Dünya çöpten para kazanıyor

Abone Ol

Katı atık, 20. yüzyıl boyunca 'maliyet' kalemiydi. 21. yüzyılda ise doğru tasarlanan sistemlerde enerjiye, veriye, gübreye ve istihdama dönüşen bir değer zincirine dönüştü. Dünyadaki başarılı kentler doğru toplama modeli, akılcı fiyatlandırma ve teşvik, iyi ayrıştırma-işleme tesisleri ve üretici sorumluluğu ayağını birlikte kurarak çöpten para kazanıyor. İzmir’de son dönemde yaşanan toplama aksamaları da aslında bu dört ayağın eşgüdümüne ne kadar ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Güney Kore’nin 1995’ten beri uyguladığı hacim bazlı ücretlendirme (pay-as-you-throw) sistemi, haneleri standart torbalarla atık çıkarmaya zorluyor; geri dönüştürülebilir atıklar ücretsiz toplanıyor. Bu sistemle belediye atığı azalıyor, geri dönüşüm artıyor ve belediyenin işleme maliyeti düşüyor. Yoğun kent dokusunda bir diğer çözüm pnomatik-yeraltı vakumlu toplama sistemi olarak öne çıkıyor. Norveç Trondheim gibi şehirlerde sabit ve mobil hatlarla atık, yeraltı borularından merkezi istasyonlara çekiliyor; kamyon trafiği, koku ve iş kazaları azalıyor. İzmir’de Konak–Alsancak–Karşıyaka gibi yüksek yoğunluklu akslarda bu yöntem uygulanabilir. Kentsel atığın en ağır ve pahalı kısmı organik materyaller. İtalya'nın Milano kenti, 2012’den itibaren kapıdan kapıya ayrı organik toplama sistemi ile mutfak atıklarını anaerobik çürütme tesislerinde biyogaz ve komposta dönüştürüyor. ABD'nin Kaliforniya eyaletinin en büyük kentlerinden San Francisco da 2009 tarihli zorunlu geri dönüşüm ve kompost yasasıyla benzer bir model uyguladı.

İsveç gibi ülkelerde karışık atığın yakma-enerji geri kazanımı tesislerinde ısı ve elektrik üretimine çevrilmesi uzun yıllardır bölgesel ısıtma ağlarını besliyor. İzmir’de bu tartışmalı olsa dasanayi bölgeleri yakınında yüksek teknoloji emisyon kontrolü ile kurulacak bir tesis OSB’lerin ısı gereksinimini destekleyebilir. Manisa'daki tesisler yıllardır başarılı bir modelle işletiliyor, İzmir'in tıbbi atıkları da bu sisteme entegre ve birçoğu Manisa'ya yollanıyor.

Avrupa’da güncel mevzuat, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu'nu tekstil atıkları da dahil olmak üzere yeni sektörlere yayıyor. Böylece üreticinin finansal katkısı ürünün çevresel performansına göre artıyor. Türkiye’de 2025’te Depozito İade Sistemi (DYS) devreye alındı. Sistemin çok acil bir şekilde büyük şehirlerde de yaygınlaşması şart.

5 BİN TONDAN FAZLA ATTIK

İzmir'de günlük toplanan çöp miktarı 5 bin 500 ton civarında. Karabağlar, Buca gibi İzmir'in en kalabalık ilçelerinde günde 500 tondan fazla çöp ve atık ortaya çıkıyor. Bu çöp miktarının büyük bir kısmı geri dönüşümden azade karışık bir şekilde toplandığından geri dönüşüm kıymeti olan atıklar da gerçekten çöp olarak değersiz birer parçaya dönüşüyor. Vatandaşın katılımı ile kaynağında ayrıştırma işlemi ile çok büyük bir çöp miktarını gelire dönüştürmek mümkün. Çöp, doğru kurgulandığında maliyet merkezinden kâr merkezine dönebiliyor. İzmir için yol haritası; atığın kaynağında azaltımı ve ayrıştırması, akıllı toplama, organik geri kazanım ve üretici finansmanını aynı anda devreye almaktan geçiyor. Bugüne kadar geçici çözümlerle çare aranan çöp konusunda kalıcı adımlar atabilmek için cesaret ve kararlılığa ihtiyaç var.

Tüm bu yöntemler bugünden yarına bir anda hayata geçirilecek adımlar değil elbette. Doğru planlama ve yönetimle yüzlerce ton atık gelire ve katma değere dönüşebilecekken vahşi depolama sistemiyle gündelik çözümler bulmaya çalıştığımız çöp konusu daha çok başımızı ağrıtacak gibi görünüyor.