Çevreyi korumak-8

Abone Ol

9-10 Eylül 2023 tarihlerinde Hindistan’ın başkenti Delhi, 18.ci kez G-20 zirvesine ev sahipliği yaptı. Bu oturumun mottosu, “Tek Dünya-Tek Aile-Tek Gelecek” oldu. O kadar anlamlıydı ki. Evet çevreyi korumak, yaşamı korumak, hayatın devamlılığı ve geleceği korumak, biricik dünyamızda bir arada yaşamayı öğrenmek demekti. 
Bir yanda savaşların devam ettiği, diğer yanda kirliliğin, diğer yanda küresel ısınmanın iklimleri alt üst ettiği dünyada, ne kadar dokunaklı bir slogandı. “One Earth, one family, one future.” 
Yine Eylül ayının bu toplantısını takip eden günlerde ilk önce Yunanistan’ı sel felaketi yuttu. Metrekareye 2 ton su indiren yağış nedeniyle evler, mahalleler suların altında kaldı. Onlarca insan öldü. Ardından Kuzey Afrika kıyılarında, Fas, Marakeş ve Libya sahillerini Kasırga vurdu. On binlerce insan öldü, binlercesi evsiz kaldı. Ekim 2023 ile beraber yepyeni bir kasırga, fırtına ve sel mevsimine girdiğimiz, bu tarz göksel felaketlerin 2024 boyunca devam edeceği öngörülüyor. 
Diğer yanda G20 zirvesine katılmaya bile gerek görmeyen Çin hükümeti ile savaşı gün geçtikçe şiddetlenen Rusya’nın Asya haritasındaki gerilimi, Orta Doğu’nun kargaşası tırmanıyor. Avrupa enerji ve tahıl koridorundaki aksaklıklar ve iç karışıklar ile çalkalanırken, Amerika çözümsüzlüğü hatta umutsuzluğu dayatan adayları ile yeni bir seçime doğru ilerliyor. Ne sosyolojik açıdan ne de iklimsel veriler bakımından, sular daha fazla köpürmeden durulacak gibi görünmüyor. 
Coğrafyaların haritaların, belki de sınırların değişeceği, yeni düzenlerin yeni sistemlerin kurulacağı yeni bir çağa doğru hızla ilerlediğimiz şüphesiz ortada. Çevreyi korumak, her birimizin, birlikte, bütün olarak karar vereceğimiz, bireysel olarak çok şey yapabileceğimiz fakat yalnız başımıza hiçbir değişim yaratamayacağımız bir denklem. 
Evet her birimiz, kirlettiğimiz, harcadığımız suya dikkat ederek, daha az tüketerek, daha tasarruflu olarak, daha çok ağaç dikerek, konforumuzdan feragat ederek çok büyük işler başarmış olabiliriz. Ancak ve kata bunu her birimiz yapmaya başladığımız gün evrenimizin geleceğini olumlu anlamda düzeltmiş, kendimize ve geleceğimize umut vermiş olabiliriz.