Devlet hastaneleri satılamaz!

Abone Ol

Daha önce yayınlanmış olan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, bazı sağlık kuruluşlarının arazilerinin de yer aldığı kamu arazileri satışa çıkarılmıştı.
24 Nisan 2026 tarih ve 33233 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 11187 sayılı karara göre de 32 ilimizde bulunan 71 devlet hastanesi ve sağlık kuruluşlarının da arazileri satışa çıkarıldı.

Karara göre Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan ve özellikle şehir hastanelerinin bulunduğu illerde 71 adet taşınmaz ile üzerindeki yapılar özelleştirme kapsamına alınmış.
Son kararda satışa çıkarılan sağlık alanı ve tesislerinden bazılarında halen aktif sağlık hizmeti veren devlet hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, fizik tedavi hastanesi, aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezleri, verem savaş dispanserlerinin yer alması oldukça üzücü.

Satış kapsamında olan bazı hastanelerin yenileri yapılmakta belki ancak yeni hastaneler açılmadan hizmet vermeye devam eden hastanelerin satışa çıkarılıyor olması da düşündürücü. Sağlık Bakanlığı’na ayrılan bütçe maalesef şehir hastanelerini finanse etmekte zorlanıyor. Muhtemelen de hastane arazilerinin satışındaki en büyük gerekçe para toplamak. Diyelim ki, satılan arazilerden elde edilen gelirle bir süre idare ettik, peki kamu özel iş birliğiyle yapılmış olan, şehir hastanelerinin kamuoyundan sır gibi gizlenen sözleşmeleri bildiğimiz kadarıyla 20-25 yıl.

Gelecek yıllarda ne yapacaksınız?

Satışa çıkarılan arazilerin genellikle, ulaşımı kolay ve rant değeri yüksek olan şehir merkezlerinde olması, devletin sağlık hizmeti sunumunda da ciddi riskleri beraberinde getirecektir.

En iyi sağlık hizmeti sunumu vatandaşa en yakın olan yerden verilen sağlık hizmetidir. Genellikle şehir dışlarına yapılmış olan, vatandaşın içinde kaybolduğu dev şehir hastanelerine mahkûm edilen vatandaş aynı zamanda ulaşım maliyeti ve zaman kaybıyla karşı karşıya kalmaktadır. Vatandaşın evine yakın hastane arazilerinin satılması, alt gelir grubu bireylerin sağlık hakkına erişimini zorlaştırarak ve anayasal bir hak olan sağlık hakkını sekteye uğrayacaktır.

Satışa çıkarılan sağlık alanlarını sadece bina, arsa olarak bakmak, mahallelerin ilçelerin kentsel hafızalarını da yok etmektir.
Satışa çıkarılan arazilerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi milletimizin menfaatine olacaktır. Satışa çıkarılan araziler, hastane olarak kullanılmayacaksa bile, il sağlık müdürlükleri, ilçe sağlık müdürlükleri, sağlıklı hayat merkezleri, aile sağlığı merkezleri, 112 acil sağlık hizmetleri istasyonları olarak kullanılması devletin ve milletin menfaatine olacaktır.
İlerleyen yıllarda, şehir merkezlerinde bulunan bu sağlık alanları satıldıktan sonra tekrardan şehir merkezlerinde sağlık alanı tesis etmek, belki de mümkün olmayacak ve büyük maliyetler getirecektir.

Cumhurbaşkanlığı kararına göre, özelleştirme sürecinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanmasının öngörülerek elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılacağının ifade edilmesi yapılan özelleştirmenin doğruluğunu teyit etmez.