Çukurova’da edebiyata ‘seviyle’ bakış

Türk edebiyatında daima yer etmiş Adana’da yeni bir dergi yeni bir ses iddiasıyla okurla buluştu. Akademi dünyasıyla gençleri yan yana getiren Sevi.der/gi ilk sayısıyla sahnede

Abone Ol

18’inci Çukurova Kitap Fuarı’nda Sanatevi Derneği’nin standındayız. Derneğin ilk sayısını yayınladığı Sevi.der/gi hemen dikkatimi çekiyor. Yıllar öncesinden tanıdığım ustalar, araştırmacılar bir arada. Ecdat Güvel künyede imtiyaz sahibi olarak görünüyor ama sanat kolektivizmi dergide kendini hemen belli ediyor. Künyede adı yazılı üç yayın kurulu üyesi ile sohbet ediyoruz. Ecdat Güvel, Aysel Yenidoğanay ve Yaşar Erkmen’den dergiye dair bilgiler alıyorum. Bir yayın çıkarmanın epeyce güç olduğu bir ortamda bunu nasıl başardıklarını merak ediyorum. Tabii ki gençlere alan açıyor olmaları ayrıca önemli. Yayın kurulu üyeleri heyecanı emeği paylaşıyor. Sözü onlara bırakıyorum…

Mazlum Vesek: Derginizin olumlu ve zengin çağrışımlar yapan bir adı var. Türkçe hassasiyetini hemen akla getiriyor. Derginin adı hakkında bize neler söylemek istersiniz? Bu tercih nasıl oluştu?

Ecdat Güvel: Sevi.der, Adana Sanatevi Derneği’nin kısaltmasıdır. Biz ona “-gi” ekini getirdik. Dergimizin “Başlarken” yazısında paylaştığımız şu cümleleri sizin aracılığınızla aktarmak isteriz: “Sevi, aşk demekmiş. Bu dergi sevi (aşk) der’lerin, aşk söyleyenlerin, aşk diyenlerin dergisiymiş. Bu dergi sevi (aşk) derleyen (toplayan) ve deste deste sunanların da dergisiymiş.”

BİR HAYALİ GERÇEKLEŞTİRME

Mazlum Vesek: Yayın çıkarma, bir araya gelmenin de mutlak olduğu bir alan. Özellikle yayın kurulunda Adana'nın edebiyat ve genel olarak düşünce hayatından bilinen kişiler var. Bu buluşma nasıl gerçekleşti ve karar alma süreçlerine katkısı nedir?

Ecdat Güvel: Adanalı edebiyat ve düşün insanları ile Adana Sanatevi etkinlikleri içinde buluştuk. Derneğimizde koro çalışmaları, resim çalışmaları, boyama, resim ve fotoğraf sergileri gibi etkinlikler yapılmaktadır. Bütün bu sanatsal etkinliklerin yanı sıra bir de kitap okuma ve değerlendirme grubumuz vardır. Bu tür sanatsal faaliyetler sırasında, “Neden bir edebiyat dergisi çıkarmayalım?” düşüncesi ortaya atıldı. Bu hayali gerçekleştirme arayışına girdik ve ilk sayımızı çıkardık.

Mazlum Vesek: İşin ekonomik yanını sormadan edemeyeceğim. Zor bir dönemde ve koşullarda bu yayın çıkıyor. Uzun ömürlü olması için neler yapmalı sizce?

Ecdat Güvel: Şimdilik kendi yağımızla kavruluyoruz. Bir sponsor bulursak çok daha iyi şeyler yapılacağına inanıyoruz.

GENÇLERİN HEYECANI

Mazlum Vesek: Derginizin en önemli yanlarından biri de "genç kalemler"e yer veriyor olması. Tabii bunların editörlük süreci ve seçilmesi var. Biraz bu çalışmadan söz eder misiniz?

Aysel Yenidoğanay: Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Derginin yayın kurulunda yazar, şair, eleştirmen, eğitimci, gazeteci olmak üzere on iki kişiyiz. Bizler dergiye gelen ürünleri farklı bakış açısıyla okuyup değerlendiriyoruz. Bu on iki kişinin aynı anda bir araya gelme şansı olmadığı için, ortak değerlendirmeyi e-posta veya WhatsApp aracılığıyla yapıyoruz.

Okuma süreci zaman aldığından bu işler bir günde olmuyor tabii ki. Özellikle "genç kalemler"den gelen yazı ve şiirlerdeki dil yanlışları ve yazım kuralları ihlali, bizi bir hayli zorluyor. Gelen metinleri satır satır okuyup altını çizmek zaman alıyor.

Bizler de yazmaya dergilerde başladığımız için gençlerin heyecanını anlıyor ve onları önemsiyoruz. Bu nedenle gençleri kırmadan, altını çizdiğimiz metinlerin altına bir açıklama ekleyerek e-posta ile gönderiyoruz.Onlar da altını çizdiğimiz metinleri yeniden düzenleyip bize iletiyorlar.

