Durun! Balonu şişirmeyin

Abone Ol

Bir arkadaşınızla küçük bir anlaşmazlık yaşadınız. Geçti sandınız. Aylar sonra ilişkinin tamamen koptuğunu fark ettiniz. Nedenini tam olarak söyleyebiliyor musunuz?
Ya da nişanlınızla/eşinizle yaşadığınız o büyük tartışma… Gerçekten “o an” mı başladı? Yoksa yıllardır birikenlerin sonunda patlaması mıydı?

İşyerinde arkadaşınızla her geçen gün daha az konuşmaya başladınız. Sonunda selamlaşmayı bile bıraktınız. Aranızdaki gerilim ne zaman başladı hatırlıyor musunuz?
İlişkiler çoğu zaman tek bir cümleyle yıkılmaz. Onları yoran, yıpratan şey; küçük, tekrar eden ve göz ardı edilen kırılmalardır. Ortada büyük bir kavga yoktur. Sadece“Boş ver” denilen cümleler, geçiştirilen özürler ve içe atılan hayal kırıklıkları vardır.

Beyin anlam üretir. Kalp biriktirir. Ve bir gün o büyük tartışma yaşanır.

Psikologlar John J. Sherwood ve John C. Glidewell bu süreci “Pinch–Crunch Modeli” ile açıklar. Modele göre ilişkiler çoğu zaman söylenmemiş beklentiler üzerine kurulur. Bu beklentiler karşılanmadığında çoğunlukla sessiz kalınır. Büyük patlamalar fark edilmeyen küçük kırılmaların birikiminden oluşur.

Her ilişki bir keşif süreciyle başlar. Bir arkadaşlık kurulur, birine aşık olunur ya da aile içinde yeni bir rol üstlenilir. Bu süreçte görünmez bir sözleşme yapılır: "Sen böyle davranırsın, ben böyle. Sen şunu beklersin, ben bunu." Bu sözleşme hiç konuşulmaz. Ama vardır.

Zaman geçtikçe roller netleşir: Kim ne yapıyor, kim nasıl davranıyor, neler kabul edilebilir neler kabul edilmez. Sonundailişki bir ritim kazanır ve bu ritim güven duygusu yaratır.Sonra küçük bir şey olur: Belki verilen bir söz unutulur. Belki de hassas bir konu yine açılır. Sessiz kalınır.

Tam da burası yol ayrımıdır, bunu genellikle siz hissedersiniz: Hayal kırıklığı, güvensizlik, kızgınlık. "Abarttım", "Geçer" dersiniz. Karşı taraf farkında bile olmayabilir. Burada iki seçenek vardır: Ya susarsınız ya da konuşursunuz.

Konuşursanız sakin sessiz bir diyalog kurarsınız, sizi kıran konu gündemden düşer. Susarsanıziçinizde büyür, bir danışanımın dediği gibi balonunuzu üflerseniz şişer... Şişer ve sonunda patlar.

Patlama tek bir olayla ilgili değildir artık. Yıllarca birikmiş hayal kırıklıkları, karşılanmayan beklentiler, göz ardı edilmiş kırgınlıkların kaçınılmaz sonucudur. Bu yüzden o büyük kavgada çoğu zaman gerçek nedenler konuşulmaz bardağı taşıran son damla, balona üflenen son nefes konuşulur.
Büyük çatışmanın ardından ya ilişki biter ya yüzeysel barışma olur. Oysa sağlıklı ama bir o kadar da zor olanı yeniden diyalog kurmaktır, beklentileri açıkça konuşabilmektir.

Peki, bunun içinne yapabiliriz:

1. "Şunu fark ettim ve içimi biraz sıktı, seninle paylaşmak istedim" gibi yumuşak bir giriş yapın.
2. Suçlamak yerine ne hissettiğinizi anlatın.
3. Karşı tarafın beklentilerini ifade etmesi için alan açın ve dikkatle dinleyin.
4. Çözüm odaklı kalın.

Bu hafta kendinize sorun: İçinizde biriktirdiğiniz ama söylemediğiniz ne var? Çünkü küçük ama söylemediğiniz cümle bazen bir ilişkiyi kurtarmaya yetebilir.