nitelikli bir çok meslek mensubuna dayatma maaş uygulamasında elini güçlü tutmaktadır.
Burada korku rüzgarı ise esinti anlamında işsizlik olarak sertliğini belirgin bir şekilde ortaya koyar.
a.) İtaatkar iş gücü planlaması,
b.) Sendikal faaliyetleri engelleme, frenleme, belirlenen ücretleri dayatma,
c.) Üretim maliyetleri düşürme, işletme karını maksimize etmek.
Sıfır işsizlik yok, piyasaların belirlediği işsizlik rakamları, garantili işyeri olmaması kavramıyla işsizliğin sürekli olarak gündemde tutulması yedek işgücü anlamında çalışanlar için işsizlik algısı(korkusu) sistemin sömürü çarkına devam eder.
ARTAN NÜFUSA UYGUN İŞ OLANAKLARI VAR MI?
Genç nüfus sayısını artırmak en az 3 çocuk sahibi olmak ilerleyen yıllarda üretim çarklarına (e- yapay zeka, robotik sistemler, dijital teknolojiler gibi) yeni sistemler eklenmesi sadece kendi ülkeniz için mi yoksa içinde bulunduğunuz kapitalist, liberal gibi küresel sermayelere iş gücü ordusuna eleman yetiştirmek için mi istendiğini sorgulamanız gerekir. Yeni iş olanakları ülkenizde artan nüfus planlamasına uygun olarak uzun ve orta vadede planları da göz önüne alınırsa aynı yapı giderek bozuluyorsa yedek iş gücü ordusunun pazarlık şansı her geçen gün azalma eğilimine doğru gider.
Sistem daima istediği işsizlik rakamıyla yedek iş gücünü el altında tutar.
ETKİLERİ?
Aslında sistemi bütünleşik ele aldığımızda etkilenen baskılanan grupları, tecrübesi olmayan ya da emek yoğun sektörlerde pazarlık şansı bulunmayan kadın çalışan, genç üniversite mezunları (ön lisans-lisans), mesleki eğitim orta -lise mezunları yedek iş gücünde hali hazırda iş bekleyen kesim olarak karşımıza çıkar, sistem çalışanlara her zaman işlerini kaybedebilecekleri korku mesajını verir, yaşatır, ücret maliyetlerini azaltmayı amaçlar. Sistemin ana hedefi ise sürekli olarak işsizliğin bulunması, çalışan/üretim gücü olan işçilere bir iş garantilerinin olmadığını pompalar, özellikle her zaman ilan çıkmak suretiyle çalışanın yerine geçecek başka işçilerine varlığını olduğunu sürekli olarak gündem de tutar. Yedek işgücü ordusu sistemi kadın işçileri, genç mezunları, genç işsizlerin işsizlik, iş bulamama korkusunu manipüle edildiği, ucuz iş gücü maliyeti için sömürü amaçlı kullanılır. Sistemin içinde göçmen işçileri de küreselleşme esnasında yedek işgücünde görebiliyoruz. Göçmen işçi emeğinin işgücü piyasalarına girmesi dikkate alındığında, bu işçiler yedek işgücü ordusunda küçük -orta ölçekli işletmeler ve işverenler için daha uygun, ucuz iş gücü olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde teori olarak varlığını sürdüren yedek iş gücü kavramında ücret formüle edildiğinde; ücret oranı, bağımsız olmadığı bağımlı yönünde değişim olduğu gerçeği ile yola devam edildiği algısıyla yedek işgücü kavramı geniş anlamda emek pazarında etkinliğini sürdürüyor. Yedek iş gücü ordusunun bir diğer neferi de EYT ve Emeklilerde diğer gruplarla emek pazarında en önemli bir direnme gösteriyor. Yedek iş gücü ordusuna sırt yaslamamak adına emeğin hak ettiği, işletmeye katacağı katma değere paralel adil paylaşımcı ücret politikaları belirlenmesi gerekir.