FUARDA İLK SAYI

Mazlum Vesek: Bu söyleşiyi Çukurova Kitap Fuarı'nda yapıyoruz. Derginin okura ulaşması için çok iyi bir ortam. Burada okuyucuyla dergi üzerine sohbet etmek imkânı oluyor mu? Nasıl bir ilgi ile karşılaşıyorsunuz?

Aysel Yenidoğanay: Kitap fuarları, çok seçenekli olması ve okurla yazarı buluşturmasınedeniyle hâlâ önemini koruyor. Sevi-der/gi'nin ilk sayısının Çukurova Kitap Fuarı'na denk gelmesi, tanıtım açısından çok verimli oldu. Dergiyi inceleyen, soru soran kişilerle sohbet etme fırsatı bulduk. En çok duyduğumuz soru, “Dergiye şiirimi, öykümü gönderebilir miyim?” oldu. Dergiyi ücretsiz dağıtmamız dailginç gelmiş olmalı ki, sohbet o yöne kaydı çoğu zaman. Okuyucuların derginin yazı kurulundakikişilerle tanışmanın verdiği coşkuyla sohbet uzadıkça uzuyordu. Kendi adıma sevindirici bir durumdu bu.

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLER

Mazlum Vesek: Dergi için planladığınız dosya ve araştırma konuları hakkında ipucu verir misiniz?

Yaşar Erkmen: Dergimizin yayın kuruluna, yani işin mutfağındakilere baktığınızda, öykü ve şiir yazanların yanı sıra, bu işin eğitimini veren akademisyenlerin de olduğunu göreceksiniz. Her sayımızda ustalardan bir şiir ve öykü incelemesi akademisyenler tarafından yapılırken yazar ve şair arkadaşlarımızın da öykü ve şiirlerine yer verilecektir. Böylelikle genç kalemler işin teorisini ve pratiğini de öğrenme ve uygulama çabası içine girecektir. Liseli ve üniversiteli gençleri öykü ve şiir yazmaya özendirmek için yarışmalar düzenleme çabamız sürecektir.

Mazlum Vesek: Derginizin Adana kültür hayatına nasıl bir katkı sunmasını bekliyorsunuz?

Yaşar Erkmen: Amacımız, yetenekli gençleri ortaya çıkarmaktır. Ortaya çıkacak yeni şair ve yazarlar da Adana’nın kültür yaşamını daha da zenginleştirecektir. Çukurova’nın bereketli toprakları her türlü bitkiyi yetiştirdiği gibi bugüne kadar her alanda başarılı sanatçılar da yetiştirmiştir ve bundan sonra da yetiştirecektir. Çünkü bu coğrafyadan Yaşar Kemaller, Orhan Kemaller, Yılmaz Güneyler, Muzaffer İzgüler ve daha niceleri çıkmış ve ünleri dünyaya yayılmıştır.

Biz şuna inanıyoruz: Yeteneksiz insan yoktur, yeteneği keşfedilmemiş insan vardır.

Mazlum Vesek: Eklemek istediğiniz bir husus varsa seve seve yazarız.

Yaşar Erkmen: Sesimizi duyurmamıza aracı olduğunuz için Sevi.der/gi yayın kurulu adına teşekkür ederiz.

‘Başlarken’ yazısından

Gençlere çağrımız var. Yazın, çizin getirin yayınlayalım. Çukurova’nın kadim kültür birikimi sizlerin içinden büyük sanatçılar çıkaracak kudrettedir. Sizde de o kudreti görüyoruz. Yetişkin yazarlarımıza da kapıyı kapatmadık, onlardan da daha üstün yeni yapıtlar bekliyoruz. (…) Yine her sayıda bir şiir ya da öykü incelemesi bulacaksınız. Kapakta göreceğiniz ilkokul ya da ana sınıfı öğrencisinin yaptığı bir resmi görecek ve resmin öyküsünü iç sayfalarda bulacaksınız. Adana’mızdaki sanat etkinliklerine katılı artırmak amacıyla derginin bir sayfasında onların duyurusunuz yapacağız.

Derginin yayın kurulu üyeleri

Fuarda üç yayın kuruluyla görüştük ama isimler bunlarla sınırlı değil. Adana’nın ve Türkiye’nin sanat-akademi dünyasına katkı sunmuş başka kalemler de yer alıyor:

İbrahim Çetin Derdiyok, Bedri Aydoğan, Bilge Karga Gölü, Mustafa Emre, Tiraje Zeynep Yüreğir, Aysel Yenidoğanay, Yaşar Erkmen, YadigarÖztugay, Songül Yurdacan, İlhan Gerimterli, Mehmet Emin Yeniçeri ve Ecdat Güvel.