Eyvah! Unuttum

Abone Ol

“Anahtarları nereye koydum?”

Ellerinizde alışveriş torbaları. Kapıyı omuzunla ittiniz. O anda telefon çaldı. Telefonunuzu omuzunuza sıkıştırıp konuşmaya başladınız ve aynı anda torbaları da mutfağa taşıdınız. Yarım saat sonra dışarı çıkmak istediniz.

Anahtarlar nerede?

Salondaki masada mı? Mutfak tezgahında mı? Çantanızda mı? Bir türlü hatırlayamadınız. Odadan odaya dolaştınız. Aynı yerlere iki kez baktınız. Ve içinizden geçen o soğuk korku:

“Eyvah, ne oluyor bana?”

Telaşlanmayın. Anahtarları hatırlayamazsınız, çünkü onu beyninize hiç kaydetmediniz.

Soru: Peki niye anahtarları beynimize kaydetmedik?

Yanıt vermek için dikkat-odaklanma ve bellek sacayağına bakacağız.

Birinci köşe, dikkat: Çevremizde ya da zihnimizdeki pek çok uyarandan birine yani hedeflediğimize ilgilenme becerisidir. Beynimiz her saniye onlarca uyaran alır: Sesler, kokular, dokunuşlar, düşünceler. Ama hepsini kaydetmez, seçici davranır. Neye dikkat ediyorsanız, beyin “bu önemli " der ve onu kaydeder. Geri kalanı kaybolur gider.

Şimdi geriye dönelim: Kapıyı anahtarla açtınız, telefon çaldı, dikkatinizi arkadaşınızla yaptığınız konuşmaya verdiniz, anahtara değil, yani anahtarı beyninize kaydetmediniz. Sorun, hafızanızda değil dikkatinizdeydi.

İkinci köşe, odaklanma: Dikkatin belirli bir süre ve bilinçli şekilde aynı hedefte tutulmasıdır, yani zihinsel enerjinizi vermektir, dikkatinizi sürdürmektir. Bu da bilgiyi derinleştirir, anlamlandırır, beyninize sağlam bir biçimde kaydeder.

Şimdi de bir başka ana dönelim: Gömleğinizi ütülediniz, giyinip evden çıktınız " prizi çektiniz mi?" emin değilsiniz. Yemeği pişirdiniz, ocağı kapattınız mı? Hatırlayamadınız.

Prizi çekerken de, ocağı kapatırken de oradaydınız ama zihniniz başka yerlerde. O anları hiç kaydetmediniz.

“Ben hem kapıyı açar hem telefonda konuşurum” " Hem ütü yapar hem de başka şeyler düşünürüm "diyebilirsiniz. Ama gerçek şu: Beyniniz aynı anda birden fazla şeye odaklanamaz.

Beyin enerji tasarrufu yapmak için rutin işleri otomatik pilota alır. Fiziksel olarak oradasınızdır ama zihinsel olarak değil. Sonra? O anları “unutursunuz”.

Sırada üçüncü köşe: Hafıza. Bilgi dikkatten geçti, odaklanmayla işlendi. Şimdi sıra depolamada, hafızada.

İki çeşit hafıza var: Birincisi kısa süreli bellek: Zihnin not defteri gibi. Alışveriş listesini hatırlamak, söylenenleri takip etmek. Bu belleğin sınırlı kapasitesi var. Fazlasını koymaya çalışırsanız, öncekiler düşer.

İkincisi kalıcı depo: Çocukluğunuz, binlerce anı, okuduğunuz kitaplar, tanıdığınız insanlar. Kapasitesi neredeyse sınırsız. Ama buraya aktarım için ne gerekir? Tekrar, ilişkilendirme, duygu, önem. Bir bilgiyi uzun süreli belleğe taşımak için, onu kısa süreli bellekte yeterince tutmanız, tekrarlamanız, önemli bulmanız, duygusal bağ kurmanız gerekir. Hepsi dikkat ve odaklanma gerektirir.

Dikkat odaklanma ve hafıza birbirinden ayrılmaz, Birlikte çalışırlar.Dikkat olmadan bilgi beyne girmez, odaklanma olmadan bilgi işlenmez, hafıza olmadan bilgi saklanamaz. Daha da önemlisi unutkanlıkların çoğu sacayağının iki ayağından kaynaklanır, hafızanızdan değil.

Şimdi anahtarı nerede bıraktığınızı hatırladınız mı? Muhtemelen hayır - çünkü o anı hiç kaydetmemiştiniz.

DİKKAT: Bazı unutkanlıklar dikkat ve odaklanmayla ilgili ama bazıları değildir. Çevrenizde ya da sizde en küçük bir şüphe varsahemen bir uzmana başvurun. Beklemeyin, geç kalmayın.