Eleştirmek kolaydır

Abone Ol

Türkiye’de siyasette en sık yapılan şeydir belki de… Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır: Eleştirinin olduğu yerde, takdir de olmalıdır. Sadece yanlışları konuşan bir toplum, doğruyu unutur. Bizler yalnızca eksikleri değil, iyi yapılan işleri de görmek, hakkı teslim etmek zorundayız. Bu anlayışla bakıldığında, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın 19 aylık görev süreci tam anlamıyla bir sabır ve dirayet öyküsüdür.

Göreve geldiğinde masasında biriken dosyalar arasında, Karşıyaka’nın geleceğini gölgeleyen devasa bir borç yükü vardı. Klasik deyimle, “enkaz devralmak” tam olarak bu durumu anlatıyordu. Ancak Ünsal, bu tabloya sığınmak yerine sorumluluk aldı. “Bahanenin değil çözümün parçası olacağım” diyerek kolları sıvadı. Bugün hâlâ belediyeyi mali dengeye kavuşturmak için çalışıyor.

Yıldız Hanım’ın yönetim anlayışı, lüksten ve şatafattan uzak bir çizgide ilerliyor. O, gösterişin değil, hizmetin peşinde. Belediyeyi büyük reklam kampanyalarıyla değil, sade ve samimi bir hizmet anlayışıyla yönetiyor. Bu tavır, halkın gözünde onu “bizden biri” haline getirdi. Esnaf da memnun, öğrenci de, vatandaş da… Karşıyaka sokaklarında konuşulan ortak cümle şu: “Başkanımız çalışıyor, dürüst çalışıyor.”

Bu memnuniyetin ardında şeffaflık yatıyor. Ünsal, belediye meclis toplantılarını açık, anlaşılır ve hesap verebilir biçimde yürütüyor. Çalışanların maaşlarını zamanında ödemek, kurumsal disiplini korumak, sosyal yardımları aksatmamak… Bunların hiçbiri kolay değil. Hele ki bütçesi dar, borcu yüksek bir belediyede bu dengeyi korumak gerçekten takdire değer bir çaba.

Karşıyaka deyince akla ilk gelen isimlerden biri hiç şüphesiz Zübeyde Hanımdır. Cumhuriyetimizin temellerine yön veren değerlere ve insanlara olan bağlılığıyla Karşıyaka tarihine adını yazdıran Zübeyde Hanım’ın izinden yürümek, sorumluluk demektir. Tıpkı Zübeyde Hanım gibi, Yıldız Ünsal da çalışkanlığı ve alçakgönüllülüğüyle örnek bir duruş sergiliyor. Mahalle ziyaretlerinde, esnaf buluşmalarında ve öğrenci etkinliklerinde gösterdiği samimiyet, Zübeyde Hanım’ın “halkla iç içe olma” anlayışını anımsatıyor.

Bazı belediye başkanları icraatlarıyla değil, kameralar karşısındaki duruşlarıyla gündeme gelir. Oysa Yıldız Ünsal, reklama değil, üretilen değere inanıyor. Kendi döneminde yapılan işleri süslü cümlelerle pazarlamıyor; ne yaptıysa sade bir şekilde anlatıyor. Halkın vergisini halkın hizmetine sunmak onun için bir övünç değil, görev. Belki de bu mütevazı tavır yüzünden, Karşıyaka’da kendisinden övgüyle bahsediliyor.

Bugün Karşıyaka, İzmir’in en gözde ilçelerinden biri olmaya devam ediyorsa, bu sadece geçmiş dönemlerin mirası değil, bugünkü doğru adımların da sonucudur. Ünsal’ın hedefi büyük: Karşıyaka’yı yeniden İzmir’in mega kenti haline getirmek. Ancak bu vizyonun tek başına başarıya ulaşması mümkün değil. Çünkü belediyecilik, yalnızca bir başkanın mücadelesiyle değil, ortak akılla, destekle ve dayanışmayla büyür.

İşte tam da bu noktada, İzmir milletvekillerine büyük görev düşüyor. Karşıyaka’nın geleceği için, belediye başkanına destek vermek, aslında İzmir’e destek vermektir. Gerek proje onaylarında, gerek kaynak aktarımında, gerekse bürokratik süreçlerde Yıldız Ünsal’ın yanında olunmalı. Çünkü yerelde güçlü bir belediye, genelde güçlü bir İzmir demektir.
Elbette kimse eleştiriden muaf değildir. Ancak eleştiri, yapıcı olduğu sürece değerlidir. Ünsal, eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak değil, yönetimi geliştiren bir geri bildirim olarak algılıyor. Bu olgunluk da onun yönetim tarzını farklılaştırıyor.

Hatalarını gizlemek yerine, kamuoyu önünde konuşabilen bir başkan profili çiziyor. Bugün Türkiye’de siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu şey, işte bu tür şeffaf ve hesap verebilir duruştur.

Yıldız Ünsal’ın hikâyesi, aslında mücadele eden, pes etmeyen bir kadının hikâyesidir. Borçlarla boğuşan bir belediyeyi ayağa kaldırmak kolay değildir. Ama o, tüm bu zorluklara rağmen enerjisini kaybetmeden, belediyeyi yeniden düzenlemeye, hizmet üretmeye devam ediyor. En önemlisi de, makamı bir güç değil, sorumluluk olarak görüyor.
Şimdi Karşıyaka’da bir dayanışma zamanı. Siyasi aidiyetleri bir kenara bırakarak, bu gayretin hakkını teslim etme zamanı. Çünkü iyi yönetilen her belediye, halkın yaşamına doğrudan dokunur. Başkan Ünsal’ın gayreti sadece Karşıyaka için değil, tüm İzmir için bir umut örneği olmalıdır.
Evet, eksikler vardır. Olacaktır da. Ama unutmayalım ki, hizmet edeni takdir etmek, daha iyi bir gelecek için moral yaratır. Karşıyaka, bugün böyle bir moral iklimine ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden diyoruz ki: Bir dokunuş şart. İzmir milletvekilleri ve yerel yöneticiler, Başkan Yıldız Ünsal’a destek olmalıdır. Çünkü Karşıyaka’nın ışığı, Yıldız gibi parlamaya devam ederse, bu kent sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin örnek belediyesi olmaya aday olacaktır.