CHP Sırat Köprüsü'nde

Abone Ol

Türkiye gerçekten zor günlerden geçiyor. Merkezinde CHP bulunan siyaset arenası darma dağın. Hakikaten izler birbirine karışmış görünüyor.
Önce bir durum tespiti yapalım. CHP'nin bugün içinde yaşadığı olaylar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesi ile başladı. Diploma krizi ve arkasından itirafçıların itirafları ile Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alıp tutuklanması ve halen Marmara yani Silivri Cezaevi’nde bulunması. Sürecin bir müddet daha böyle gideceği belli oluyor.
Ancak CHP'nin içinde yaşadığı olaylar bununla kalsa iyi. Koltuğunu son kurultayda Özgür Özel’e kaptıran Kemal Kılıçdaroğlu'nun alttan alta yeniden liderliğe oynaması CHP'de bütün dengeleri bozmuş görünüyor. Kurultayda delegelerin satın alındığı yolundaki iddialar ise işin tuzu biberi oldu. Yapılan itirazlar üzerine hukuk duruma el koydu ve olay mahkemeye yansıdı. Şimdi ayın 15'inde mahkemenin vereceği nihai karar bekleniyor. “Mutlak butlan” yani kurultayın yok hükmünde sayılması söz konusu. Bu durumda ne olacak. Özel’in koltuğuna Kemal Kılıçdaroğlu mu oturacak? Yeni bir kurultaya mı gidilecek? Yoksa CHP Özel’le devam mı edecek?
Bu arada İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanması ortalığı hareketlendirdi. Gelişmeler dikkatle izleniyor. Bu kayyumun CHP’in eski Genel Sekreteri olan Gürsel Tekin’in olması ise bir başka muamma. Kayyum atanması bir yana Tekin, Kılıçdaroğlu ekibinden olduğu için tepki çekiyor.
Öte yandan durum İzmir'de hiç iç açıcı değil. Ana muhalefet partisi “Kale”m dediği İzmir’de derin bir sessizliği yaşıyor. İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer'in cezaevinde bulunmaları CHP'yi İzmir'de “başsız” bırakmış durumda. CHP'nin İzmir'deki duayen isimleri manzarayı sadece uzaktan seyretmiş görünüyor. İsim zikretmek istemiyorum ama maalesef bunlar arasında eski il başkanları, büyükşehir belediye başkanları var. Herkes onları biliyor.
Halbuki ben onlardan bir hareket bekleyip il başkanlığına işi bilen, ehliyetli ve iradesi güçlü tecrübesi olan bir ismin geçmesini ummuştum. Ancak durum öyle olmadı. Şimdi cezaevindeki iki önemli ismin yargılanması ve bu yargılamanın alacağı sonuçlar merakla bekleniyor.
CHP, İzmir'de maalesef Büyükşehir Belediyesi ve il örgütü ile arasında gereken sıcaklık kurulamaması yüzünden ikilem içinde. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay, susuzluk, çöp ve Körfez gibi sorunlarla uğraşırken, yanında örgütünü bulamaması yüzünden yalnız kalmış durumda. Tugay'ın da en büyük handikapı da CHP'nin ileri gelenlerinin onun yanında da boy göstermemeleri. Her ne kadar “ben bu işlerin üstesinden geliyorum” dese de yalnızlık kendisini bazı kararlar almada zayıf bırakıyor.
Bu arada ilçe başkanları ilçe belediye başkanları da bir başka savrulmayı yaşıyorlar. İlk defa seçilen bu genç başkanlar hizmetle mi uğraşacaklar siyasetle mi, bir türlü karar vermiş değiller. Ankara ve İstanbul'dan gelen haberler onları da derinden etkiliyor. Hatta kendi örgütlerinde kıpırdamalar, işçi hareketleri iş barışını bozarken hizmette de geri kalıyorlar. Bu durum da son yerel seçimlerde birinci parti olduğunu ileri süren CHP'nin işini giderek güçleştiriyor. Ana muhalefet partisinin gerek Ankara ve İstanbul'da ve gerekse iktidar olduğu büyükşehir ve illerde bir an önce toparlanması ve kendine çeki düzen vermesi gerekiyor Yoksa önümüzdeki yerel seçimler CHP için bir hezimet olabilir.
Ancak şu var ki, Türk siyasetinde iktidar-muhalefet arasında yaşanabilecek durumların Türk halkının kararını etkileyebileceği de asla unutulmamalı.
***
İzmir’de yaşanan polis merkezine saldırıda 2 polisimiz şehit oldu. Yaralılar var. Saldırgan yaşı küçük de olsa, insan hayatına kasteden bu saldırıyı lanetliyorum. Şehit polislerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve polis teşkilatımıza başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar…