Gözümü O'nunla, ilk O'nu gördüm. Saçlarım simsiyah, lüle lüle, daha çok gencim, sabiyim, bıyıklarım bile henüz terlememiş. Yaşamımdaki ilk derneğim. Bu kadar insanı bir arada görmek, 'Biz kocaman bir aileyiz' sözünü ispatlayan bir abidenin başlangıcı. Dernek nedir, nasıl olmalıdır ? O vakit gördüm, hissettim. Haklarımıza sahip çıkardı, ezdirmezdi bizi. Hata yapsak da kasıt, art niyet yoksa, arkamızda dururdu. Biz de dik dururduk. Şimdi öyle mi ya. İzmir Futbol Hakemleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'dir, adı da heybetli tıpkı kendi gibi. 'Hakemlerin hem ocağı olacak hem de kucak açacak', yer ararlar, bulurlar. Tam ortada , herkese yakın. 70'li yıllar. Bulurlar, İEF'ye çok yakın Namık Kemal Lisesi'nin yan tarafında. Bir daire bulunur, birinci kat. Çıkması, inmesi kolay olsun diye. Para gerekir, önce kendi ceplerinden verirler, bulurlar, 'Kimselere de minnet eylemem' diyerek. Gece düzenlenir, çekiliş yapılır, borcun harcın altına girilir. Ödenmesi gereken çekin altına şak imza atarlar, hiç düşünmeden bir de üşenmeden. İki kişi, biri tam bir cevherdir, hocalarımdır. Avni Yelkenbiçer ile Muzaffer Sarvan. Karşıyaka'nın gururları Tayfun ile İbrahim başkanlarımın babası, EGİAD'nin genç başkanı ve onurla aynı ismi taşıyan Alp Avni Yelkenbiçer'in dedesi. Zeki, akıllı, çevik bir spor insanıdır Avni baba, Avni dede. Üç yıl üst üste İzmir şampiyonu olan Karşıyaka Lisesi futbol takımının kaptanı, orta sahanın dinamosu, KSK Kürek'te tekte birinci olur. Milli futbol hakemi unvanını aldı, dört dönem de TFF MHK Üyeliği yaptı. İzmir İl Futbol Temsilcisi oldu, yakinen yaşadım. O zamanki şartlarda, teknoloji haliyle çok eksik. Harika yaptıi valla. Fenomen, efsane, duayen, ekol ve de 'Futbolun Avni Babası' oldu. Diğeri FİFA Kokartlı Muzaffer Sarvan hocamdır, oğlu da aynı kokartı takan Oğuz Sarvan. Karınca kararınca hepimizin katkısı olsa da. Hakkı Gürüz, Aykut Akkor, Engin Kurt, Yavuz Tunç, İbrahim Fırla, Müşfik Talaz, Mustafa Erek, Abidin Ural, Hüsnü Özdemiroğlu, Hüsnü Taşdelen, Hilmi Özyarar, Oğuz Özden, Ali İhsan Papatya, Halil Erdoğan, Fehmi Pazarcı, Faik Köksal, Bekir Öcal, Meriç Ölçüşenler, Emin Ünsal, Cengiz Kaynak, derneğin başkanlığını yapan Ekrem Yenci, Oktay Sillelioğlu, Hamza Alan ile Onur Sorguç, dernek müdürleri Faruk Aksaylı, Necdet Zencir, Şuayip Şirinkebapçı, Rıza Çinkılıç hocalarımın, mükemmel insan evladı emekçimiz Mitat Akçalı amcamın emekleri unutulmaz. Gül gibi geçinip giderken, rahat bize batar. Yeni dernek kurulur benim de dahlim var. Katkım da var diyelim, maalesef diyorum. Kurulurken, her şey çok güzeldi, evlilik gibi. Sonrasında rota değişti. Göz fazla mı açıldı mı ne ! 'Gel el ver, var mısın hakemin hakkı aramaya' adına kurulan TFFHGD, 'Sen maçına bak git gel, boş ver sana ne, hakem hakkı arama' ya dönüştü. Tersine dünya, bu herhalde.
