İzmir Büyükşehir Belediyesi uzun süredir tartışma konusu olan otoparkın artık ekonomik ömrünü tamamladığını açıkladı. Yapının depreme karşı güçlendirilmesinin maliyet açısından sürdürülemez olduğu ayrıca bulunduğu konumun arkeolojik sit alanı niteliği taşıdığı belirtildi. Belediye tarafından yapılan açıklamada “Yapının mevcut durumu önerilen güçlendirme müdahalelerinin yapı bütünlüğü ve kullanım işlevi üzerindeki olumsuz etkileri ile birlikte güçlendirme maliyetinin yeniden yapım maliyetine oranla ekonomik açıdan sürdürülebilir olmaması nedeniyle yapının güçlendirilmesinin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanım açısından uygun olmayacağı kanaatine varılmıştır” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca otoparkın yer aldığı bölgenin koruma amaçlı imar planlarında “Arkeoloji ve Tarih Parkı” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. Bu kapsamda alanın yeniden düzenleneceği Agora Ören Yeri ve çevresiyle birlikte bütüncül bir arkeolojik koruma alanına dönüştürüleceği vurgulanarak “Bu nedenle hem yeni bir otopark planlanacak hem de mevcut yapının tahliye işlemleri ivedilikle gerçekleştirilecektir” denildi.

İzmir’in kalbi Konak’ın Konak’ın da kalbi Kemeraltı’nın sabah telaşına akşam yorgunluğuna yıllarca tanıklık eden Çankaya Katlı Otoparkı artık geçmişin satırlarına yazılıyor. Her gün esnafa nefes ziyaretçiye kolaylık sağlayan otopark bugün kentin vicdanında başka bir tartışmanın adı oldu. Beton duvarlar yıkılacak yerine belki yeşil bir alan belki de sessizce konuşan taşlar kalacak. Yıkım kararının ardından gözler hem Agora’nın korunmasına hem de Kemeraltı esnafının günlük ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağına çevrildi.

“ORAYA YAPILMASI HATAYDI”
Alınan kararın geç kalınmış ama doğru bir adım olarak değerlendiren Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi Başkanı Serkan Doldur bölgenin arkeolojik önemini gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Yapının konumunun baştan beri yanlış olduğunu belirten Doldur “Oraya yapılması bile hataydı. Yapılırken kültürel miras ve arkeolojik sit alanı olması umursanmadı” dedi. Otoparkın Agora’nın hemen yanında yer aldığını hatırlatan Doldur bu bölgenin Roma döneminden beri kadim kent İzmir’in ticaret merkezi olduğunu vurguladı.

“BU TARİH HEPİMİZİN”
Doldur “Agora dünyada şehir merkezinde bu kadar erişilebilir durumda kalan çok az antik alandan biri” diyerek “Bu çevre doğru şekilde düzenlenirse İzmir tarih turizminde yeni bir sayfa açar” açıklamasında bulundu. “Burada yalnızca Roma değil Osmanlı döneminden kalma mezar taşları da var. Yani bu sadece bir kazı alanı değil İzmir’in çok katmanlı tarihinin kalbidir” diyen Doldur Agora’nın önemine rağmen yeterince ilgi görmediğini belirterek “İzmir’in merkezinde bu kadar değerli bir arkeolojik alan var ama insanlar çoğu zaman farkında bile değil. Açıklanan ziyaretçi sayıları çok düşük. Oysa ki bu tarih hepimizin” şeklinde konuştu.

Doldur yıkımın doğru planlanması halinde hem Agora’nın görünürlüğünün artacağını hem de kentin kültürel mirasının daha güçlü biçimde sunulabileceğini belirtti ve “Bu alan yeniden yapılaşmaya uygun değil. Ayrıca otopark yapılırken 8 metreye kadar inilmiş olduğundan arkeolojik kazı yapmaya da müsait değil. Ancak iyi bir peyzajla Agora’yı ön plana çıkaran bir açık alan düzenlemesi yapılabilir. Otoparkın ömrü tamamlandı. Bundan böyle tarih konuşmalı” ifadelerini kullandı.

