Çocuklarda dil eğitimi: Erken mi, doğru mu?

Abone Ol

Son yıllarda anne babaların dilinden düşmeyen bir konu var: “Çocuk İngilizce öğrensin ama kaç yaşında?” Kimi daha bebekken çizgi film açıyor, kimi ilkokulu bekliyor. İşin doğrusu şu: Dil öğrenmek yaş meselesinden çok, yöntem meselesi. Çocuk dili ders gibi değil, oyun gibi öğrenir. Nasıl konuşmayı “öğretilerek” değil de duyarak ve taklit ederek öğrendiyse, yabancı dili de öyle öğrenir. Evde sürekli “Hadi İngilizce konuş” demek, çocuğu öğretmez; gerer. Ama birlikte şarkı dinlemek, kısa videolar izlemek, oyun oynarken birkaç kelime kullanmak… İşte bu işe yarar. Bir de şu var: Çocuk daha ana dilini tam oturtmadan, üstüne yük bindirmek faydadan çok zarar getirir. Ana dili sağlam olmayan çocuk, yabancı dili de ezberler; içselleştiremez. Uzmanlar diyor ki; 3-6 yaşarası kulak aşinalığı için ideal. Ama baskı yok, sınav yok, ezber hiç yok. Oyun, şarkı, hikâye var. İlkokul çağına gelince iş biraz değişiyor. Bu yaşta çocuk artık “neden” öğreniyor. Kısa dersler, bol tekrar ve günlük hayata dokunan kelimeler çok daha kalıcı oluyor. En önemli mesele şu: Çocuk dili öğrenirken korkmamalı, yanlış yapmaktan çekinmemeli. “Yanlış söyledin” demek yerine “Bak şöyle de deniyor” demek yeterli. Ve en önemli nokta:Anne baba dil bilmiyorsa da sorun değil. Çocuğun öğretmeni ebeveyn değil, ortamdır. Evde merak, cesaret ve destek varsa, gerisi gelir. Unutmayalım dil bir yarış değil, bir yolculuk. Erken başlayan değil, keyifle devam eden kazanır