Türk için imkansız yoktur.
Sadece biraz zaman alır.
O kadar!
Yok Trump sonunda ikna olmuşta.
Yok F-35’leri verebiliriz demişte.
Bak paşam sana bir hikaye anlatayım
Hikaye dediğime bakmayın.
Cumhuriyetin belki de ilk hükümet deviren gizemli skandalı.
Kahramanımızın Adı: Ekrem Hamdi Bakan.
Daha önce duydun mu? Sanmıyorum.
Ekrem, 1. Cihan Harbinde Alman generallerin yanında görev yapıyordu.
Bu yüzden kendisine “Körig” deniliyordu. Yani “Kral”
Becerikli adamdı.
Kimine göre İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın en yakın dostuydu.
Kimine göre Atatürk’ün özel istihbaratçısı.
Bakanlıklara sık sık girip çıkardı.
Hatırlı dostlarla dünya siyasetini konuşur, Avrupa’da olup biteni yakından takip ederdi
38 yılının ilkbaharı.
Avrupa karışmış, 2 Dünya savaşı patladı patlayacak.
Yani konuşulacak konu çok.
Hariciye Vekaleti’nin telefonu bir öğleden sonra acı acı çaldı.
Arayan Amerikan Büyükelçisi’ydi.
Türkiye’nin Kanadalı bir şirkete ( CanadianCar&Foundry) verdiği uçak siparişleri hakkında bilgi istiyordu.
Ne uçağı?
44’mü? Hem de savaş uçağı mı?
Kimse duyduklarına inanmadı.
Bu işte sesin yanlışlık vardır. Dediler.
Cevap kısa ve netti.
-Biz uçak siparişi filan vermedik.
Şaşırma sırası Amerikalılar’daydı.
Nasıl yani?
Kanada hükümeti Türk Dışişleri Bakanlığı’na telgraf çektiklerini siparişlerin onayını aldıklarını söylüyordu.
Bu kadar mı? Elbette hayır.
Üstelik Amerikan motoru taşıyan uçakların büyük bölümü de Türk yetkililere teslim edilmişti.
Haydaaa!!
Çok geçmeden gerçek ortaya çıktı.
Birileri Ankara’da Türk Hariciye ve Milli MüdafaVekaletleri’nin mühürlerini yaptırmış, bazı yetkililerin hatta bakanların imzalarını taklit etmiş, gelen yazışmaları ele geçirip cevap vererek 44 savaş uçağı siparişi verip, yarısından fazlasını da teslim almıştı.
Nasıl operasyon? Şeytanın aklına gelmez.
Eeee. Türk için imkansız yoktur.
Peki dönemin son teknolojisiyle donatılmış o uçaklar neredeydi.
Tabi çok geçmeden o da bulundu.
İspanya iç savaşında Cumhuriyetçilerin elinde.
Olay dünya basınında patladı.
İspanya’ya uygulanan silah ambargosunu Türk Cumhuriyeti’nin kaşe ve imzaları taklit edilerek delinmiş, uçaklar İspanyol Cumhuriyetçilere satmıştı.
Soruşturma büyüdü. Ankara suçluyu buldu. 1 numaralı sanık Körig Ekrem’di.
Ee tabi Körig bu işi tek başına yapamazdı.
Mutlaka bakanlıklarda da ona destek olan birileri daha vardı.
Celal Bayar’ın Başbakanlığındaki hükümet okların hedefi oldu.
Özellikle Kazım Özalp’e yönelik ağır suçlamalar yöneltildi.
Hükümet birkaç ay sonra düştü.
1943 yılında Körig Ekrem’in Türkiye’ye geldiği duyuruldu.
Yapılan yargılama 2 ayda tamamlandı. 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dünyayı sarsan skandal tüm gizemleriyle birlikte tarihin tozlu sayfalarına karıştı gitti.
Bunu neden yazdım.
90’larda bize İHA’ları vermedin. Bak daha iyisini yaptık.
Patriot hava savunma sistemini satmadın. Ruslardan aldık.
F-35’i iyi düşün.
Ya uçağımızı ver. Ya paramızı.
Türk’e imkansız yoktur paşam.