“ŞEFFAF YÜRÜTÜLMÜYOR”
Dernek Başkanı Serkan Doldur sürecin yalnızca teknik değil kamusal bir mesele olduğunu da vurgulayarak “Bu toplumu ilgilendiren kararlar paydaşlarla birlikte alınmalı. Ne yazık ki yapılarla ilgili işler şeffaf yürütülmüyor. Bağımsız denetimler ve açık süreçler olmadığında kamuoyu bilgi alamıyor yanlış adımların bedelini şehir ödüyor” dedi.

TARİHİN GÖLGESİNDE GÜNLÜK HAYAT
Yıkım kararının ardından Kemeraltı’nın taş sokakları bir anda tarih ile bugünün arasında sıkıştı. Kimine göre bu yıkım İzmir’in belleğini ortaya çıkaracak bir fırsat kimine göre yıllardır süren düzenin dağılması.
Tam da bu noktada sözü turizmciler alırken Ege Turistik Otelciler Birliği Başkan Yardımcısı ve Destinasyon İzmir Başkanı Bülent Tercan yıkım kararının kentin yalnızca tarihini değil ekonomisini de etkileyeceğini belirtti. Tercan “Bu bölge UNESCO tarihi liman kenti adayı Kemeraltı’nın sınırları içinde. Tarihi alanların yanında burayı besleyen otoparklar olmalı. Şimdi bu otopark yıkılıyor ama yerine yeni bir çözüm üretilmezse Kemeraltı esnafı ciddi sıkıntı yaşar” dedi. Turizm temsilcisi bu süreçte yerel iş birliklerinin önemine dikkat çekerek “Bu tür kararlar belediyenin tek başına alacağı konular değil. TARKEM gibi kentin önemli paydaşları sürecin içinde olmalı. İzmir’in geleceği ortak akılla şekillenmeli. Kentin tarihini korurken yaşamını da sürdürmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Tercan İzmir’in potansiyeline rağmen yabancı turist sayısında hala geride kaldığını hatırlatarak “Bizim elimizde dünyanın en güzel kıyıları en zengin tarihi mirası var ama uluslararası ölçekte yeterince görünür değiliz. Yurtdışındaki örneklerde tarih ve turizm el ele yürüyor. Biz neden onlar gibi olmayalım?” sözleriyle durumu özetledi.

“ESNAF ZARAR GÖRÜR”
Çözümün Agora’nın görünürlüğünü artırırken bölgenin ekonomik canlılığını da koruyacak bir planlamayla mümkün olabileceğini vurgulayan Tercan “Yıkılan otoparkın zemini Agora kazılarına dahil edilirse İzmir büyük bir kültürel zenginlik kazanır. Ama aynı zamanda Basmane Çukuru gibi alanlarda büyük kapasiteli otoparklar planlanmalı. Belediye esnafa yeni yer yapılacağının müjdesini vermeli. Aksi halde Kemeraltı’nda ulaşım aksar esnaf zarar görür” diye sözlerini noktaladı.

ÇANKAYA’DA GERGİN GÜNLER
Bu uyarıların üzerinden kısa bir süre geçti. Ancak Kemeraltı’nda beklenen diyalog yerini endişeye bıraktı. İzmir’in kalbi Konak yeniden hareketlendi. Çankaya Katlı Otoparkı için alınan yıkım kararı bu kez masanın diğer tarafında yani Kemeraltı esnafında yankı buldu. Sabahın erken saatlerinde kepenklerini açan esnaf öğlene doğru İESOB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında bir araya geldi. Kentin ticaret damarını oluşturan bu bölgenin geleceği için kaygı sesleri yükseldi.

“ACELEYE GEREK YOK”
İESOB Başkanvekili İhsan Esen mikrofonu eline aldığında meydanda dikkatle dinleyen yüzler vardı. “Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın esnaf kesimine olan samimi yaklaşımlarını biliyoruz. Bu konuda da esnafı ve vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek bir çözüm getirmesini bekliyoruz. Önceliğimiz otoparka alternatif yaratmak” dedi. Esen yıkım kararında acele edilmemesi gerektiğini vurguladı; sözleri sokaktaki terziden kahveciye kadar yankılandı.

