in ,

‘Çocuklarımız değil sistem sınıfta kaldı’

Okulların kademeli açılacağı 12 Ekim öncesinde tedirgin bir bekleyiş başladı. Sendikacılar sorumluluğun veliye atıldığı ve sistemin sınıfta kaldığı görüşünde

cocuklarimiz-degil-sistem-sinifta-kaldi

Okullarla ilgili süreci ve son gelişmeleri Ege Telgraf’a aktaran Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube Başkanı Şuayip Vayiç, “Pazartesi günü ilkokullar, orta eğitim ve liselerde kalan bölümler de açılıyor. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı burada tercihi öğrenci velilerine bırakıyor. Veliler isterlerse çocuklarını okula göndermeyecek. Devamsızlıklar dikkate alınmayacak. Bu tamamen sorumluluğu veliye atmaktır. Bakanlık sorumluluk almıyor, her şeyi velilere bırakıyor. Kesinlikle çocuklarınızı okullarına gönderin, biz her türlü tedbiri aldık diyemiyorlar. Bu durum bir nevi Milli Eğitim Bakanlığı’nın bugüne kadar bu süreci idare edemediğinin de göstergesidir. Bu aslında itiraftır. Uzaktan eğitimi beceremedikleri ve tedbirlerin de alınamadığını görüyoruz. Uzaktan eğitim için altyapı güçlendirildi, araç gereç sağlandı, kampanyalar yapıldı dendi fakat yaşadıklarımız bunun altından kalkılamadığını gösteriyor. Uzaktan eğitimi başaramadılar, pandemiye karşı da hazır değiller” dedi.

‘UZAKTAN DEVAM’

‘İsteyen öğrenci uzaktan eğitime devam edecek. Şu anda Türkiye genelinde halen üç öğrenciden bir tanesi uzaktan eğitimden faydalanamıyor’ tespitinde bulunan Vayiç, “Yani 3 öğrencinin birinde bilgisayar ya da internet erişimi yok. 18 milyon öğrencinin 6 milyonu bu sebeple eğitim alamıyor. Hatta bu yokluk nedeniyle şirketlerden, belediyelerden ve iş adamlarından medet umulmuş ve bilgisayar dağıtımıyla internet erişimini bakanlık harici başka kurumların üstlenmesi beklenmektedir. Belediyeler dahi bugün bu yükün altından kalkamadı. Aldığımız bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi 20 bin tablet dağıtacakken bu rakamı üç bine düşürmüş. Okulların zaten hazır olmadığını kurum idarecileri bile söylemektedir. Okullar hazır değilken öğrencileri nasıl derse getireceksiniz? 3-4 litre çamaşır suyu, dezenfektan ile ve haftada 5 maskeyle mi tedbir alınıyor?” diye sordu.

‘TEDİRGİNLİK HAKİM’

Vayiç, süreçte yaşanan belirsizlikten ötürü Pazartesi gününü tedirgin bir şekilde beklediklerini vurguladı ve şunları söyledi: “Velilerin aklındaki ilk soru çocuğumu okula göndereyim, göndermeyeyim mi?” Açıkçası ben bile bir öğretmen olarak çocuğumu okula göndermeyi düşünmüyorum. Çünkü o güveni bize vermediler. Aileler böyle bir riski nasıl göze alacak? Çocuklar ya taşıyıcı olur da virüsü evere getirirse ne olacak? Böyle önemli tehdit varken, hiçbir tedbir almadan, önlemler yerine getirilmeden okullar açılabilir mi? Hadi okulları açıyoruz dediler, peki gerisi ne olacak? Bugün yurt dışında örnekleri var, İngiltere’de velilere çocukları okula göndereceksiniz, göndermediğiniz her gün ceza ödeyeceksiniz dedi. Çünkü önlemleri aldılar, kendilerine güveniyorlar ve eğitime başladılar. Eğer bizde bakanlık kendisine güvenseydi, okulları açıyoruz, devam zorunluluğu var herkes de ders başı yapacak derdi. Lakin diyemediler. Bu karmaşada ne öğretmenler, ne öğrenciler, ne okul personelleri, kimse okulların bahçesinden içeri girdiğinde kendisini güvende hissetmeyecek. Belki de Pazartesi günü bizleri bekleyen en büyük zorluk bu olacak” şeklinde konuştu. Sendikacı Vayiç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün ne öğrencilerin, ne de öğretmenlerin güvenliği yoktur. Ayrıca salgında çocuklar taşıyıcı olduklarından ötürü tüm veliler de risk altındadır. İşimiz bundan sonra şansa kalmış durumda. Her şey bir yana, bu sene eğitim kalitesi açısından ortaya nasıl bir tablo çıkacak, belli değil. Eğer biz bilseydik ne önlemler alındı, ne gibi şartlarda eğitim olacak, buna göre rahat ederdik. Ancak ne yazık ki geçtiğimiz Mart ayından bu yana taleplerimizi, önerilerimizi, tavsiyelerimizi, sorunları dile getirmemize rağmen hiçbir yanıt alamadık. Yüz yüze eğitim için gerekli şartlar sağlanmış durumda değil. Bakanlık eğitimle ilgili bir karar alırken ne bizleri, ne de eğitim bilimcileri dikkate almadı. Bugün Milli Eğitim Bakanı dahil Pazartesi’den itibaren nasıl bir süreç yaşayacağımızı bilmiyor. Ne yazık ki kriz yönetiminde sınıfta kaldılar. İnsanlar bu çıkmazdan ve bilinmezlikten ötürü yılmış durumda ve kimse gelecek günlerde ne olacağını bilmiyor. Okullar açılmadan önce sorunlar çözülmeli, bu soru işaretleri ortadan kaldırılmalıdır.”

Erman Şentürk / Özel Haber

‘Kınık kazanacak dedik, şimdi Kınık kazanıyor!’

‘Enflasyonu da tarım gibi ithal eder olduk!’