17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından zorunlu hale getirilen deprem sigortasında Türkiye'nin geldiği nokta yeniden gündemde. Aradan geçen 27 yıla rağmen her 100 konuttan 42'si için Zorunlu Deprem Sigortası bulunmuyor. DASK, yüzde 58 olan mevcut sigortalılık oranını yeterli görmezken hedefin tüm konutların sigortalanması olduğunu belirtiyor.
100 KONUTTAN 42'Sİ SİGORTASIZ
DASK'ın paylaştığı son verilere göre Türkiye genelindeki konutların yüzde 58'i Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında. Bu oran 11 milyon 700 bin 223 konuta karşılık geliyor. Başka bir ifadeyle Türkiye'deki her 100 konuttan 42'sinin deprem sigortası bulunmuyor. Zorunlu Deprem Sigortası, deprem nedeniyle konutta oluşan maddi hasarların yanı sıra depremin doğrudan neden olduğu yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi riskleri de kapsıyor.
MARMARA İLK, KARADENİZ SON
Sigortalılık oranları bölgelere göre farklılık gösteriyor. Marmara Bölgesi yüzde 65 ile ilk sırada yer alıyor. Doğu Anadolu'da oran yüzde 64, Güneydoğu Anadolu'da yüzde 63, Ege ve Akdeniz'de yüzde 59, İç Anadolu'da ise yüzde 51 seviyesinde. Karadeniz Bölgesi yüzde 45 ile sigortalılık oranının en düşük olduğu bölge. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, bölgeler arasındaki farkın deprem bilinciyle ilişkili olduğunu belirterek, "Sık sık depremlerle karşılaşılan yerlerde sigortalılık oranı daha yüksek, daha az depremle karşılaşılan yerlerde daha düşük" dedi.
25 YILDAKİ DEPREM BİLANÇOSU
DASK'ın 2000 yılında faaliyete geçmesinden bu yana Türkiye'de 1397 hasar yapıcı deprem meydana geldi. Bu depremler sonrasında kuruma 867 bin 275 hasar ihbarı ulaştı. 2020 yılı 175 hasar yapıcı depremle ilk sırada yer aldı. 2021'de ise 123 deprem kaydedildi. En fazla hasar ihbarı ise 2023 yılında geldi. 6 Şubat depremlerinin yaşandığı 2023'te DASK'a 653 bin 81 ihbar yapıldı.
39 MİLYAR LİRA ÖDEME
DASK'ın bugüne kadar karşılaştığı en büyük hasar yükü, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler oldu. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, 9 ay içinde 540 bin hasar dosyasının işleme alındığını ve toplam 39 milyar lira hasar ödemesi yapıldığını açıkladı. Kahramanmaraş depremlerinin Türkiye'ye toplam finansal maliyetinin 104 milyar dolar olduğu, sigorta sektörünün bunun yaklaşık 5,5 milyar dolarlık bölümünü karşıladığı belirtildi. DASK'ın ödediği tutarın ise 1,6 milyar dolar olduğu aktarıldı.
HEDEF TÜM KONUTLARIN SİGORTALANMASI
DASK, yüzde 58'lik mevcut oranı hedef olarak görmüyor. Kurumun hedefi yüzde 100 sigortalılık. Balkır Demirkan bu durumu, "Kurum olarak olduğumuz yerden memnun değiliz. Sebebi şu, yüzde 100 sigortalılık oranı, zaten kanunda da yazdığı gibi hedefimiz. Dolayısıyla yüzde 99 olsa da memnun olmayacaktık, yüzde 98 olsa da memnun olmayacaktık. Yüzde 58 bizim için yeterli bir seviye değil. Amacımız yüzde 100. Yüzde 100 olana kadar memnun olamayacağız, çalışacağız" sözleriyle açıkladı. DASK'a göre sigortalılık oranının yükselmesi, olası büyük bir deprem sonrasında oluşacak zararların karşılanması açısından da önem taşıyor.
DEPREM SİGORTASI DIŞINDA YENİ KAPSAM
DASK, yalnızca deprem riskine odaklanan mevcut sistemin genişletilmesi üzerinde de çalışıyor. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Kanunu ile deprem sigortasının kapsamının sel, dolu ve yangın gibi diğer doğal afetleri de içerecek şekilde genişletilmesi öngörülüyor. DASK Genel Sekreteri Demirkan, özellikle Konya ve Karadeniz gibi bölgelerde deprem riskinin daha az hissedilmesi nedeniyle poliçe yaptırma eğiliminin düşük olduğunu belirtti.
DASK'TA YAPAY ZEKA DÖNEMİ
DASK, önümüzdeki 5 yıllık döneme ilişkin çalışmalarını da sürdürüyor. Kurum, yapay zekanın hem poliçe üretiminde hem de hasar süreçlerinde kullanılması için pilot projeler yürütüyor. Amaç, olası bir deprem sonrasında hasarların daha hızlı değerlendirilmesi ve sigortalılara ödemelerin daha kısa sürede yapılması. DASK ayrıca sigorta ürünlerinin vatandaşlara daha kolay ulaşması için sigorta şirketleri ve düzenleyici kurumlarla çalışmalar yapıyor.
DASK'TAN POLİÇE UYARISI
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, deprem sigortası yaptıranların poliçelerini düzenli olarak yenilemesinin de önemli olduğunu söyledi. Demirkan, "Şu andaki kapasitemiz olası bir Marmara depremini rahatlıkla karşılayacak seviyededir. Sigortalılarımız bu konuda müsterih olsun. Aynı zamanda sigorta poliçelerinde her ay enflasyon oranında artan bir teminat tutarımız var. O açıdan da sigorta sahiplerinin gönülleri rahat olabilir. Yaptırmayanların bir an önce poliçelerini yaptırmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Çünkü depremin ne zaman geleceğini hiç kimse bilemez. (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından) Türkiye'de yeni bir deprem fay haritası yayımlandı, 400 (civarında) değil 700 tane aktif fay olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla her an bir depremle karşı karşıya gelme olasılığımız çok yüksek. Bir de yenileme hususu çok önemli. Sigortalılığın tamamında ve DASK'ta da böyle, düzenli ve sürekli yenilediğiniz zaman hasarla karşılaşma riskiniz giderek küçülüyor. Çünkü bir dönem yaptırmayıp, ertesi gün depremle karşılaşan birçok vatandaşımızla biz de maalesef karşı karşıya geldik. Maraş'ta da bu oldu. Dolayısıyla bugün olmaz, yarın olmaz demeyip poliçemizi yaptırmamız ve hiç ara vermeden de sürekli bir şekilde yenilememiz lazım" dedi.