Güncel

Caretta Carreta’lar için ışığımız kırmızı! Fethiye kumsalları kırmızı ışıkla tarihe geçti

16 Haziran Dünya Deniz Kaplumbağaları Günü’nde ADM Elektrik ve Pamukkale Üniversitesi’nin işbirliğiyle Fethiye’de “Carretalar için ışığımız kırmızı” projesi başarıyla hayata geçirild

Abone Ol

ÖZGÜR DOĞU SAYMAZ – EGE TELGRAF / 16 Haziran Dünya Deniz Kaplumbağaları Günü’nde, Akdeniz’in en önemli yuvalama alanlarından biri olan Fethiye kumsallarında tarihi bir çevre projesi hayata geçirildi. ADM Elektrik Dağıtım, Pamukkale Üniversitesi ve ilgili bakanlıkların iş birliğiyle yürütülen “Carettalar için ışığımız kırmızı” projesi kapsamında, sahil şeridindeki aydınlatma direkleri deniz kaplumbağalarının algılayamadığı kırmızı ışıklarla yenilendi. Geniş bir alanda uygulanan bu çalışma, Türkiye’de bu kapsamda gerçekleştirilen ilk proje olma özelliğini taşıyor. Ege Telgraf Gazetesi ekibi Fethiye Çalış Plajı'nda projeyi yerinde takip etti.

İKİNCİ ETAP BAŞARIYLA TAMAMLANDI

Milyonlarca yıldır Ege ve Akdeniz kıyılarında varlığını sürdüren deniz kaplumbağaları, modern kentleşmenin getirdiği yapay ışık kirliliği nedeniyle ciddi bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Sahillerdeki güçlü aydınlatmalar, ergin dişi kaplumbağaların yuva yapmasını engellerken yumurtadan çıkan yavruların yönlerini şaşırarak denize gitmek yerine karaya doğru yönelip ölmelerine yol açıyor. Bu küresel soruna somut bir çözüm üretmek amacıyla Fethiye’de başlatılan aydınlatma dönüşüm projesinde ikinci etaba başarıyla ulaşıldı.

“TÜRKİYE’DE BİR İLK”

Projenin bilimsel danışmanlığını yürüten Pamukkale Üniversitesi Deniz Kaplumbağası Uzmanı Doktor Öğretim Görevlisi Doğan Sözbilen, deniz kaplumbağalarının uzun dalga boylu ışıkları, yani kırmızı rengi algılayamadıklarını belirterek projenin detaylarını aktardı. Sözbilen, “Deniz kaplumbağalarının yuva yapması ve yuvadan çıkan yavruların denize ulaşması için karanlık bir kumsalın olması gerekiyor. Yapay ışıklandırmalar onları rahatsız ediyor ve yanlış yönlendiriyor. Dişi kaplumbağalar yuva yapamıyor, yavrular da denize gitmek yerine karaya gidiyorlar. ADM şirketiyle geliştirdiğimiz diyalog çerçevesinde geçen sene Karaot Plajı tarafında pilot çalışmaya başlamıştık. Şimdi bölgenin diğer uç tarafındaki aydınlatma lambalarını da değiştirerek ikinci etabı yaptık. Araç yolu gayet güzel aydınlatılmış durumda ama kumsal tarafı karanlık kaldı. Geniş bir alanda aydınlatma direklerinin bu şekilde değiştirilmesi Türkiye’de bir ilktir” dedi.

AZALMA YOK

Türkiye'deki 21 resmi yuvalama kumsalından biri olan Fethiye’de yuva sayılarının stabil bir seyir izlediğini ve azalma olmadığını ifade eden Sözbilen, bu dengenin korunması ve popülasyonun artması için kurumsal desteklerin hayati önem taşıdığını vurguladı.

