Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ İzmir’in gözde turistik ilçesi Çeşme’de yer alan Çeşme Kalesi, hem tarih hem de kültür meraklılarının ilgisini çeken nadir yapılardan biri. Sultan II. Beyazıt döneminde, 1508 yılında Aydın Valisi Mir Haydar tarafından Mimar Ahmet oğlu Mehmet’e yaptırılan kale, Osmanlı ve Ceneviz mimarisinin izlerini bir arada taşıyor. Kesme taştan inşa edilen dört burçlu kale, ilk yapıldığında deniz kıyısında bulunurken, zamanla denizin doldurulması nedeniyle denizden kısmen uzaklaşmış durumda.
DENİS SAVAŞLARINA TANIKLIK ETMİŞ TARİHİ KALE
17. yüzyılda gerçekleşen Çeşme Deniz Savaşı sırasında tahrip edilen kale, 18. yüzyılda restore edilerek tekrar kullanılabilir hâle getirilmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ayrıntılı olarak anlattığı kale, dönemin savunma stratejilerini yansıtan yapısıyla dikkat çekiyor. Kalenin üç tarafında derin hendekler bulunurken, batı tarafındaki kayalıklar denizin dalgalarıyla doğal bir savunma sağlıyor. İç kaleye çift kapı sistemi ile giriliyor ve kapılar Sultan Beyazıt Velinin camisine kadar uzanan bir koruma hattı oluşturuyor.
1965 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müze olarak ziyarete açılan Çeşme Kalesi, Türkiye’nin ikinci sualtı müzesi unvanına sahip. Müze ilk etapta Topkapı Sarayı’ndan getirilen silahlarla silah müzesi olarak düzenlenmiş, daha sonra Ildırı (Erythrai) Antik Kenti kazılarından elde edilen buluntular sergilenmeye başlanmış. Burada mermer ve taş heykeller, pişmiş toprak figürinler, amphoralar, sikkeler ve Osmanlı dönemine ait kitabeler gibi eserler görülebiliyor. Umur Bey Kulesi alt katı ise 1770 Çeşme Osmanlı-Rus Deniz Savaşı’na adanmış sergi salonu olarak ziyaretçilerini karşılıyor.
KÜLTÜREL ETKİNLİKLER
Çeşme Kalesi yalnızca tarihî bir müze değil, aynı zamanda kültürel etkinliklerin de merkezi. Her yıl düzenlenen Uluslararası Çeşme Müzik Yarışması kalede gerçekleştiriliyor ve ziyaretçilere eşsiz bir tarihî atmosferde kültürel deneyim sunuyor. UNESCO tarafından 2020’de Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan kale, Çeşme’nin simgesi hâline gelmiş durumda.
Çeşme Kalesi, hem Osmanlı hem de Ceneviz dönemlerinden izler taşıması, deniz ticaretine sağladığı güvenlik ve çevresindeki doğal limanıyla tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olmuş. Günümüzde restore edilmiş yapısıyla ziyaretçilere hem tarihin hem de Akdeniz ve Ege’nin büyüleyici manzaralarının keyfini çıkarma fırsatı sunuyor.