Ege Telgraf Gazetesi muhabiri Nihat AK'ın haberine göre; 31 Mart 2024 yerel seçimleri tamamlandı ama yankıları artarak devam ediyor. Tecrübeli siyasetçiler, milletin verdiği mesajlardan partilerin ve siyasetçilerin çıkarması gereken dersleri 2028 seçim projeksiyonu çerçevesinde Ege Telgraf’a değerlendirdi.

KERAMET KİMSEDE DEĞİL

Yerel seçim sonuçlarında kimsenin kerameti kendinden bilmemesi gerektiğini belirten önceki dönem milletvekillerinden Özcan Purçu, “Vatandaşın tenceresi kaynamıyor. Bunun en büyük sorumlusu hükümetin ekonomi politikaları. Ekonomik sıkıntıyı en çok hisseden kesimlerin başında gelen ve toplam 61.4 milyon kayıtlı seçmenin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturan 16 milyon emekli 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde faturayı AK Parti’ye kesti. AK Parti’den uzaklaşan seçmen Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir şans verdi. Farklı bir hava oluştu. Rüya gibi bir şey oldu. Ekonominin en kötü dönemi, enflasyonu en tavan yaptığı, faiz oranlarının Türkiye'de Cumhuriyet tarihinde en tavan yaptığı bir dönemde seçim gerçekleşti. Yıllardır hayali bile edilemeyen birçok yer alındı. Vermez denilen muhafazakar seçmen CHP lehine oy kullandı. Balıkesir ve Alanya 74, Bursa, Elbistan, Amasya, Adıyaman 47, Kastamonu 35, Üsküdar 30 ve Denizli 20 yıl aradan sonra CHP’ye geçti” dedi.

YSK 'Hatay' ve 'Ordu' için kararını verdi YSK 'Hatay' ve 'Ordu' için kararını verdi

EKSİKLİKLER GİDERİLİRSE CHP

CHP’nin süreci iyi değerlendirebilmesi halinde tek başına iktidar olabileceğini belirten Purçu, “Daha önceden birlikte önemli işlere birlikte imza attığımız CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel çalışkan bir insan. Gerek genel başkanlığı gerekse seçim süreci şanslı olduğu bir döneme denk geldi. 1977 seçimlerinden 47 yıl sonra sandıktan birinci parti olarak çıkıldı. Yurttaşın AK Parti’ye ceza CHP'ye şans verdiği seçim sonuçlarını Sayın Özel iyi değerlendireceğini düşünüyorum. CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ittifakların fayda getirmediğini rapor olarak vermiştim. Tarih beni haklı çıkardı. CHP eksiklerini giderirse, yerel yönetimlerde yurttaşların taleplerini karşılarsa tek başına iktidar kapısı aralanır. Türkiye'de yaşayan vatandaşlarımız milliyetçi bir toplum. Milliyetçilik üzerine daha çok durması gerektiğine inanıyorum. Bu yerel seçimlerde de adayların birçoğu milliyetçilik üzerine söylemleriyle seçimleri aldılar. Altı okunun bir tanesi milliyetçilik o kavramı iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İZMİR FARKINA DİKKAT

İktidarın yorulduğunun görüldüğünü belirten önceki dönem milletvekillerinden Aytun Çıray, “Her zaman olduğu gibi ekonomi birinci belirleyici oldu bu seçimde de. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin nas ekonomisiyle başlayan süreçte hayat pahalılığı geçim zorlukları katlanılamaz bir hale geldi. İkincisi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 21 yıllık iktidarın sonunda yorgun olduğunu görüyoruz. Bir metal yorgunluğu var. Benzerini Anavatan Partisi'nde görmüştük. Çıkardıkları adaylar parlak bir performans sergilemedi. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere adayların içerisinden en çalışkan, en iyi performansı gösteren İzmir adayı Hamza Dağ idi. Fakat bu genel trend İzmir'de de çok etkili oldu. Fakat ilginç bir şey söyleyeyim. Türkiye çapındaki gösterdiği ortalama oy artışı Cumhuriyet Halk Partisi'nin İzmir'de olmadığı ne yazık ki. Sonuç itibariyle millet büyük bir uyarıda bulundu. Cumhurbaşkanı bunu gördüğünü ifade etti. Ve bir özeleştiri yapacaklarını söyledi. Bunu yapıp yapmayacaklarını göreceğiz. Yeni sistemin veya rejimin Türk hayrına olmadığı ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

