İLAYDA ŞAHİN - EGE TELGRAF - Antik tarihin en güçlü merkezlerinden biri olan Efes, Roma döneminde yüz binleri bulan nüfusuyla bir uygarlık başkentiydi. Artemis Tapınağı’na ev sahipliği yapmasıyla kutsal bir kimlik taşıdı. Meryem Ana Evi ile inanç turizminin simge duraklarından biri oldu. Mermer caddelerinde binlerce yılın ayak izleri kaldı. Celsus Kütüphanesi’nin taşlarında bilginin izi vardı. Büyük Tiyatro’nun basamaklarında ise kalabalıkların sesi yankılandı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti bugün yalnızca İzmir’in değil, tüm dünyanın ortak değeri olarak korunması gereken bir hazine. Tam da bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Efes girişinde “karşılama alanı” adıyla başlatılan proje kapsamında 180 otobüs kapasiteli otopark ve 61 dükkanlı bir AVM inşa edilmek istendiğini söyleyerek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşıdı.
“GEÇMİŞİ TALAN PROJESİ”
Ösen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sundu. Önergede söz konusu projenin Efes Antik Kenti girişine yapılmasının kültürel mirası koruma ilkeleriyle çeliştiğini ifade eden Ösen, Efes’in yalnız İzmir’in değil tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, “ziyaretçi karşılama merkezi” adı altında yürütülen çalışmaları eleştirdi. Ayrıca bilimsel verilerin alandaki antik yerleşim kalıntılarına işaret ettiğine dikkat çeken Ösen, projeyi “Geleceğe Miras” söylemiyle sunmanın doğru olmadığını belirterek, “Bu proje ‘Geleceğe Miras’ değil, ‘Geçmişi Talan’ projesidir” ifadelerini kullandı. Sunulan önergede, "Sit alanına çivi çakmayı bile yasaklayan bir mevzuat varken bu devasa inşaata kim, hangi hukuki dayanakla yol verdi? Proje kim tarafından Efes’in kapısına kaydırıldı? Efes bu talan yüzünden 'Tehlike Altındaki Miras' listesine girerse bunun hesabını kim verecek?" ifadeleri de Bakan Ersoy’a yöneltilen sorular arasında yer aldı.
“BAKANLIK ELİYLE BETON DÖKÜLÜYOR”
Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Efes Antik Kenti’nin girişinde yürütülen inşaat faaliyetlerinin yerel yönetimler tarafından değil, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütüldüğünü belirtti. Sengel, “Sayın Milletvekili Seda Kaya’nın da ifade ettiği üzere, bu alanın AVM benzeri bir yapılaşmaya dönüştürülmesi söz konusudur ve bu durum hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Her şeyden önce bir hukukçu olarak açıkça ifade etmek gerekir ki; 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği birinci derece arkeolojik sit alanlarında kazı yapılması, betonlaşma ve inşaat faaliyetleri kanunen mümkün değildir. Bu alanlarda bırakın inşaat yapmayı, ağaç dikmek dahi yasakken, bugün Bakanlık eliyle tarihin ve insanlık mirasının tam kalbine beton dökülmektedir” ifadelerini kullandı.
“YEREL YÖNETİM TAMAMEN DEVRE DIŞI”
Sengel, belediye olarak inşaat ruhsatı vermediklerini, ruhsatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından re’sen verildiğini belirterek, “Böylece yerel yönetim tamamen devre dışı bırakılmıştır" dedi. Sengel ayrıca "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bu proje hakkında defalarca görüşme talebinde bulunmamıza, bu konunun oturulup konuşulması gerektiğini açıkça ifade etmemize rağmen, tüm taleplerimiz reddedilmiş, diyalog yolları kapatılmıştır. Nitekim daha önce de Efes Antik Kenti’nin tam ortasında, antik tiyatronun karşısında “dijital müze” adı altında, içerisinde alışveriş unsurları barındıran benzer bir yapı inşa edilmiştir. Bu sürece ilişkin itirazlarımız olmuş, Efes Selçuk halkı imza toplamış, dava açma girişimleri gerçekleşmiş; ancak ne yazık ki tüm bu çabalar sonuçsuz bırakılmıştır" şeklinde konuştu.
“EFES GELİR VE RANT KAPISI GÖRÜLÜYOR”
“Merkezi yönetim, Efes Selçuk’un yediemini olan bizler ve bu kentte yaşayan yurttaşlar gibi bakmamakta; Efes’i her şeyden önce bir gelir ve rant kapısı olarak görmektedir” diyen Sengel, “Bu kadim topraklardaki değerlerin korunması, kollanması ve gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılması için ranttan uzak, koruma odaklı ve kamusal yararı esas alan bir anlayış gereklidir” ifadelerini kullandı.
“ŞEFFAFLIKTAN VE HUKUKTAN UZAK”
Ayrıca Sengel’in açıklamalarında otopark gelirlerine ilişkin vurgular da dikkat çekti. Selçuk’ta Meryem Ana Evi otopark gelirlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı’na devredilmesinin ardından belediye 24 Kasım 2024’te nöbet başlatmış, süreçte çok sayıda sanatçı da sosyal medya üzerinden yayımladıkları videolarla belediyeye destek vermişti. 17 Kasım 2025’te ise Efes Alt Kapı Otoparkı’yla ilgili tahliye süreci gündeme gelmiş, belediye işletme ve ihale sürecine ilişkin açıklamalar yapmıştı. Sengel, "Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri; 1970’lerden bu yana Efes Selçuk Belediyesi tarafından işletilen Meryem Ana Otoparkı’nın, belediyemizin elinden alınarak merkezi yönetime devredilmesidir. Belediyenin gelir kaynaklarının silkelenmesini hedeflemektir. Aynı şekilde, yine yaklaşık 50 yıldır belediyemiz tarafından işletilen Efes Alt Kapı Otoparkı, hiçbir şekilde belediyeye bilgi verilmeden, hiçbir ihale ilanı yapılmadan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan DÖSİM tarafından TURAŞ’a ihale edilmiştir. Bu süreç şeffaflıktan, hesap verilebilirlikten ve hukuktan son derece uzaktır” dedi.
“MÜCADELEMİZ SONUÇSUZ BIRAKILDI”
“Kendi kentimizde, kendi değerlerimizden adım adım uzaklaştırılıyoruz” diyen Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “’Merkeziyetçilik’ adı altında yürütülen bu uygulamalar korumayı değil, yararlanmayı ve ticarileştirmeyi, bu değere sahip olan ilçeye gelen turist yüküyle karşı karşıya olan ve vatandaşına gerekli olan kamusal hizmeti vermek için başka hiçbir geliri olmayan bir belediyenin nefes almaz hale gelmesine sebep olmaktadır. Bu sistem kabul edilebilir değildir. Yerelde olan yerele aittir, yerelde kalmalıdır” ifadelerini kullandı. Son olarak “Uzun süredir verdiğimiz tüm mücadeleler sonuçsuz bırakıldı” diyen Sengel, “Geleceğe Miras” denilerek yapılan bu betonlaşma, aslında kültürel mirası değil, bir sermaye anlayışını geleceğe devretmeyi hedefler hale gelmiştir” cümleleriyle sözlerini tamamladı.