Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ozan Efesoy, açık sarı olması gereken idrar renginin koyulaşmasının vücudun yeterli sıvı almadığına işaret edebileceğini belirtti. Prof. Dr. Efesoy, yaz aylarında polikliniklere “koyu renk idrar” şikayetiyle yapılan başvuruların arttığını ifade etti.
SICAK HAVALARDA SIVI KAYBI ARTIYOR
Yaz aylarında yaşanan sıcaklık artışının vücuttaki sıvı kaybını artırdığını belirten Efesoy, koyu renk idrar şikayetlerinin genellikle yeterli su tüketilmemesinden kaynaklandığını söyledi. Efesoy, "Özellikle sıcak havalarda nefes ve terlemeyle çok fazla sıvı kaybettiğimiz için kış aylarına kıyasla daha fazla su içmemiz gerekiyor. Sıvı alımımız az olduğu zaman bu şekilde idrarda koyulaşma görebiliyoruz" dedi.
İDRAR RENGİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Prof. Dr. Efesoy, yalnızca sıvı tüketiminin değil, bazı gıdalar ve kullanılan ilaçların da idrar renginde değişikliklere neden olabileceğini belirtti. Yeterli su tüketilmemesinin böbrek yetmezliği ve böbrek taşı riskini artırabileceğine dikkat çeken Efesoy, özellikle çocuklar ve yaşlıların su tüketimi konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
“SU MİKTARINI ARTIRMALIYIZ”
Su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ozan Efesoy, açıklamasında, "Herkes susadığını hissedemeyebiliyor, erteleyebiliyor. Özellikle çocuk ve yaşlı hastalarda daha sık karşılaşılan bir şey. 'Benim canım hiç su istemiyor' diyen hastalarımız da var. Mutlaka su içmemiz gerekiyor. İdrar rengimiz alarm veriyorsa, koyuysa, açık sarı değilse demek ki su içmemiz, su miktarını artırmamız gerekiyor. Bu bir insanda ortalama 3 litre diye geçer." diye konuştu.
İDRARDAKİ KANAMA ÖNEMLİ BİR BELİRTİ OLABİLİR
İdrar renginin özellikle yaz aylarında takip edilmesi gerektiğini belirten Efesoy, bazı renk değişikliklerinin sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi. Efesoy, "İdrar rengimiz normalde 'saman sarısı' veya 'açık sarı' dediğimiz şeffaf bir renk olmalı. Kırmızı, kanlı idrar bizim için en önemli alarm bulgusu. Bunun dışında idrarda başka renk değişiklikleri olabilir. Böbrek dışında özellikle karaciğer, pankreas hastalıklarına bağlı idrarda koyu renkte bir sarı olabilir. Enfeksiyonlara bağlı yeşil veya hastalıklara bağlı nadir görülen mavi ve mor renk idrar da bizim için alarm semptomlarıdır" diye aktardı. Koyulaşma dışında görülen renk değişikliklerinde hızlı şekilde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Efesoy, sıvı tüketimiyle düzelmeyen durumların önemsenmesi gerektiğini ifade etti.
Efesoy, idrarda kanamanın bazı kişilerde aralıklı görülebileceğine dikkat çekerek, "Koyulaşmada idrarımızda bol su alarak, sıvı dengemizi sağlayarak açılırsa problem yok ama bazı hastalarda 'hematüri' dediğimiz idrarda kanama aralıklı olabiliyor. Örneğin bugün idrarımızda kanama olabiliyor. 5-10 gün, 15 gün olmuyor ama 10-15 gün sonra tekrarlayabiliyor. Bu tarz aralıklı idrarda kanama da aslında bizim için çok önemli bir bulgu, önemli hastalıkların işareti olabilir" diye aktardı.
BU DURUMDA HASTANEYE BAŞVURULMALI
İdrar rengindeki değişikliğin su tüketimiyle düzelmesi durumunda sorun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. Efesoy, kırmızı renkli idrarın ise ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Efesoy, "İdrarımızda renk değişikliği oldu, su içtik, düzeldi. Sorun yok ama idrarımızda özellikle kırmızı renk ara ara oluyorsa, es geçebileceğimiz, önemsemeyeceğimiz bir bulgu değil. Mutlaka hastaneye başvurmalıyız." ifadelerini kullandı.
HATALARIN SU TÜKETİMİNE DİKKAT ETMESİ GEREKİYOR
Prof. Dr. Ozan Efesoy, yaşlılar, çocuklar, diyabet ve hipertansiyon hastalarının böbrek sağlığını korumalarının önemli olduğunu belirtti. Bu gruptaki kişilere düzenli olarak su içmelerinin hatırlatılması gerektiğini vurgulayan Efesoy, yeterli sıvı tüketiminin böbrek sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti.
GAZLI İÇECEKLER SUYUN YERİNİ TUTMUYOR
Gazlı içeceklerin su ihtiyacını karşılamadığını belirten Prof. Dr. Efesoy, bu tür içeceklerin aksine vücudun daha fazla suya ihtiyaç duymasına neden olabileceğini söyledi. Efesoy, "Suyun yerini tutacak hiçbir şey yok. Belki ayranı ayırabiliriz. Ayran dışında hiçbir içecek suyun yerini tutmaz. Aksine siz gazlı bir içecek içtiğinizde, özellikle enerji içecekleri, hatta çay içtiğinizde 'solüt yükü' dediğimiz şey oluşuyor. Özellikle gazlı içeceklerde daha fazla asitle maruz kalıyorsunuz. Bunları atacak daha fazla da su ihtiyacınız oluyor. Tam tersine bunları içtiğiniz zaman su ihtiyacınızı karşılamak bir yana daha fazla da su içmeniz gerektiren bir ortam oluşturuyorsunuz. Kesinlikle bu içeceklerin hiçbiri suyun yerini tutmuyor" değerlendirmesinde bulundu.
SU TÜKETİMİ GÜNE YAYILARAK YAPILMALI
Prof. Dr. Ozan Efesoy, su tüketiminin tek seferde yüksek miktarda yapılması yerine gün içine yayılarak gerçekleştirilmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtti. Efesoy, tek seferde 1-2 litre su içmek yerine düzenli aralıklarla su tüketilmesini önerdi.