"ÖNCÜ BİR UYGULAMA"

Açıklamalarına devam eden Sözbilen "Fethiye kumsalları, ülkemizin en önemli deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından biri ve T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından izleme koruma çalışmalarının en uzun süreyle kesintisiz sürdürüldüğü bir alan. Bununla birlikte şehir ve yuvalama kumsalının iç içe olduğu yoğun bir turizm bölgesi. Deniz kaplumbağaları, dinozorlardan daha eski canlılar olarak milyonlarca yıllık evrimsel süreç içerisinde edindikleri uyumlar yaşamlarını günümüzde de sürdürüyor. Ancak kıyı bölgelerinde artan insan baskısının yansıması yapay aydınlatmalar, özellikle parlak ışıklar hem yetişkin dişilerin yuvalama davranışlarını hem de yavruların denize yönelimlerini olumsuz etkileyebiliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, kırmızı ışığın deniz kaplumbağaları üzerinde çok daha düşük etki yarattığını ortaya koyuyor. Bu nedenle kırmızı ışık uygulamaları, dünyada yaygınlaştırılmaya çalışılan bir koruma uygulaması olarak son yıllarda ön plana çıkmaya başladı. Pilot çalışmasına 2025 yılında başlattığımız projemiz Türkiye’de öncü bir uygulama” açıklamasında bulundu.

“HAYATA DOKUNMA MİSYONU”

Aydın, Denizli ve Muğla illerinde elektrik dağıtım altyapısını yöneten ADM Elektrik’in Genel Müdürü Emrah Kalkan ise hizmet verdikleri coğrafyanın ekolojik değerlerine sahip çıkmayı bir görev bildiklerini belirtti. Kalkan, “Hizmet sağladığımız coğrafya Ege'nin en zengin kıyılarını, en değerli ekosistemini kapsıyor. Dolayısıyla hem doğal yaşama hem de tüm canlılara karşı bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Milyonlarca yıldır bu kıyılarda yuvalama yapan deniz kaplumbağaları, modern yaşam koşullarının değişmesiyle birlikte ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Bizler de sahil kıyısında bulunan sokak aydınlatmalarını kırmızı renge dönüştürdük. Böylece kırmızı ışığı algılayamayan deniz kaplumbağalarının doğal hayatlarının korunmasını, hem de aydınlatma faaliyetlerimizin kesintisiz bir şekilde devam etmesini sağlıyoruz. Bu proje, Aydem Enerji'nin 'hayata dokunmak' misyonunun çok güzel bir yansıması oldu” ifadelerini kullandı.

YAYGINLAŞTIRILMASI HEDEFLENİYOR

Projenin geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ilk etabında, sadece sokak lambalarının kırmızıya dönüştürülmesi ve bölgeye bilgilendirici tabelalar yerleştirilmesi sahildeki vatandaşlar üzerinde de ani bir farkındalık yarattı. Yetkililer, hiçbir müdahalede bulunulmamasına rağmen, kırmızı ışık dönüşümünün ardından sahilde kamp yapan tüm vatandaşların geceleri kendi kamp ışıklarını kendiliğinden kapattığını gözlemlediklerini belirtti. Projenin Fethiye genelindeki diğer tesislere de örnek olması ve yaygınlaştırılması hedefleniyor.

DENİZE YÖNELİK HAYATİ UYARILAR

Kumsallardaki aydınlatma dönüşümüyle karadaki en büyük tehditlerden biri ortadan kaldırılırken, uzmanlar deniz kaplumbağalarının geleceği için deniz içinde alınması gereken önlemlere de dikkat çekiyor. Bir yavrunun erginleşmesinin 20-25 yıl sürdüğünü ve her 1000 yavrudan sadece birinin erişkinliğe ulaşabildiğini hatırlatan Dr. Doğan Sözbilen, balıkçı ağlarına kazara yakalanmaların (hedef dışı avcılık) modifikasyonlarla önlenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yuvalama döneminde deniz kaplumbağalarının kumsallara yakın bölgelerde bulunması sebebiyle, kıyıdan 4 mil açığa kadar olan alanda sürat teknelerinin hız yapmaması, özellikle ilk 2 mil içerisinde yavaş seyredilmesi yaralanma ve ölüm vakalarını azaltmak adına hayati bir zorunluluk olarak belirtiliyor.