Çek çek karşılıksız…

Abone Ol

Son dönemde Türkiye'nin ekonomik görünümünde yaşanan dalgalanmalar ve negatif yönlü seyir, şirketlerin olağan faaliyet döngülerinde sorunlar yaşanmasına sebep olmaktadır. Temmuz ayında karşılıksız çek tutarlarında meydana gelen büyük çaplı artış, ekonomik istikrara dair soru işaretlerini de beraberinde getirmekte ve işletmelerde yaşanan nakit yönetimi zafiyetini gün yüzüne çıkarmaktadır. Karşılıksız çekler, ekonominin nabzını tutma ve finansal sağlığın bir göstergesi olarak her zaman kritik konumdadır. Karşılıksız çekler, ekonomik döngüler içerisinde sıkça görülen bir sorun olsa da, Temmuz ayında yaşanan keskin yükseliş özellikleKOBİ'ler başta olmak üzere pek çok işletmenin, gelirlerindeki dalgalanma ve finansman sorunları nedeniyle çeklerini zamanında karşılayamama riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası sisteminde yayımlanan Takasbank verilerine göre; karşılıksız çek adedi temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 116,2 oranında artarak son iki yılın en yüksek seviyesine yükselmiştir. Karşılıksız çek adedi 7 bin 9’dan 15 bin 153'e çıkarken karşılıksız çek tutarı da 2,26 milyar TL'den 5,28 milyar TL'ye yükselerek adet bazında Haziran 2021'den bu yana en yüksek seviyesini görmüştür. Toplam ibraz edilen çek adedi haziran ayında 605 bin 235 adetten temmuz ayında 1 milyon 545 bin 53 adede, tutar bazında ise haziran ayında 169,8 milyar TL'den temmuz ayında 356,2 milyar TL'ye çıkmıştır.

Türkiye ekonomisi son yıllarda hem iç hem de dış faktörlerden kaynaklanan zorluklarla mücadele etmekte olup, kur dalgalanmaları, enflasyon baskıları, finansman sürecindeki regülasyon ve kısıtlamaları ile küresel ekonomik gelişmeler gibi etkenler, işletmelerin maliyetlerini artırarak finansal sıkıntıları derinleştirmektedir. Bu durum ödeme ve tahsilat sisteminde krizlerin yaşanmasına ve karşılıksız çek vakalarının tetiklenmesine sebep olmaktadır.

Karşılıksız çek vakalarının önlenmesine yönelik olarak; başta çekin vade değil ödeme aracı vasfının gerçekten uygulamaya alınması olmak üzere işletmelerin finansal okuryazarlığını artırmak ve sağlam finansal yönetim ilkelerini benimsetmek büyük önem taşımaktadır. Özellikle enflasyon etkilerinin fazla hissedildiği dönemlerde işletmeler gelir ve giderlerini sıkı bir şekilde takip etmeli, gereksiz harcamalardan kaçınmalı ve nakit akışını sağlıklı bir şekilde yönetmelidir. Aynı zamanda, hükümetin ve finansal kurumların da KOBİ'lerin finansal yükünü hafifletici politikaları geliştirmesi gerekmektedir. Vergi avantajları, düşük faizli kredi imkanları, ve krediye erişimin kolaylaştırılması ve finansal danışmanlık gibi destekler, işletmelerin mali sıkıntılarına çözüm olacaktır.

Sonuç olarak, Türkiye'de temmuz ayında karşılıksız çek tutarlarının bir önceki aya göre iki katına çıkması, ekonominin zorlu süreçlerden geçtiğinin bir yansımasıdır. Bu durum, işletmelerin ve hükümetin finansal yönetim konusundaki çabalarını artırması gerekliliğini vurgulamaktadır. Sağlam ve sürdürülebilir finansal politikaların benimsenmesi, ekonominin istikrarını sağlamada kritik bir rol oynayacaktır.

Gelecek hafta verilerin açıklanacağı takvimden önemli olanları aşağıda paylaşıyorum.

Ekonomik veri takvimi

07 Ağustos 2023, Pazartesi Almanya Sanayi Üretimi (Aylık-Yıllık)
08 Ağustos 2023, Salı Çin Dış Ticaret Dengesi
08 Ağustos 2023, Salı Almanya TÜFE (Aylık-Yıllık)
08 Ağustos 2023, Salı ABD Dış Ticaret Dengesi
09 Ağustos 2023, Çarşamba Çin TÜFE (Aylık-Yıllık)
10 Ağustos 2023, Perşembe Türkiye Sanayi Üretimi (Aylık-Yıllık)
10 Ağustos 2023, Perşembe Türkiye İşsizlik Oranı
10 Ağustos 2023, Perşembe ABD TÜFE (Aylık-Yıllık)
11 Ağustos 2023, Cuma İngiltere Dış Ticaret Dengesi
11 Ağustos 2023, Cuma İngiltere GSYH (Aylık-Yıllık)
11 Ağustos 2023, Cuma Cari İşlemler Dengesi
11 Ağustos 2023, Cuma ABD ÜFE (Aylık-Yıllık)
11 Ağustos 2023, Cuma Almanya Kredi Notu

Ekonomi ve finans sözlüğü

Enflasyon risk primi:  Enflasyonun, beklenen enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi halinde oluşacak kaybı telafi etmek amacıyla reel faize eklenen risk primini ifade etmektedir. Diğer bir ifadeyle, nominal faiz oranı; reel faiz oranı, enflasyon beklentisi ve enflasyon risk primini içermektedir. Bu risk primi enflasyonda dalgalanmaların yaşandığı, belirsizliklerin olduğu ülkelerde söz konusu olmaktadır. (TCMB).

Maliye politikası: Hükümetlerin, istihdam, büyüme ve enflasyon gibi belirli amaçları gerçekleştirebilmek amacıyla gelir toplama, harcama yapma ve borçlanma yöntemlerini şekillendirmeleridir (TCMB).