Denizgücü denince... 'Deniz ile Bahriye'

Abone Ol

Deniz, var ne de olsa adında. O bile yeter. Oysa bünyesi, deniz. İzmir'de doğdum, büyüdüm. Tamamen 'deniz çocuğu' değilim. Balık tutma, sandalla açılma anlamında değil sadece. Eski gemilerimizle körfezimizde yolcuğa bayılırdım. Bergama, Alaybey unutulmaz. Plajda güneşlenme değil sadece. 'Denizi' çok severim. Bir ormanı yeşili hayvanı yakanlara, bir de denizi çöp kovası, konteynere döndürenlere 'ifrit' olurum. Ormanı yakan, ağacı kesen, dalına yaprağına zarar veren ne ise. Denize, çiğdeminin kabuğunu, sigarasının izmaritini veya tamamını, içtiğinin metal kutusunu, plastiğini denize fırlatıp atanların kulakları çınlasın. Her ikisi de aynı şey. Geri dönüşü olmayan işler. Bir de Deniz Gezmiş'te deniz var, o bambaşka konumuz değil. Başka sefere. İlk olarak Denizgücü gelir aklıma. Denizgücü denince de sportif başarı, disiplin, spor ahlakı gibi etik değerler ve de Şakir Kuruş ile Mehmet Celal Bölgen merhum hocalarım. Güzel, örnek ve de iyi insanlar. İkisi de baba ocağının kapatıldığını gördü, yaşadı yaşarken. Büyük acı yaşadılar. Şakir ile Celal hocalarımla çok güzel günler yaşadık ikisi de Denizgücü'nün yadigarıdır. İkisi de bembeyaz üniforma giydiler, zaten ak pak insanlardı. En iyi tanıtımı da spor yapar, bu böyledir. Denizgücü kapanınca, kapatılınca bir boşluk yaşandı. Tüm güç takımları kapatıldı. O kadar, onlarca anılar, başarılar, madalyalar kupalar. Unutulmamalı, müzede toplanmalıydı. Oldu da küçük çapta olsa da 'Müze Gemi', 'Gemi Müzesinde' toplandı devamı da gelecek diye umut ediyorum. Sporun içine girince, çevren de genişler tanıdığın artar. Bu menfaat, çıkar hesabı, iş gördürmek, iş bitirme, işe yarama anlamında değil tabi ki de. Şakir Kuruş vefat edince, unutulacak sandım meğer vefalı imiş Denizgücü, teşekkürler. Defin işlemleri, askeri merasim, müze gemide özel köşe açılmasında büyük emekleri geçti 'denizin spor insanları' Yavuz Tunç, Nail Yalınkılıç hocalarım ile 2007'de hizmete giren İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü'nün İnciraltı Müze Gemiler müdürü, öğretmen üsteğmen Dr.Çağrı Pala. Havalı da değil, sadece denizci. Spor sayesinde, Şakir hocamın 'şanlı geçmişi' vesilesi ile tanıştık. Bölgen hocamın evine gittik, vefatının 7.gününde hayır mevlit gününde, dualarımızla, şükranlarımızla. Çağrı kardeşim aslında evladım yaşında. Bildirdim, aradı, geldi, dualar ettik. Hatta poligondaki askeri bölgeye çok yakın camide genel olarak, mevlit önerimi de sıcak karşıladı üsteğmenim. Çok da güzel olmaz mı?

GEMİ MODELİ VE ÇOCUKLAR

Denizgücü'ne, merhum hocalarıma vefalı olan genç, askeri kimlik davet eder de gidilmez mi. 'Denizcilik Kültürümüzün Yaşayan Hafızasından', TCG Piri Reis S343, TCG Ege F 256, TCG Kasırga F-329'den, İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü'nden, 'Bahriye ve Deniz' adıyla. İçinde deniz de var bahriye de. Komple deniz yani. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Geleneksel Resim ve Gemi Modeli Yarışması ve Sergisi, açıldı. Gidebilirsiniz, 1 hafta oldu yarın son gün Konak Çarşı'daki İzmir İktisat Kongresi binasında. Tramvay Gazi Bulvarı durağına yakın. Yarından sonra da perşembe günü 1 temmuza kadar İnciraltı'daki İMGM'de açılacak, bilginiz olsun ulaşım da kolay. Harika resimler, maket gemi modelleri mevcut. Çocuklar, özellikle hayran kalır. Gemi modeli dediysek bire bir neredeyse aynısı, minisi. Resimler de öyle, mavi tam deniz mavisi, gökyüzü mavisi. İçine atlayası geliyor insanın. 1996'de bu yana 16 kez resim yarışması yapıldı. Jüride üstat ressamlar var, hepsi de 'profesör'. Adnan Turani, Devrim Erbil, Mustafa Plevneli, Ergin İnan, Semra Germaner, Özdemir Altan, İsmail Tunalı, Kemal İskender, Gökhan Anlağan, Neşe Erdok, Kaya Özsezgin, Aydın Ayan, Tomur Atagök ile Abdülkadir Günyaz. 2016'da başlayan gemi modeli yarışması, 3 kez yapıldı. Sergide model gemileri olan sanatçı isimlerini de yazmak gerek. Fatih Özgünsür / Midilli, Hakan Evcimen / Midilli, Kubilay Poyrazoğlu / Ertuğrul, Ali Şamil Bolluk / Hamidiye, Gökhan Gürel / Hamidiye, Erdoğan Gündoğdu / Hamidiye, Reşat Devrimci / İclaliye. Diyeceğim odur ki, spor ile sanat içi içiçedir. Sanatın her dalı ile sporun branşları. Aslında hakkını vererek yapılırsa, sanat bir spordur. Spor da bir sanattır. Spor deyince sadece futbol değil tabii ki de. 'Nasıl bakarsan öyle görürsün', yani. Öyle sanatçı çıkıyor ki, spordan. Sanatın içine spor daha çok girerse, sanatçılarımızda sporun kıyısından kenarından biz de varız derse, her şey daha güzel olacak. Spor kulüpleri, öğrencilerini müze gezilerine götürmeli. Topluca gidilmeli. Hem tarihimiz hem de sanatımız daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. O halde, yaşasın spor yaşasın sanat. İyi ki vardın Denizgücü, iyi ki varsın 'Bahriye ve Deniz' emekçileri...