“BİR GÜNDE ALINACAK KARAR DEĞİL”
Kemeraltı’nda yankılanan diğer sesler de aynı kaygıyı dile getirdi. Esen “Geçen yıl binaya ‘riskli’ denildi ama ardından ‘güçlendirilebilir’ raporu geldi. O günden beri otopark sorunsuz hizmet verdi. Şimdi bu kadar hayati bir alanı kapatırsak bölge felç olur” ifadelerini kullandı. “Alternatif oluşturulmadan yapılacak bir yıkım Çankaya’dan Bayramyeri’ne kadar tüm bölgeyi kilitler. İzmir’in en önemli iş merkezi durma noktasına gelir” diyerek sözlerini sürdürdü.

“BU SADECE BİR BİNA DEĞİL”
Basın açıklamasında Kuyumcular Kurukahveciler Lokantacılar Gömlekçiler Manifaturacılar ve Terziler odalarının başkanları da vardı. Hepsi aynı noktada birleşti ve “Bu sadece bir otopark değil kentin atardamarı” açıklamasında bulunuldu. Ödemiş’ten Tire’ye kadar pek çok ilçeden gelen toptancılar için de burası bir geçiş noktasıydı. “İzmir’de iki yüz bin esnafı ilgilendiren bir meselede Büyükşehir’den anlayış bekliyoruz” diyen temsilciler dayanışma çağrısında bulundu.

“GÜÇLENDİRMEYİ YAPABİLİYORLARSA YAPSINLAR”
Tartışmalar büyürken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay meclis toplantısında sessizliği bozdu. Kürsüde yaptığı açıklamada “Burası bizim tek başımıza karar vereceğimiz bir alan değil” diyerek dikkat çekti. Otoparkın mülkiyet yapısına değinen Tugay “Yüzde 475 oranı bizde benzer oranda hisse Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde yüzde 5 ise Ziraat Bankası’na ait. Eğer onlar güçlendirme projesi hazırlayıp yapabiliyorlarsa biz yıkmayalım” sözleriyle tartışmayı yeni bir yöne taşıdı.

“YIKIMI İSTEMEDİK AMA ZORUNLU OLDU”
Başkan Tugay belediyenin süreci isteyerek başlatmadığını açıkça belirtti: “Yıkmayı istemedik. Ancak burası üçüncü derece arkeolojik sit alanı. Sit Kurulu ‘Altından tarihi yapı çıkarsa güçlendirme yapılamaz’ diyor. Biz de buna göre hareket etmek zorundayız” dedi. Tugay’ın açıklamasına göre teknik ekiplerin yaptığı hesaplamalar güçlendirme maliyetinin yeni yapım maliyetine oranla yüzde 6412’ye ulaştığını ortaya koydu. Bu oran kabul edilen ekonomik sınır olan yüzde 40’ı çoktan aşmıştı.

“KAMU KAYNAĞIYLA RİSK ALAMAYIZ”
Meclis kürsüsünde kentin ekonomisini ve kamu yararını birlikte gözeten bir tonla konuşan Tugay “500 milyon lira harcayıp sonucu belirsiz bir güçlendirme sürecine giremeyiz” dedi. Ardından “Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Ziraat Bankası güçlendirmeyi üstlensin biz de yıkmayalım. Bu konuda engel çıkarmayacağız” sözleriyle açık bir çağrıda bulundu. Ancak Konak Kaymakamlığı’ndan gelen resmi yazılar sürecin ertelenmesine izin vermiyordu. “Üzerinize düşeni yapmazsanız suçlu olacaksınız” ifadeleriyle belediyeye defalarca bildirim yapılmıştı.

“TARİHİN ALTINDAKİ GERÇEKLER”
Tugay’ın “Agora’nın hemen dibi” vurgusu tartışmayı bambaşka bir boyuta taşıdı. Otoparkın bulunduğu alanın Roma döneminden Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı bir tarihin üstünde olduğu hatırlatıldı. Kemeraltı’nın taş sokaklarında artık yalnızca alışveriş değil geçmişle yüzleşme konuşuluyordu.

SÜREÇ YAKINDAN TAKİP EDİLECEK
Yıkım kararının ardından gözler yeniden Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası arasındaki görüşmelere çevrildi. Belediye, hem arkeolojik alanın korunması hem de esnafın mağdur olmaması için sürecin hassasiyetle yürütüleceğini bildirdi. Önümüzdeki günlerde yapılacak teknik incelemelerin ardından, Çankaya Katlı Otoparkı’nın geleceğine ilişkin nihai kararın netleşmesi bekleniyor.

Yorumlar
Editör Hakkında