Seyahat

Denizi resmen çarşaf gibi! Lezzetli masalardan kalkıp Akdeniz’e giriliyor! Datça’nın salaş ve huzurlu koyu

Ovabükü’nün insanı kendine çeken tarafı gösteriş değil; tam tersine sadelik. Sabah çarşaf gibi bir Akdeniz, kıyıda küçük aile işletmeleri, arkada zeytin ağaçları ve gözün önünde kesintisiz uzanan ufuk… Datça’da biraz yavaşlamak isteyenlerin aradığı manzara tam da burada başlıyor

Abone Ol

ELA SAĞLAM – EGE TELGRAF/ Datça Yarımadası irili ufaklı koylarla çevrili olsa da Ovabükü’nün manzarası biraz daha farklı. Mesudiye Köyü sınırlarında bulunan koy, geniş ve açık yapısıyla insana ilk anda ferahlık hissi veriyor. Komşusu Hayıtbükü’ne kıyasla daha açık olan kıyının karşısında manzarayı kesecek başka bir kara parçası bulunmuyor. Gözünüz sahilden ayrıldığı anda doğrudan Akdeniz’in ufuk çizgisine ulaşıyor. Kıyının gerisindeki zeytin ağaçları, küçük evler ve aile işletmeleri de Ovabükü’nü büyük tatil merkezlerinin yapılaşmış sahillerinden uzaklaştırıyor.

SABAH DENİZ ADETA ÇARŞAFA DÖNÜŞÜYOR

Ovabükü’nde denize girmek için günün en güzel saatleri sabah erken saatler olabiliyor. Rüzgâr henüz etkisini göstermediğinde deniz yüzeyi sakinleşiyor ve koy çok daha dingin bir görüntüye kavuşuyor. Öğleden sonra ise Akdeniz’den gelen rüzgârla birlikte su hafif dalgalanabiliyor. Bu nedenle özellikle küçük çocuklarla geleceklerin sabah saatlerini tercih etmesi daha rahat bir deniz deneyimi sağlayabilir. Deniz ve hava koşullarının günden güne değişebileceğini de unutmamak gerekiyor.

KUM BİTİYOR, ÇAKILLAR BAŞLIYOR

Ovabükü’nün uzun sahili tamamen ince kumlardan oluşmuyor. Kıyıda kum ve çakıllar bir arada görülüyor ve plajın farklı noktalarında zemin yapısı değişebiliyor. Çakıllı bölümlerde rahat etmek isteyenlerin yanına deniz ayakkabısı alması günü daha konforlu hale getirebilir. Kıyının genişliği ise Ovabükü’nün önemli avantajlarından biri. Küçük bir koya sıkışmak yerine sahil boyunca farklı noktalarda kendinize yer bulabiliyorsunuz.

MASALAR DENİZİN HEMEN KIYISINDA

Ovabükü’nün karakterini büyük oteller değil, sahil boyunca sıralanan küçük aile işletmeleri belirliyor. Restoran ve kafelerin önünde şezlonglarla şemsiyeler bulunuyor. Birçok işletmede bunlardan yeme-içme harcaması karşılığında yararlanılabiliyor. Uygulamalar işletmeye ve sezona göre değişebileceğinden güncel koşulları gitmeden önce öğrenmek faydalı. Kendi sandalyesini, şemsiyesini ve havlusunu götürmek isteyenler için ücretsiz alanlarda vakit geçirmek de mümkün.

LEZZETLER KIYIYA KADAR UZANIYOR

Ovabükü’nde denizden çıkınca uzun mesafeler gitmeye gerek kalmadan sofraya oturmak mümkün. Sahildeki aile işletmeleri deniz gününü uzun bir yemek molasıyla birleştirmek isteyenlere hitap ediyor. Ege ve Akdeniz mutfağının kesiştiği Datça sofralarında zeytinyağlılar, mezeler, mevsimlik otlar, balık ve deniz ürünleri öne çıkıyor. Günün sıcak saatlerini denizden çıkıp gölgede uzun bir öğle yemeğiyle geçirmek de Ovabükü’nün ritmine oldukça yakışıyor. Akşam saatleri geldiğinde ise sahildeki masalar, gün boyu süren plaj havasından daha sakin bir yaz akşamına geçiş yapıyor.

ZEYTİN AĞAÇLARININ ALTINDA TATİL

Ovabükü’nün kıyıdan biraz uzaklaşıldığında ortaya çıkan başka bir güzelliği daha var. Çevredeki zeytin ağaçları koyun doğal dokusunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Bölgede kamp yapmaya uygun alanlar da bulunuyor. Çadır tatilini tercih edenler, güncel kamp koşullarını kontrol ederek Ovabükü çevresindeki seçenekleri değerlendirebilir. Sabah erkenden denize girmek, günün ilerleyen saatlerini ağaçların arasında geçirmek ve akşam yeniden kıyıya dönmek buradaki tatilin temposunu belirliyor.

YARIM SAATTE BAMBAŞKA BİR DATÇA

Ovabükü, Datça merkeze yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alıyor. Özel araçla veya Mesudiye yönüne hareket eden dolmuşlarla ulaşım sağlanabiliyor. Yolculuk yaklaşık yarım saat sürse de süre trafik ve yol koşullarına göre değişebilir. Datça Yarımadası’nın virajlı yolları nedeniyle özellikle yoğun yaz döneminde zaman planını biraz geniş tutmak faydalı. Merkezden uzaklaştıkça değişen manzara ise yolculuğu rotanın bir parçasına dönüştürüyor.

TEK KOYLA YETİNMEYENE ÜÇÜ BİRDEN!

Ovabükü’nün konumu koy keşfetmeyi sevenler için büyük avantaj sağlıyor. Çünkü aynı bölgede Hayıtbükü ve biraz daha ileride Palamutbükü bulunuyor. Sabah Ovabükü’nün sakin denizinde yüzüp gün içerisinde Hayıtbükü’ne geçmek, ardından rotayı Palamutbükü’ne uzatmak mümkün. Her üçünün de atmosferi birbirinden farklı olduğu için bu rota Datça’nın yalnızca tek bir yüzünü değil, yarımadanın farklı kıyı karakterlerini aynı gün içerisinde görme fırsatı sunuyor.

AĞUSTOS BİTİNCE BAMBAŞKA BİR YÜZ

Yazın en yoğun döneminde Ovabükü de Datça’nın diğer popüler noktaları gibi hareketleniyor. Bölge sakinlerine göre koyun en keyifli dönemlerinden biri ise ağustos sonrasında başlıyor. Kalabalıkların azalmasıyla sahilde daha sessiz bir atmosfer ortaya çıkarken yaz sıcaklığının etkisini sürdürdüğü günlerde deniz keyfi devam edebiliyor.