İSYANLA BAŞLADI, KANKA OLDULAR
Kurucu üyesi değilim, oğulum, evladım 'baba' hakemler kurucu üye idi. Adaylığım henüz bitmişti, kurulsun diye imza atanlardanım. Çetin Sarıgül başkanlığındaki yönetime de seçildim, 1 yıl kadar sonra affımı istedim. Zira yönetici demek üstelik de hakemin hakkını savunacak yöneticilik demek, Refik Önay abimin harika çayını içmek için toplanmak değil ki. Gözlemci notu muhabbeti yapmak, haftaya maç bekleme yeri hiç değil. İşim olmaz. Hizmet yeridir. Hak aramaya başlayınca kendim için değil hakem kardeşlerim içindir hissettim, o anda bıraktım. Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Dayanışma Derneği, faal, aktif, pozitif olanları temsil ediyordu. Duayenlere, emektarlara, yer yoktu. Bir tabur verilmedi, bulunamadı. Kırgınlıklar başladı, buluşma yerimiz kiraya verildi. Herkes dağıldı bir kenara. Çoğu rahmete kavuştu, tuğlası badanası olanlar bu alemden göçtü gitti. Eskişehir merkezli dernek, Yavuz Karaozan, Ahmet Akçay, Coşkun Kutay, Oğuz Sarvan, Engin Kurt, Yusuf Namoğlu, Kazım Ünlüsoy'un öncülüğünde, 'TFF'ye rağmen, ona da karşı ve dik durarak hakem haklarını korumak' için kuruldu. TFFHGD'deki ilk F'yi kaldıramadık yıllardır. Zaman geçti, karşısına alma pahasına kurulan dernek, farklı anlamı olan TFF yerine, Türkiye Futbol Federasyonu'nu başa almış gibi oldu. Bünyesine kattı, iç içe. Karşısına almıştı, çarşısı oldu. Atatürk Stadı altındaki derneğimize de çok katkımız oldu. İnşasında, tadilatında, aidatlarımız, maç kesintilerimizi verdik. Şimdi o da elimizden gidiyor. Çıkın talimatı geldi, kira ödenecek. Vazgeçilmesi gerek, diye düşünüyorum. Ama, niye niçin neden nerden nereye ? İlki dar geliyor derken, şimdiki de daralıyor. Şimdi ne olacak ? Ali Timur abimin emekleri hiç unutulmaz, rahmetle şükranla. Aramızdan ayrılanlar çokça. Dernek binası elimizden gidiyor, seminerler, kritikler, dersler. Dernek yok ki, hakem hakkını savunan. Her şeye rağmen, iyi niyetle bireysel olarak çalışanlara lafım yok, teşekkürler sağ olsunlar. Ferhan Kestanlıoğlu başkanım lafım sana değil. Çalıştın bilirim, eyvallah. Ne varsa artık, o koltukta. Hakem sezon açılışlarına gidip alkışlanan, alkışlatılanlar. Hizmete geldiler, hüsrana hezimete sebep oldular. Teyzesinden, babasından, ninesinden aldığı harçlık maça gidebilen, kıyafetlerini bayrağını düdüğünü anca tedarik edebilen gençler, üç ay sonra alın terinin ürünü olan ücretleri verilir. O da kuş kadar. Bizim dernek her daim sus pus. Hele ki şu son, bahis vaziyetleri ve hakemlerin maruz kaldığı durum. Hepsi mi yahu ? Hatalı olanı da var, kurunun yanında yanan yaşı da. Yaşın yanında yanan kurusu da. Ateşe, suya bağlı. Her şey birbirine karıştı, ortada hakem kalmadı. Dernek kafasını çevirdi, hatta sırtını döndü gitti. Adında 'Faal' kelimesi olan dernek 'Faalliği bitirilenler' için çaba göstermezken, ceza almayan mevcut 'Faal hakemler' maçlarına gitmeye devam ederken. Ununu elemiş eleğini asmış, faal gözlemciliği bile 15-20 yıl önce bitmiş 'Gönlü faal' bedeni faal olmasa da 'Sevgisi, sevdası faal olan' yaş almış delikanlılar' hak arıyor. Hiçbir menfaati olmadan, yarını hesaplamadan. Yaaa....
VARDAN BİLE DÖNER, HAKEMDEN DÖNMEZ Mİ?
Amerika’dan, MHK Başkanlarımdan Ahmet Güvener sert mesajlar verirken, bir de Muğla'dan eski profesyonel futbolcu Mutlu Çelik konuşuyor, o kadar. Düdüklerin, bayrakların sessizliğidir bu, duyamadıklarımız. Yeni değil, 30 yıllık vakıf. Ankara'da 1995'de kuruldu. Dayanamadılar, gidişata konuştular. Türkiye Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Sosyal Yardımlaşma Vakfı, bu da çok uzun. TÜHAKVAK desem, Serdar Çakman hocam, müsaadenizle. Ankara'nın delikanlıları, Zafer Akyüz, Celal Mutlu, Ünal Ünal, Mahmut Duman, Ahmet Hurma, İlker Özdemir, Yılmaz Akabalı, Bahattin Şen, Ethem Nigiz, Serdar Çakman, Erman Uyumaz, Mehmet Saim Ulutan, Âdem Aydın, Celal Göçmener, Ahmet Ali Önçırak, Seyfi Gözaydın ile Selahattin Coşkun'dan oluşan 17 kişi. Emektar emekçi hakem camiasının neferleri, bildiri yayınladı. TÜHAKVAK'ın Basın Sözcüsü Serdar Çakman seslendirdi. Çakman mı kim ? 