Son yıllarda avokado, hem mutfaklarda hem de çocuk beslenmesinde sıkça karşımıza çıkıyor. Kimi anne babalar “Acaba ağır mı gelir?”, “Yağlı bir meyve, çocuğum için uygun mu?” diye tereddüt ederken, kimileri de avokadoyu günlük beslenmenin doğal bir parçası hâline getirmiş durumda. Aslında avokado, doğru miktarda ve doğru zamanlamayla verildiğinde çocuk gelişimine önemli katkılar sunan değerli bir besin. Beyin gelişiminin en hızlı olduğu erken çocukluk döneminde, bu yağlar adeta bir yakıt görevi görür. Çocukların dikkat süresinden hafıza gelişimine kadar birçok alanda dolaylı fayda sağlar. Ayrıca avokadonun lif oranı yüksek olduğundan sindirimi destekler, kabızlık yaşayan çocuklar için doğal bir yardımcı olur. Vitamin ve mineral yönünden de oldukça zengindir. İçerdiği potasyum, folat, E ve C vitamini, büyüme çağındaki çocukların bağışıklığını ve doku gelişimini destekler. Üstelik avokadonun tadı baskın olmadığı için pek çok çocuğun damak zevkine uyum sağlar. Bu da onu “seçici” çocuklar için bile kolay tüketilebilir bir alternatif hâline getirir. Yağ oranı sağlıklı olsa da aşırı tüketim gereksiz kalori alımına yol açabilir. Bu nedenle haftada birkaç kez, bir-iki yemek kaşığını geçmeyecek şekilde sunmak yeterlidir. Püre hâlinde, yumurtanın yanında, yoğurta karıştırılarak ya da ekmeğe sürülerek rahatlıkla verilebilir. Ben oğluma 1 yaşından itibaren, 1 muz 2 haşlanmış yumurta ve yarım avokadoyu ezerek haftada 3-4 gün kahvaltılarda veriyorum. Adına da kaşık kahvaltı diyoruz:) Size fikir, miniklerede afiyet olsun.