Erken büyüyen çocuklar

Abone Ol

Bazı ebeveynler, duygusal desteği bir yetişkinden almak yerine çocuklarından almaya çalışırlar. Eşleri veya yaşamındaki diğer yetişkinlerle anlaşamayıp aralarında çatışma yaşadıkları zaman çocuklarını arabulucu olarak kullanırlar. Adeta ebeveynlerine yaslanarak erkenden duygusal olarak büyümek zorunda kalan bu çocuklar, anne veya babasının rolünü alarak erkenden büyürler. Anne ve babasının sürekli kendisine yaslanması, çocuğun duygusal olarak kendi ihtiyaçlarından uzaklaşmasına neden olur. Ebeveynleşmiş bir çocuk, çok hızlı büyür ve çocukluğunu yaşayamadığını hisseder. Yetişkin durumlarıyla ilgili ebeveyn stresini üstlenmelerinden dolayı yaşlarından daha olgun oldukları hissiyle dolu olurlar. Aynı zamanda, eğer bırakırlarsa ve çocuk olurlarsa, her şeyin dağılacağından korkarlar. İnsanlar çocuğa "çok sorumlu" ya da "çok olgun" olduğunu söyleyebilirler ama bunlar bir çocuğun hayatında iyi şeyler değildir. Çocukların çocuk olabilmeleri, kafalarının yetişkin sorunları ve sorumluluklarıyla dolmaması gerekir ama bu çocukların kafaları her zaman sorunlarla doludur. Ebeveynleşmiş çocuk, yetişkinliğin ne kadar zor olduğunu görebildiği için çocuk olmakta zorlanır.

RUHSAL DEPRESİF

Bu çocukların, empati yapma özelliği fazlasıyla gelişmiştir. Arkadaşlarının sorunlarını sürekli dinleyen taraf olurlar. Ruhsal olarak depresif veya fiziksel olarak hasta bir yetişkin tarafından büyütülen çocuklar sürekli kendilerini tehdit altında hissederler. Hissettikleri yoğun kaygı ve öfke duygusunu bastırmaya çalışırlar. Bu onların hissettikleri yoğun öfke duygusuyla baş etme yöntemidir. Yetişkin halleri boyunca ebeveynlerinin kendisini mutlu ve iyi görmesi için sürekli kendi duygularını bastırmaya devam ederler. Ebeveynlerinin ihtiyacını kendi ihtiyaçlarını hiçe sayarak karşıladıkça, "iyi evlat" olduklarına inanır ve kendilerini mümkün olduğunca onlara uyum sağlamaya çalışırlar. Bu kişilerin sürekli duygularını bastırmaları bir süre sonra sinir sistemine zarar verir. Yetişkin yaşamında insanlara güvenmekte çok zorluk yaşarlar, yüksek düzeyde duygusal stres, kaygı ve depresyon yaşarlar. Bu yüzden sinir sistemlerini koruyacak ve kendileriyle duygusal iletişimi artıracak yeni baş etme yöntemleri geliştirmeleri önemlidir.