Çok çalışmak mı meydan okumak mı?

Bilindiği gibi iç siyasette seçim yaklaşıyor inşallah güle oynaya geçecek. Biz bu süre içinde uyarı görevi yapmalıyız...

Abone Ol
Bilindiği gibi iç siyasette seçim yaklaşıyor inşallah güle oynaya geçecek. Biz bu süre içinde uyarı görevi yapmalıyız. İç siyasete dönük söylemler uluslar arası siyaseti kırıp dökmemeli. Tahrikte etmemeli nihayeti bütün dünya insanlar tarafından yönetiliyor. İnsanların duyguları, duyguları zaaflı olanları da vardır. Kıskançlık, yarışma, korku, sevgi, gösteriş, intikam, ödetme, yardım, dostluk gibi say sayabildiğin kadar. Dış mihraklar. Deyimin tam anlamı kötülükçü olmak özellikle ülkemize karşı. O halde Atatürk takıntısı niye. Uluslararası suçlamalar da haklı olmak doğru hatta kesin de Atatürk’ü sevmeyi suçlamak anlaşılır gibi değil. Sanki içte ve dışta yalnız kurt oynamayı iş edinmiş gibiyiz. Bu önemli bir sorun insan birden yalnız kaldığını görebilir. Bu yazıyı yazarken içim sızladı kendini önemli zanneden bir sürü okumuş insanın bomboş, bilgisiz, olduklarını gördüğüm İçin. ÜRETMEYEN BÜROKRASİ Ehil olmayan ancak rahat bir ülkede rahat yaşamanın keyfini çıkaran ve üretmeyen bir bürokrasi. Cumhurbaşkanı’na doğru bilgi iletemeyen bürokrasi. İnsanların netice alamayacağını bilerek şikayetten ihbardan vazgeçtiği için cüreti artan bürokrasi. Sadece kendisi, efradı, şöhreti, güç gösterisi için iktidarı kullanan bürokrasi. F-35 ve F-16 konusunda ABD’nin dostluğu, Moskova dostluğu farklı mı? Yunanistan ha bire silahlanıyor, Suudilerin veliaht prensi ülkende suç işliyor, güvenilir değil, İran rakip olduğunu her fırsatta ima ediyor, Suriye sessiz tehlike, Irak dahil bunların hepsi dış mihrak. Fransa, Almanya, İngiltere dahil. Maalesef bu mihraklar yeni değil yüz yıllarca mevcutlar. Peki durmadan ülkedeki bürokratlar akademisyenler kime dayanarak meydan okuyor sizce. Sadece Mehmetçiğe dayanarak. Hani Mehmed’in silahı daha iki gün evvel mucidi olduğu söylenen İHA’ların yüzlercesini İran deniz kuvvetlerine yüklemedi mi? Bu konuyu gündeme getiren sebep Suriye, PKK/YPG birlikteliği Ruslar’ın Fırat’ın üzerinde dolaşıyor olması. Gelelim son yapılacağı söylenen harekata. Bu harekat ülkede birliği beraberliği yoğunlaştırabilecek bir harekattı. Ancak harekata Moskova, İran, AB’nin olumlu bakmadığı söyleniyor. Hazin bir durum. Sadece bu olumsuzluklar değil. Dolar, enflasyon, altın, tarım dahil üretim darlığı yani ekonomi çok zorluyor. Rusya Ukrayna’ya yapacağı harekat için ekonomisini ne kadar güçlendirdi biliniyor. Örnek almak gerekir. Bunlar yetmedi Cübbeli Ahmet hocanın ikinci kez gündeme getirdiği silahlı selefi tehlikesi. Doğduğum günden bu yana cemaat ve tarikatların aralarında bitmez tükenmez dini çekişmeler ayrılıklar, rekabetler hep vardı. Son 15 yıldaki kadar cemaat ve tarikat rekabeti yükselmemişti. Şimdi bu ahval ve şerait içinde durmadan ülke gezmek, çok konuşmak asarız keseriz demek fayda temin etmiyor. DEVLETİN ISLAHI Hızla içe dönüp öncelikle devletin ıslahatı gerekiyor. Ekonomiyi hızla derleyip toparlamak imalat üretimini hızlandırılmak, gerekiyor. Kuruluşu yıllara dayanan kurumların gelişmeleri ile orantılı bir üretimi için methiyeler düzmek ilk biz yaptık demek güzel amma faidesi yok. Tarım organizasyonunu hemen gün geçirmeden yapmak gerek. Türkiye’ye bir atışla köprüleri barajları yıkarız kimse diyememelidir. Sosyal medya ve sosyal medyadaki partili taraftarlar keskin bir siyasi mücadelede yer almakla ülkeye zarar vermemeli.Bu konuyu geç ya diyenler olursa yolun açık olsun demekten başka çare kalmaz. Herkesin eline ağzına hakim olma zamanı. Dış mihrak lafını sağır sultan dahi biliyor. Atatürk çok vahim ortamda bir devlet yarattı kendine ileri geri konuşan hadsizlere yaşama hakkı verdi. Hiç bir hakaret unutulmuyor fakat bu yüce millet af ediyor. Şayet bütün her şeye rağmen ayrıştırıcı ifadelere devam edenler olursa bir gün kardeşi dahi yanında olmayabilir. Palavraya gerek yok çalışma kendine gelme zamanı hem de acilen.