İzmir Alsancak İsmail Sütçü Spor Tesisleri'nde mükemmel bir gün, akşam yaşandı. Spor adına olunca daha da anlamlı oluyor. Halı sahanın içi cıvıl cıvıl çocuk sesleri, neşesi ile doldu. Hep iyi günlerini görelim tüm çocuklarımızın, evlatlarımızın. Geleceğimiz onlar. Sağlıklı huzurlu başarılı yarınlar onların olsun. Göztepe'mizin efsanelerinden İsmail Sütçü'nün adının verildiği, daha doğrusu kendinin yıllardır işlettiği halı saha, spor alanı ve tesisleri. Aslında adının sahaya, stada verilmesi gerek ya, şimdilik böyle idare ediyoruz. Sahibi olduğu için, rahat bulunsun diye mecburen. Babasının oğludur Murat Sütçü kardeşim, çalışkandır idealisttir. Top oynamışlığı da vardır işi bilince, doğum günü daha güzel kutlanır, daha canlı organizasyona neden olur. Önceki akşam baba-oğul sevinci, gururu yaşandı. Babalar ve oğulları, sahada da tesislerde de. İsmail Sütçü tesislerinde baba oğul Aydoğanlar görev yapıyor, baba Yılmaz Aydoğan ile oğlu Muharrem Aydoğan. Bu alemde tanımayan yoktur. Boş geçmez, turnuvalar, özel etkinler. Tatlı yorgunluklar, iş etiği de tamdır. Sportif faaliyetlerin böyle emin ellerde olması da çok daha güzel. NCL'de de görev yapan medya, ajans emekçileri kardeşlerim de çalıştı. Fotoğraflar çekildi, kamera çekimi oldu, müzik sistemi de. Maç anlatımı da oldu, doğum günü etkinliğinde. Basketbolcu, basketbol hakemliği de yapan, gözlemci Dağder Dağlı yönetiminde ekip günün hakkını verdi. Çağatay Baran ile Mehmet Karasu fotoğraflar, enstantaneler çekti. Arda Gül kameradaydı, dikkatle. Mikrofonda da Kadri Can Öner, anlatımı ve sesiyle süper lig maçlarını aratmadı. Sahada kurallar da esnekti haliyle. Faul ve fena hareketler hariç her şey serbestti. Taç atışı kullanımı yoktu mesela. Zaman geçmesin, oynasınlar diye de. Golden sonra tekrardan başlama yöntemi olarak orta sahadan başlatmaya gerek yoktu. Her çocuk penaltı atışı kullandı, gönüllerince bir gün geçirdiler. Sonuç mu ne oldu, berabere bitti. Kaç kaç diye kimse saymadı. Gönüllerince eğlence vardı, gerisi de teferruat. Kurallar böyle değil, sizler için değiştirdik güzel çocuklar. Maçın bitiminde üzgün çocuk yoktu. Bu yeter zaten, sporun amacı da bu.
'OĞLUM BEN SENİN BABANIM'
'Baba bana pas versene, hani söz vermiştin', 'Verdim ya oğlum', 'Koş hadi Enes Ali, hadi oğlum', 'Ama baba senin yanından ayrılmam', 'Bu kaleye doğru gideceksin', 'Vur ama topa vur', 'Oğlum ben senin babanım', 'Topu eline alma', 'Sen keş ben yoruldum' gibi tatlı muhabbetler had safhadaydı. Güzel akıllı yakışıklı evlat maşallah, Merter'in Merter Özsaygılı'nın doğum günüydü. Yaşı gibi, 7 forma numarası giydi. Ön tarafında da formaların hepsinde, Merter'in fotoğrafı ve nice yıllar dileği vardı. Hatıra kaldı, unutulmaz bir gün yaşatanlar sağ olsun. Özsaygılı ailesinden anne Merve Hanım, eşi Doğaner Bey, evlatları Tuana ile Merter, doya doya bir gün yaşadı. Maç öncesi, sahanın içinde fotoğraflar çekildi. Maç bitiminde zor oluyor, hatta olmuyor. Yorgunluk, terleme gibi faktörlerden. Çocuk sonuçta, babalar da evlatlarıyla gururla yer aldı. Babalar ile çocukları karışık şekilde karşılıklı top için mücadele verdi. Güç ve fizik dengesi önemli tabii ki de. Ona da özen gösterdi, dikkat etti, babalar. Tuana, Alya Sena, Soner Aras, Mert, Doruk, Enes Ali, Deniz, Demir, Enes Ali, Merter ile Tuğra, çocuklarımız. İçlerinde çok yetenekliler var, tabi ki de öncelikle eğitim. Eğitim şart, futbol sonra. Ama spor mutlaka, şart. Babalar, Toray, Doğaner, Muhittin, Ali, Soner, Abdullah, Bayram, Muratcan, Umut ile Cihangir. Tekniği çok iyi olanlar, yorulmayanlar da vardı. Evlatlarıyla güzel bir gün geçirmenin hazzını yaşayanlardan oldular. Bugün de böyle olsun diye düşündüm, hoş olmadı mı ? Her zaman ünlüler mi yazılacak ki. Önemli olan çocuklara, gençlere destek olmak. Spora yönlendirmek, tek amacım da budur. Cep telefonundan ne kadar uzak kalırlarsa, kitaba, spora, sahaya, salona yönlendirirsek. O derece çok iyi olur diye düşünüyorum. Bu nedenle, doğum gününü sahada kutlamak bambaşka bir şey. Yönlendirmek, eğitimini vermek. Kapalı yerden çok daha iyidir. Yaşasın spor, yaşasın doğum günü çocuğu Merter Özsaygılı. Spora koşan, tüm evlatlarımıza, anne ve babalarına sağlıklı huzurlu ömür diliyorum. O da spor ile olsun, böyle olsun. Dostlukla, gülücüklerle...