Elinizi memurun cebinden çekin!

Abone Ol

Elinizi memurun cebinden çekin! Tabii sadece memur değil, başta emekliler olmak üzere, işçi ve asgari ücretli de bu kategorinin içinde. Bunu neden söylüyoruz? Sabit ücretlilerin maaşları zaten enflasyondan dolayı her geçen gün eriyor. Dolayısıyla alım gücü düşüyor.

Buna bir de TÜİK’in enflasyon rakamlarındaki oynamalar eklenince mağduriyet katlanıyor. Görüntü, memura emekliye aralık ayı enflasyonuna göre zam ver, ocak ayında geri ala dönüyor. Memur ve emekliler olarak her yılbaşında yaşadığımız senaryoyu 2026 yılı ocak ayında maaşlara yapılan zam oranlarıyla yeniden yaşadık. Memur ve emeklilerinin 2026 yılı maaşlarının belirlenmesinde baz alınan, 2025 yılı ikinci altı aylık enflasyonun kasım ayında 0.87 ve aralık ayında 0.89 hesaplanmasıyla birlikte ocak ayı maaş zammı yüzde 18.61 olmuştu. Maaş zamlarından sonra ilk ay olan Ocak ayı enflasyon rakamının yüzde 4.84 çıkmasıyla ilk aydan memurun cebinden yaklaşık yüzde 4’ü geri alınmış oldu.

Maalesef aynı senaryo hemen her yıl yinelenmektedir. Mesela 2025 yılı maaş artışlarında baz alınan 2024 yılı aralık ayı enflasyonun %1.03 ocak ayı enflasyonun yüzde 5.30 çıkması gibi. Mesela aralık ve ocak ayında açıklanan enflasyon oranları birbirine yakın çıksaydı daha ilk ayında 2025 yılı maaş artışlarından memurun ve emeklinin cebinden yüzde 4.27’nin alınmayacaktı. Aralık ayı enflasyonunu düşük göstermek için başta akaryakıt ürünlerinde yapılan indirimlerin ardından, maaşların belirlendiği 15 Ocak’tan itibaren akaryakıt ürünlerine her iki günde bir zam yapmayı kim nasıl açıklayabilir? Enflasyon oranında verilen zam zam değildir. Enflasyon oranında verilen zam sıfır zam demektir. Enflasyon oranında verilen zam, maaşın alım gücünü enflasyon karşısında koruma çabasıdır. Kaldı ki, bu enflasyon oranı gerçek değilse, sonuç sabit ücretlilerin her geçen gün alım gücünün düşmesi ve fakirleşmesi demektir. Sahada gerçeklerle uyuşmayan TÜİK’in enflasyon hesaplamasının bedelini maalesef öncelikle aylığından başka geliri olmayan memur, emekli, işçi ve dar gelirli vatandaşlarımız ödemektedir. 2026 yılı Ocak ayından itibaren memur ve emekliye yapılan yüzde 18.61’lik maaş zammının yüzde 4’lük bölümü ocak ayında geri alınmıştır.

Verilen zamlarla memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli ise yiyecek ekmeğe muhtaçtır.

Milyarlarca liralık vergi borçları silinen iş adamları ortada dolanırken, memurun vergi dilimini sabitlememeniz ve memura verdiğiniz zamları artan vergi dilimleriyle geri almanız kabul edilecek bir durum değildir.

2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. dönem toplu sözleşme yürürlüğe girdiği ilk aydan itibaren hükmünü yitirmiştir. Memura, işçiye, emekliye verilen zam; yediği, içtiği, giydiği, ürünlere gelen zamdan daha azdır. Yani sabit ücretliler fakirleşmeye devam etmektedir.

Biliniz ki bu yılbaşında işçiye memura emekliye yapılan zam ilk üç ayda eriyecek ve yok olacaktır. Memura 3600 ek gösterge sözü verdiniz olmadı. Kira yardımı sözü verdiniz olmadı.

İkramiye sözü verdiniz olmadı. Soruyoruz? 1000 TL lik seyyanen zam ne işe yarar?

Memur ve emekliye yüzde 18.61zam vermek, ekonomik gerçeklerle uyuşmamaktadır.
Memura verilen zammın kısa sürede memurun cebinden geri alınmasına sebep olan, vergi dilimleri de yüzde 10 olarak sabitlenmelidir. Memurun maaşı yoksulluk sınırının altında, asgari ücret açlık sınırının altında ve en düşük emekli maaşı ise asgari ücretin altında olamaz. Olmamalıdır.