ÜÇ FAKTÖR ÖNEMLİ

Yapılacak genel seçimlerin kaderini üç açıdan değerlendiren Çıray, “İYİ Parti ne yazık ki merkez sağdaki o boşluğu dolduramadı. Eğer 2019’a kadar yürüttüğü siyaseti geliştirerek devam etseydi bugün Türkiye'de yapılan bu seçimlerde İYİ Parti'nin yüzde 20-25 civarında bir oy alması beklenirdi. Bu olmadı Olmadığı gibi aşağıya doğru tam bir gidiş oldu. Merkez sağdaki bu boşluk nasıl dolar? Cumhuriyet Halk Partisi tutumuyla bu alanı da doldurabilir mi? CHP’nin 2028 sonrasında ne yapacağını acilen ortaya koyması gerekir iktidar olmak istiyorsa? Kabineden çok Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kendi merkez yönetim kurulunun değişmesi gerektiğini düşündürüyor. Bu aday atamaları, aday tayinleri belli ki o merkez yönetim kurulunun önerileriyle ortaya çıktı. Tayyip Bey de eskisi kadar enerjik değil. Hem partinin hem devletin yönetilmesinde zorluk çekiyor. Zaten bütün yetkilerinin bir kişide toplandığı bir sistemin yürümesi mümkün değil. O kişinin adeta süpermen olması gerekir. Böyle bir şey olamayacağına göre partiyi ihmal ettiği ve partiyi onun yerine yönetenlerin de doğru yönetmediği ortaya çıktı. Muhtemelen Tayyip Bey partide bir değişim yapacaktır. Merkez sağ boşluk nasıl doldurulacak? CHP 2028 sonrası yol haritası ne olacak? AK Parti halkın istediği ölçüde değişim yapabilecek mi? Üç faktör genel seçimin belirleyicisi olacak” diye konuştu.

BİR GENÇ ADAM GELDİ

Seçimin bir genel başkanın önemini ortaya koyduğunu vurgulayan önceki dönem milletvekillerinden Metin Öney, “Birincisi bu seçim doğru ve isabetli bir seçim olmuştur. Ben şahsen çok memnun olduğumu ifade etmek istiyorum. Çünkü ülkenin içinde bulunduğu durum halkın kendi iradesine yeniden bir el koyma zamanının geldiğini gösteriyor. Bu açıdan isabetli bir irade tezahürü var diye düşünüyorum. İkincisi 2 parti dışında yani Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Kalkınma Partisi dışında hiçbir parti yüzde yedi barajına bile ulaşamamıştır. Böylece halk ikili sisteme doğru yeniden bir temayül göstermiştir. Amerika ve Avrupa'da olduğu gibi. Çok kargaşalı sistem doğru çözüm getirmiyor. Üç Cumhuriyet Halk Partisi açısından genel başkanlığının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu'yla 13 sene heba olmuştur. Parti hiçbir başarı gösterememiştir. Oysa bir genç adam geldi. Kısa bir zamanda verdiği mesajlarla 40-50 sene hiç alınmayan yerleri aldı. Uzun zaman sonra birinci parti oldu. Dördüncüsü Anayasanın ilk dört maddesine sahip çıkılmıştır. Beş Atatürk İlke ve İnkılaplarına halk devam buna dokunmayın mesajı da vermiştir. Altı merhum Demirel ‘Tencerenin deviremeyeceği hükümet yok” derdi 20 senedir bu kural işleyemedi. Ama ilk defa bu kez bu kural da işledi. Boş tencere, kaynamayan tencere hükümeti devirir noktaya getirdi. Büyük orta saha dediğim Anavatan Partisi, Demokrat Parti, Adalet Partisi çizgisi boş duruyor. Eğer o boşluk dolmazsa yalpalanmalar devam eder. O boşluğun mutlaka doldurulması gerekir ki yeniden Cumhuriyet Halk Partisi ve söylediğim büyük orta sahalı dengeli bir yönetim oluşsun diye düşünüyorum” diye konuştu.

KAYBEDECEK VAKİT YOK

Seçimin verdiği mesajları doğru okumak gerektiğini belirten Öney, “CHP milletin verdiği mesajı doğru algılayıp sürdürürse durumunu daha düzeltir. Yüzde 30 Özgür Bey çok iyi diyordu halk 38 verdi. Şimdi iyi bir performans göstermelidirler. Öyle törenle, şölenle, bayramla geçiştirecek, zerrece vakitleri yoktur. Veren bu millet tekrar geriye alır. Cumhuriyet Halk Partisi de yenilemelidir. Özel'in seçim gecesi konuşması güzeldi. Aradaki sıradaki yanlış sapmalarından kurtulması gereken Özel, daha gayretli insanlarla bir araya gelmelidir. AK Parti için çok yapacak bir şey yok. Yirmi sene zaten çok iyi bir zamandı. Cumhuriyet tarihinin en uzun yönetimiydi. Ama gemi karaya Oturdu. Osman Bölükbaşı ‘Acemi kaptan deniz bitti der diyor. Oysa deniz hiç biter mi? Siz yönetemediniz’ derdi. Durum aynen öyledir. Şimdi burada benim aslında bir türlü bütün gayretime rağmen de gereğini yapmıyor ama uygun isim İlhan Kesici'dir. Bu sahada her açıdan Atatürk ile sorunu yoktur, cumhuriyetle sorunu yoktur, üniter devletle sorunu yoktur, iyi bir ekonomisttir, dünyayı görebiliyor, içeriyi biliyor. Türkiye'nin her kesiminden destek alacak bir tip. Ben en uygun isminin o olduğunu düşünüyorum. Siyasi arenaya çıkması gerekir diye düşünüyorum. O zaman dengeler ve taşlar daha yerine oturacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: EGE TELGRAFMuhabir: Nihat AK