Doğru beslenme ile migreni kontrol altına alabilirsiniz

Abone Ol

Birçok kişinin korkulu rüyası migren, uzun süreli baş ağrısı atakları ile kişinin yaşam kalitesini düşürüyor. Kronik olan bu durumu önlemede birçok medikal tedavi olsa bile yaşam tarzı en büyük belirleyici. Özellikle yüksek stres ve kaygı ortamlarında başlayan migreni beslenmenizde yapacağınız ufak değişikliklerle önleyebilir, şiddetini azaltabilirsiniz.

Birçok kişide farklı nedenlerden ortaya çıkan migren atakları besinler konusunda da bireyselleşiyor. Bir kişide kafein tüketimi atak sıklığını azaltırken bir başka kişide artırabiliyor. Bu gruba çikolata, kefir, gluten ve maya da dahil. Bu yüzden kişinin kendi migren beslenme defterini oluşturması sürecin takibinde daha etkili sonuçlar doğuruyor. Bu defter sayesinde özellikle hangi besinler sonrası baş ağrınızın arttığını gözlemleyebilirsiniz. Şiddetli ve uzun süre geçmeyen baş ağrılarında ise kişinin beslenme uzmanlarından yardım alması fayda sağlar.

DEĞİŞKEN

Kişiden kişiye değişken olabilen faktörler olduğu gibi doğrudan migreni artıran durumlar da söz konusu. Gün içerisinde uzun süreli açlıklar migreni tetikleyen en büyük etkenlerden biri. Bu yüzden kaliteli ara öğünler yapmakta ve iki ana öğün arasını 6 saatten fazla tutmamakta fayda var. Öğünlerinize ekleyeceğiniz çiğ badem, avakado, yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu, balık gibi magnezyum ve omega3’ten zengin besinler de daha dengeli bir sinir sistemi oluşmasını sağlıyor. Turşu, hardal, eskitilmiş peynir gibi tiraminden zengin besinler ve  gıda boyası, gıda katkı maddesi, özellikle Çin tuzu olarak bilinen monosodyum glutamat (MSG) içeren her türlü yiyecek ise aksine bu sinir sistemini olumsuz etkiler. Bu yüzden bu tür gıdalardan uzak durmak migren şiddetini azaltmakta oldukça etkili. Migren sorununa sahip kadınların menstürasyon dönemine dikkat etmesi atakları kontrol altına almasında da son derece önemli. Bu dönemlerde oluşan kan kayıpları ile vücut dengesi dalgalanmaya başlar ve migren atakları çoğunlukla daha uzun süreli oluşur. Bunun sebebi ise değişen vücut elektrolit dengesi. Bu yüzden bu döngünün bir hafta öncesinde işlenmiş gıdalardan ve fazla tuz tüketiminden kaçınmakta fayda var. Diyetin posa  ve sıvı içeriğini artırmak da bu süreci daha rahat atlatmanıza fayda sağlayacak.