Çocukların gözündeki ışık

Abone Ol

Her yıl takvimler 23 Nisan’ı gösterdiğinde, sokaklara, okullara, evlere başka bir hava gelir.

Bu sadece bir bayram değil; çocukların kalbinin biraz daha hızlı attığı, gözlerinin biraz daha parladığı bir gündür. Biz büyükler için sıradan gibi görünen hazırlıklar, çocuklar için koca bir dünyanın kapısını aralar. Günler öncesinden başlar o tatlı telaş… Şiirler ezberlenir, gösteriler hazırlanır, kıyafetler seçilir.

Ama asıl hazırlık, çocukların iç dünyasında olur. Çünkü onlar için 23 Nisan, “ben de varım” demenin en güzel yoludur. Sahneye çıktıklarında sadece bir gösteri yapmazlar; kendilerini ifade ederler, özgüven kazanırlar, alkışın ne demek olduğunu öğrenirler. Bir de o sabahın heyecanı vardır… Erken kalkılır, belki normalde söylenerek yapılan şeyler o gün şikayetsiz yapılır. Aynada kendine bakan bir çocuk, aslında sadece kıyafetini değil, o günkü hayalini de düzeltir. Çünkü o gün, onun günüdür. 23 Nisan’ın en güzel yanı, çocukların dünyasına biraz daha yaklaşmamıza vesile olmasıdır. Onların ne kadar saf, ne kadar içten sevinebildiğini hatırlarız. Küçük bir bayrak, bir şarkı ya da sahnede söylenen birkaç cümle… Onlar için kocaman anlamlar taşır. Belki de biz büyüklerin unuttuğu şey tam olarak budur: Küçük şeylerle mutlu olabilmek. Çocuklar bize her 23 Nisan’da bunu yeniden öğretir. O yüzden bu bayramda sadece izleyen olmayalım. Biraz durup çocukların gözlerinin içine bakalım. O heyecanı, o saf mutluluğu hissedelim. Çünkü yarının büyükleri olan o çocuklar, bugün yaşadıkları bu güzel duygularla büyüyor. Ve unutmayalım… Bir çocuğun yüzündeki gülümseme, bir ülkenin en güzel bayramıdır.