Çevre ve iklim Skoop’a emanet

Abone Ol

Çevre ve iklim konularında çalışan Skoop İzmir Sosyal Kooperatifi, atık yönetimi projelerinden farkındalık yaratmak amacıyla tüm malzemeleri geri dönüşüme uygun çantalar ve ev dekorasyon ürünlerinden oluşan harika bir pop-up etkinliği düzenledi. 


Izmir Ticaret Borsası ve Borsav’ın sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte Skoop Başkanı Işıl Nişli; etkinliğin fon yaratma projesi olmanın ötesinde esas amacın çevreye duyarlılığa dikkat çekmek, tamamen doğal malzemeler ile kullanışlı ve şık ürünlerin de  mümkün olduğunu vurgulamak istediklerini söyledi.


 
Etkinlikte yerel coğrafyanın ürünlerinden hazırlanan sağlıklı ikramlar vardı. Nişli, etkinlikten elde edilen gelir inovatif tarım yöntemlerinin sergileneceği  Skoop Parkı yapımında kullanılacağını söyledi.

İzmir Ticaret Borsası, Borsav, Nak Kargo ve Gastronomi Alaçatı Deneyim Noktası ile Grace Flowers Aysem Temizel’e organizasyon konusunda destek oldular. Ayrıca Ege Orman Vakfı’na yine fidan bağışları yapıldı. Ben de buradan Sevgili Işıl Nişli ve destekçilerini kutlarım. 

Kaybolan lezzet ‘Kopanisti’ artık sofralarımızda olacak

Geçtiğimiz gün ‘Gastronomi Alaçatı Deneyim Noktası‘ nda katıldığım peynir ve bağ ürünleri eşleşme etkinliğinde servis edilen peynirler listesinde Kopanisti peynirini görünce inanılmaz heyecanlandım. Kopanisti bir mübadil çocuğu olan annemin bizlere çocukluğumuzdan beri yaz aylarında kızarmış ekmek üzerine sürerek Çeşme kavunu ile eşleştirdiği bir kahvaltı menüsüydü. Eskiden Ilıca’da tarihi Karabina Oteli’nin altında yapılıp satılıyordu, sonradan kayboldu gitti. Bizler de aslında Yunanistan ‘dan mübadele ile bize gelen bir lezzet olduğu için bu sefer Sakız adasından almaya başladık. 

Karaburun Belediyesi’nin Mimas Bel şirketi tarafından kendi mandıralarında üretilen bu nadide peyniri bilen bilmeyen www.mimasbel.com.tr adresinden satın alabilir.

Kopanisti nasıl yenmeli diye soranlara hemen söyleyeyim; çıtır ekmeğe sürüldükten sonra yanına bir dilim kavun alın ve içecek olarak ne arzu ederseniz onu seçin. Müthiş bir başlangıç menüsü ama bana göre Çeşme Karabokunya İnciri ve Çeşme Kavunu ile yenebilecek en güzel peynirdir…

Ege Telgraf 64 yaşında 

İzmir’in en köklü yayın organı 64. yıldönümünü görkemli bir davet ile kutlayacak. 10 Ağustos 1960 günü yayın hayatına başlayan Ege Telgraf Gazetesi 63 yılı geride bırakmaya hazırlanıyor. Benim de yazar kadrosunda olmaktan dolayı gurur duyduğum Ege Telgraf gazetesinin hikayesi ise şöyle:

1959 yılında Demokrat Ege Gazetesi ismiyle İzmirlilerle tanışan gazete, 10 Ağustos 1960 yılında Nedim Çapman, Gürbüz Kipkurt ve Süha Tekil öncülüğünde adını Ege Telgraf olarak değiştirdi. Ege Telgraf Gazetesi, 48 yıl süreyle akşam baskısıyla okurlarıyla buluşarak İzmirliler’e en sıcak haberlerle ulaştı. İnternet haberciliğinin henüz yeni yeni geliştiği 2000'li yılların öncesinde, akşam gazeteciliği ile çok önemli bir misyonu üstlenen gazete, güne dair en çarpıcı haberleri ve son dakika gelişmeleri akşamları okurlarıyla buluşturdu. Dile kolay 48 yıl boyunca İzmirliler, mesai bitiminde Konak Meydanı'nda, Çankaya'da, Alsancak'ta bir Ege Telgraf Gazetesi seyyar bayisiyle buluştu ve gazetesini aldı. Eski Türk filmlerinde sıklıkla rastlanan, haberin gazetelerde çıktığını anlamamızı sağlayan nidaydı “Yazıyor yazıyor...” Genellikle kollarının altlarına sıkıştırdıkları gazeteleri satan seyyar bayiler, İzmirlilere kente yön veren haberleri, en vahim gelişmeleri, cinayetleri Ege Telgraf Gazetesi aracılığı ili böyle duyurdu; “Yazıyor yazıyor!..”
Konak Meydanı'ndaki üst geçidin altında, vapur iskelesinin dibinde ve hatta vapurların içinde bir dönem hep bu ses yankılandı; “Yazıyor yazıyor!..”
Hükümet değişti, Özal vefat etti, Körfez Savaşı patlak verdi, deprem oldu, askeri darbe yaşandı... Ve daha nice haberi, İzmirliler seyyar gazete bayilerinin dilinden hep bu sözlerle duydu;
“Yazıyor yazıyor!.. Ege Telgraf, hükümetin devrildiğini yazıyor!”
Her şeyde olduğu gibi o köprünün altından çok sular aktı. Teknolojik gelişim, 2000'li yılların hemen başında cep telefonları ve internet ile hayatı ele geçirmeye başladığında Ege Telgraf için de değişimin adı konuşulmaya başlamıştı. Akşam gazeteciliği için çok direndi Ege Telgraf. Sabretti, haberden habere koştu, girilmeyecek yerlere girdi, yılmadı, kalemini de onurunu da satmadı. Ama yıl 2008'in Aralık ayını gösterdiğinde değişim artık kaçınılmazdı. Sabah gazetesi olarak yayın hayatını sürdürme kararı alan gazete, uzun yıllar süren akşam gazetesi geleneğinin de son temsilcisi oldu. Bugün basılı yayının yanı sıra ‘www.egetelgraf.com’ web sitesi üzerinden kentin en sıcak haberlerini ve son dakika gelişmelerini okurlarıyla buluşturuyor. Meslek liselerinin ilgili bölümlerinde gazeteciliği sevdirmek ve yaşatmak adına çok önemli yarışmaların altına imza atan gazete, pek çok öğrencinin de geleceğine şekil vermesine yardımcı oldu. İlk basıldığı günden bu yana gazeteciler için bir okul olan Ege Telgraf böylelikle lise çağındaki çocukların meslek seçimlerine de yön verdi.
İzmir’in duayen gazetecilerinden merhum Sezer Doğan’ın uzun yıllar büyük fedakarlıklar göstererek ayakta tuttuğu gazetenin tarafsız yayın politikasını her türlü zorluğa rağmen sürdüren gazete, İzmirli gazeteciler için sıcak bir yuva, kentli için ise doğru haber kaynağı oldu. Daha nice nice yıllara…