Yaşam

Evde kuru kayısı yapacaklar dikkat! Pazardan ve marketten alırken mutlaka buna bakın: Bu yöntemi bilen yaşadı

Yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden kayısıyı satın alırken renk, koku ve dokusu büyük önem taşıyor. Ustası, doğru kayısı seçimi ve uygun saklama yöntemleriyle meyvenin lezzetinin daha uzun süre korunabileceğini belirtti. İşte kayısı seçmenin en kolay yolu

Abone Ol

HATİCE KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Yaz aylarında tezgahları süsleyen kayısı, hem taze tüketimi hem de reçel, komposto ve tatlı yapımında en çok tercih edilen meyveler arasında yer alıyor. Ancak pazardan alınan her kayısı aynı lezzeti sunmuyor. Meyvenin olgunluk seviyesi, kabuk yapısı, kokusu ve sertliği, kaliteli bir kayısı seçmenin en önemli kriterleri arasında gösteriliyor. Uzmanlar ise doğru seçilen kayısıların uygun koşullarda saklanmasıyla hem lezzetini hem de tazeliğini daha uzun süre koruyabileceğini ifade ediyor.

KAYISI NASIL SEÇİLİR?

Pazardan kayısı alırken ilk dikkat edilmesi gereken nokta meyvenin rengi oluyor. Uzmanlara göre olgun ve lezzetli kayısılar canlı turuncu ya da sarı-turuncu tonlarında bir görünüme sahip oluyor. Bazı çeşitlerde hafif kırmızı yanaklar görülmesi de doğal kabul ediliyor. Yeşilimsi veya soluk sarı renkteki kayısılar ise henüz tam olgunlaşmadığı için beklenen aromayı vermeyebiliyor. Bu nedenle özellikle mevsiminde alışveriş yapmanın daha kaliteli ürünlere ulaşma şansını artırdığı belirtiliyor.

TAZE OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

Olgun kayısıyı anlamanın en pratik yollarından biri de kokusunu kontrol etmek oluyor. Kaliteli bir kayısı, kendine özgü hafif tatlı ve hoş bir meyve aroması yayıyor. Uzmanlar, belirgin bir kokusu olmayan kayısıların yeterince olgunlaşmadığını veya beklenen lezzeti sunmayabileceğini ifade ediyor. Buna karşılık ekşimsi ya da fermente olmuş bir koku hissediliyorsa meyvenin fazla olgunlaştığı ve bozulma sürecine girmiş olabileceği değerlendiriliyor.

DOKUSU NASIL OLMALI?

Kayısı seçerken meyvenin sertliği de önemli ipuçları veriyor. Uzmanlar, olgun kayısının ele alındığında sağlam hissettirmesi gerektiğini ancak parmakla hafifçe bastırıldığında çok az esneme göstermesinin ideal olduğunu belirtiyor. Taş gibi sert kayısıların henüz olgunlaşmadığı, aşırı yumuşak ve ezilmiş meyvelerin ise raf ömrünün büyük ölçüde azaldığı ifade ediliyor. Ayrıca kabuğunda ezik, kesik, çürüme ya da buruşma bulunan kayısıların tercih edilmemesi öneriliyor.

BOYUTU NASIL OLMALI?

Kayısı çeşitlerine göre farklı büyüklüklerde yetişse de uzmanlar, ortalama bir golf topu büyüklüğündeki dolgun meyvelerin tercih edilmesini tavsiye ediyor. Küçük boyutlu kayısıların her zaman kalitesiz olduğu anlamına gelmese de iri ve dolgun meyvelerin daha gelişmiş aroma sunabildiği belirtiliyor.

OLGUNLAŞMAMIŞ KAYISIYI EVDE OLGUNLAŞTIRIN

Pazardan hafif sert kayısı alanlar için doğal olgunlaştırma yöntemi de bulunuyor. Uzmanlar, sert ancak yeşil olmayan kayısıların kahverengi kâğıt torbaya konularak oda sıcaklığında 2 ila 3 gün bekletilmesini öneriyor. Kağıt torba, meyvenin salgıladığı etilen gazını muhafaza ederek doğal şekilde olgunlaşmasını hızlandırıyor. Plastik poşetlerin ise hava geçirmemesi nedeniyle bu işlem için uygun olmadığı belirtiliyor. Olgunlaşma sürecinde kayısıların doğrudan güneş ışığına veya yüksek sıcaklığa maruz bırakılmaması gerektiği de vurgulanıyor.

KAYISI BUZDOLABINDA NASIL SAKLANIR?

Olgunlaşmasını tamamlayan kayısıların daha uzun süre dayanabilmesi için buzdolabında muhafaza edilmesi tavsiye ediliyor. Plastik saklama kabı ya da buzdolabı poşetine konulan kayısılar, düşük sıcaklık sayesinde tazeliğini birkaç gün daha koruyabiliyor. Uzmanlar, olgunlaşmamış kayısıların doğrudan buzdolabına konulmaması gerektiğini belirtiyor. Çünkü düşük sıcaklık, meyvenin doğal olgunlaşma sürecini durdurabiliyor ve istenilen lezzete ulaşmasını engelleyebiliyor.

KAYISI DOLAPTA NE KADAR KALIR?

Doğru koşullarda saklansa bile kayısı uzun ömürlü meyveler arasında yer almıyor. Uzmanlar, buzdolabında muhafaza edilen olgun kayısıların en lezzetli halinin 2 ila 3 gün içerisinde tüketildiğini ifade ediyor. Daha uzun süre bekletilen kayısılarda aroma kaybı, yumuşama ve su salma gibi değişiklikler görülebiliyor. Bu nedenle ihtiyaç kadar satın almak ve kısa sürede tüketmek öneriliyor.