İnsan genetiği, 22 çift otozomal (cinsiyetle ilgisi olmayan) kromozom ve 1 çift cinsiyet kromozomu olmak üzere toplam 23 çift kromozom içerir. Bu kromozomların her biri annemizden ve babamızdan eşit oranda gelir. Ancak çocuğun cinsiyetini belirleyen kromozom babadan geldiği için, doğrudan bazı genetik etkiler babaya bağlıdır.

Görünüşümüz; saç rengi, göz rengi, yüz şekli gibi birçok fiziksel özellik, ebeveynlerden hangisinin genlerinin daha baskın olduğuna göre şekillenir. Örneğin kahverengi göz baskın bir genetik özellikken, mavi göz daha çekiniktir.

Yani bu durumda anne ya da babadan gelen baskın gen, çocuğun görünümünü daha fazla etkiler.

Son dönemlerde yapılan bazı bilimsel çalışmalar, memelilerde – dolayısıyla insanlarda da – baba kaynaklı genlerin bazı durumlarda daha fazla aktif olduğunu gösteriyor. Araştırmalara göre bazı genlerin ifadesinde “baba lehine” bir dengesizlik tespit edildi.

Bu da görünüş, davranış hatta sağlık açısından babadan gelen genetik mirasın daha etkili olabileceği anlamına geliyor. Bu durum henüz insanlarda geniş çapta gözlemlenmemiş olsa da, araştırmacılar bu bulguların insan genetik araştırmalarında çığır açabilecek nitelikte olduğunu vurguluyor.

Babanın genetik mirası sadece dış görünümle sınırlı değil. Uzmanlara göre, bazı kalıtsal hastalık riskleri de babadan gelen genler aracılığıyla daha yüksek olabiliyor. Yani bir bireyin sağlık geçmişini değerlendirirken, babanın tıbbi öyküsüne dikkatle bakmak büyük önem taşıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında