Nihat AK/EGE TELGRAF- Milyonlarca emekli ve memurun dört gözle beklediği enflasyon rakamlarını iki kurum ciddi farklarla açıkladı. TÜİK'in açıkladığı verilere göre enflasyon mayıs ayında yüzde 3.37 arttı. Böylece yıllık enflasyon yüzde 75.45'e yükseldi. ENAG verilerine göre ise Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) mayıs ayında yüzde 5,66 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 120,66 olarak gerçekleşti. TÜİK verilerinde bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grubun yüzde 104,80 ile eğitim olduğu görüldü. Buna karşın bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı oldu. ENAG’a göre TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en fazla yükseliş ise yüzde 11,39 ile ev eşyası kaleminde gerçekleşti. Ev eşyasını yüzde 11,11 ile giyim ve ayakkabı takip etti.

9 günlük tatil balıkçıya yaramadı 9 günlük tatil balıkçıya yaramadı

‘TAM BİR İLLÜZYON’

İllüzyonist bir yaklaşımla enflasyonun değerlendirilemeyeceğine dikkati çeken ekonomist Hale Tok Savaşer, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda zirvenin görüldüğünü belirterek "En kötüsü geride kaldı!" ifadesini kullandı. Şimşek, enflasyonda kalıcı düşüşün haziranda başlayacağını dile getirdi. Bakan Şimşek bunları verilere dayanarak söylüyor. Çünkü baz etkisiyle bundan sonra rakamların aşağı yönlü gelmeye başlayacağını biliyor. Baz etkisi (base effect) karşılaştırma yapılacak iki farklı dönemden bir önceki dönemde yaşanan aşırı yükselme ya da düşüşün sonraki dönemin sonuçları üzerinde yarattığı etkiye denir. Enflasyon düşmesi, fiyatların düşmesi insanların alım gücünün artması, gelirlerinin yükselmesi demek değildir. Enflasyonun düşmesi, fiyatların daha az artması yani artışın devam etmesi ama eskisine göre yavaşlamasıdır. Burada insanların alım güçlerinin durumu dikkate alınmamış olur. Baz etkili enflasyon düşmesinin gerçek anlamda vatandaşın cebine yansımasına baktığımızda öyle bir şey söz konusu değil. Rakamlarla illüzyonist bir yaklaşımla sadece kafalar karışır. Olaya dolar bazlı bakmak gerekir. ABD'de 1 dolar ile 1933'te 25 şişe cola satın alınırken bugün 1 dolara yalnızca küçük bir kahve alınabiliniyor. Doların seyriyle baktığımız zaman inanılmaz derecede satın alma gücümüzü kaybettiğimizi görürüz. Bunun tek sebebi enflasyon. Ben kötü günlerin geride kaldığına, bunların geçeceğine inanmıyorum. Bizi daha kötü günlerin beklediğini, alım gücümüzün düşeceğini, baz etkisiyle enflasyon düşse bile fiyatlara hemen yansımayacağını düşünüyorum. Fiyatlar düştüğünde ise alım gücümüz düşük olacağı için bize bir faydası olmayacaktır. Enflasyonun düştüğünü, alım gücümüz düştüğü için faydasını hissetmeyeceğiz. Ekonominin aktörleri 2025’in ikinci yarısından sonra normalleşmeye geçebilecektir. Yakın dönemde böyle bir şey olmayacaktır. Enflasyon TÜİK’e ve ENAG’a göre farklı farklı rakamlar olarak açıklanıyor. Mutlaka hissedilen enflasyon oranlarını da açıklamalıdır” diye konuştu.

MUTLU AZINLIĞA KATKI

Şu anki ekonomik iklimin mutlu azınlığa katkı koyduğunu belirten ekonomist Dr. Osman Sirkeci, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konuşmalarından şunları anlıyoruz; 2026 yılında biz tekrar tek haneli enflasyona dönmüş olacağız. Enflasyonun hızlı düşmesinin sakıncalı olacağı, bir alıştırma sürecinin yaşanacağını, yine bu süreçte yüksek enflasyonunun mutlu azınlığı daha karlı, daha mutlu edeceğini bir anlamda bize anlatıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle var oluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistemi artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüşmüş durumda. Yüksek enflasyonlu bir süreç daha devam edecek. Bu süreçte de finans sektörü, gelir ve servet adaletsizliklerini besleyerek, yapay büyümeye yol açarak dar gelirli üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek” dedi. 

OLAN YİNE HALKA…

Merkez Bankası’nın yüzde 50'de pas dediğini savunan Dr. Sirkeci, “Finans sektörü reel sektörü yiyip bitirip kemirirken faiz ve enflasyon düşürülemiyor. ‘Deflasyona geçeceğiz’ deniyor. Ama iki defadır pas geçiliyor. Yüzde 50’nin altına indiremiyorlar. Ne kadar gideceğiz? Yıl sonuna kadar böyle gideceğiz. Avrupa'dan Amerika’sına kadar ekonomi güvenli gitmiyor. Bakan Şimşek ile reel sektörün enflasyon beklentisi arasında büyük bir fark var. Halkımızın anlayacağı bir dille durumu özetleyecek olursak; bu yıl da yüksek enflasyondan kazanan; Erdoğan’ın deyimiyle süper zenginler olacak. Piyasa onların tekelinde, onların belirleyeceği fiyatlarla devam edecek. Yüksek enflasyonun faturası küçük üretici, esnaf, emekli ve emekçiye çıkacak. Küçük üretici, esnaf, emekli ve emekçi kendi fiyatlarını belirleyemediğine göre, örgütsüzlüğünden dolayı, güçsüzlüğünden dolayı, zayıflığından dolayı, enflasyonun altında, enflasyonun bedelini ödemeye mecbur olacak. Halkımız bu koşullarda birikim ve yatırım yapamaz. Döviz ve altın alabilirse parasının değerini enflasyon karşısında eritmez. Düşük satışları nedeniyle fiyatları stabil giden konut alabilirlerse gelecekte karlı olurlar” ifadelerini kullandı.

Kaynak: EGE TELGRAF