'Yoğun küfür nedeniyle maçı tatil eden, kararı yok sayılınca düdüğünü TFF kapısına asan' radikal ve de FİFA Kokartlı hakem. Çıkmadı bir daha böylesi, başka babayiğidi. Vakfın başkanı Bahattin Şen, yönetimde de Yılmaz Akabalı, Celal Mutlu, Cemalettin Çelik, Ali Özcan, Ethem Nigiz, Güngör Oflu ile Serdar Çakman görevde, hizmette. Bildiri şöyle; '...Ülkemiz gündemine oturması ile camiamız hakkında oluşan haksız ve de üzücü iftiraların son bulmasına yönelik, TFF Tarafından futbol kamuoyuna eşitlik ilkesi çerçevesinde; futbolcular’ temsilciler ve TFF mensuplarına yapılan uygulamanın biz hakem ve gözlemcilere de yapılarak camiamızın potansiyel suçlu, yargısız infaz ile ilan edilmesine olan tepkimizi bu basın açıklamamız ile dile getirmek istemekteyiz. Özellikle hakemlerimizin, günümüzden önceki federasyon başkanı Yıldırım Demirören ve Nihat Özdemir döneminde yasal bahis şirketlerine üye yapılarak maçların bu sitelerden takip edilmesi istenmiş ve teşvik edilmiştir. Bu uygulamanın hiçbir sakıncası olmadığı da özellikle belirtilmiştir. Bu uygulama yıllardan beri devam ettiği halde, söz konusu sakıncalı durumun düzeltilmesi anlamında TFF’nin müdahalesi olmamıştır. Bahis oynamakla suçlanan genç hakemlerimizin 371’inin bahis hesapları olduğu, bu sitelere üye oldukları belirlenen 152 hakemin de yasal bahis oynadıkları TFF tarafından tespit edilmiştir. TFF Yönetmelikleri gereği, yasal olsa’ da olmasa’ da hakemlerin bahis oynamaları yasaktır. Ancak 0,50 TL tutarında kendilerine verilmiş olan bonuslarla bahis oynayan hakemlerin 147’ sinin lisansları iptal edilmiştir. Vakfımız, bahis oynamayı alışkanlık haline getiren ve kendilerine çıkar ve kazanç temin eden hakem ve gözlemcilerimizin asla yanında değildir. Bu konu ile ilgili TFF ve adli mercilerin uygulamalarına kesinlikle katılmakla birlikte verilen bonuslarla az sayıda bahis yapan hakemlerle, alışkanlık haline getirip yönetmeliklere aykırı hareketle kazanç temin edenlerle aynı kefeye konulmasına karşıyız. Bahis sitelerine üye olunduktan sonra üyelik iptalinin’ de mümkün olmadığını özellikle belirtmek isteriz. Bu üyeliklerin, önceki federasyon başkanlarınca teşvik edildiği göz önüne alınacak olursa, yönetmeliklerde yer alan klasman düşürülmesi, ihtar, görevden uzaklaştırma, sezon sonuna kadar görev verilmemesi cezaları uygulanabilir. Hakem kelimesi kökü itibarı ile hâkim kelimesinden türemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkları çözen kişi anlamındadır. Futbol oyunundaki karşılığı ise, kurallar dâhilinde taraflar arasındaki anlaşmazlığı gidererek, oyunu adilce yöneten kişidir. Biz, görevimiz gereği adil olma mecburiyeti içindeyiz ve olmaya da devam edeceğiz. Aynı adaleti TFF’den de beklemekteyiz. Açıkladığımız hususları, merkez hakem kurulu’ da en ince ayrıntısına kadar bilmelerine rağmen şu ana kadar hiçbir açıklamada bulunmayarak varlıklarını borçlu oldukları hakem camiasının yanında olmaktan adeta korkmuşlardır. Camia olarak veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. TFF Toplamı 6200 kişidir. Hakem camiasına gösterilen yaklaşım diğer unsurlar olan temsilciler, futbolcular ve TFF başkanı tarafından ‘’herkes evinin önünü temizlesin’’ yaklaşımı gösterilen kulüp başkanlarına uygulanmamıştır. Hatta 350 kişiye yaklaşan temsilcilik müessesesinin üyelerinin çoğunun üst düzey yönetici olmalarından kaynaklı ayrıcalık uygulandığı bilinen bir gerçektir. Sosyal alanda bahis uğruna ailelerin bölünmesine ve gençlerimizin kötü alışkanlıklar edinmesine kesinlikle karşıyız. Sporun birleştirici ve iyileştirici özelliği ile toplumumuzu etkileyecek olan kumar alışkanlıklardan gençlerimizin etkilenmemesi ve sağlıklı bireyler yetişmesi adına vakfımız üzerine düşen görevleri yerine getirmektedir ve daima getirecektir. TFF’nin ve adli makamların kararlarına saygılıyız. Bu çerçevede 'kurunun yanında yaşın’ da yanmasını istemiyoruz. Dileğimiz yasal olmayan bahis oynamayan sadece bahis şirketlerince bonus olarak verilen kısım ile bahis yapan hakemlerin bir defaya mahsus affedilmeleri ve haklarında verilen kararların emsal olarak, TFF’nin diğer unsurlarına da eşit ve hakkaniyetli bir şekilde uygulanmasıdır.'