Bilimsel olarak onaylandı! Bu besin tok tutuyor: Çünkü...
Ne kadar yenirse yensin et tüketilmeden tam bir tokluk hissi oluşmadığını düşünenlerin sayısı az değil. Ancak son araştırmalar, bu hissin kaynağının yalnızca et değil, genel olarak protein olduğunu ortaya koyuyor.
Abone Ol
Bazen ne kadar çok yersek yiyelim et yemeden tokluk hissi oluşmadığı düşünülüyor. Geleneksel Türk mutfağının et ve protein açısından zengin yapısı da bu algıyı güçlendiriyor. Son dönemde yürütülen araştırmalar ise tokluk hissinin yalnızca ete değil, genel olarak protein tüketimine bağlı olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmalar, protein açısından yüksek gıdalar tüketmenin iştahı kontrol etmeye yardımcı olduğunu ve daha güçlü bir tokluk hissi sağladığını gösteriyor
Oregon Üniversitesi’nden yemek tarihçisi Hannah Cutting-Jones, proteinin tok tuttuğu ve kilo kontrolüne yardımcı olduğu fikrinin 1933 yılına kadar uzandığını belirtiyor. O yıl Times dergisinde yayımlanan bir makalede, yağsız et ağırlıklı yüksek proteinli beslenmenin kilo vermek için tatmin edici ve etkili bir yöntem olduğu vurgulanmıştı.
1970’li yıllarda ise kolajenden yapılan “devrim niteliğindeki” protein içeceklerinin ayda yaklaşık 10 kilo verilmesini sağladığı iddia ediliyordu.
Günümüzde yüksek proteinli diyet programları ve protein takviyeleri sosyal medyada yaygın şekilde paylaşılıyor. Proteinle zenginleştirilmiş gevrekler, cipsler, sular ve kahveli içecekler market raflarında sıkça görülüyor. Amerikan Beslenme Kılavuzu, bu yıl ilk kez iştah düzenlenmesi ve kilo kontrolü için daha fazla protein tüketilmesini tavsiye etti.
Kanada McMaster Üniversitesi’nde kinezyoloji alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Stuart Phillips, New York Times’a verdiği demeçte, iştah kontrolü ve kilo verme konusunda proteini önceleyen bir yaklaşım olduğunu, ancak bu faydaların influencer’lar tarafından sosyal medyada fazla abartıldığını ifade etti.
Utah Üniversitesi’nde kinezyoloji alanında çalışan Doç. Dr. Tanya Halliday, bu konuda yapılan çalışmaların ölçeklerinin küçük olduğunu, ancak tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde tutarlı bir tablo ortaya çıktığını söyledi. Halliday, 49 çalışmanın değerlendirildiği bir incelemede, katılımcıların protein açısından zengin öğünler ve atıştırmalıklar sonrasında daha tatmin olmuş ve daha tok hissettiklerinin aktarıldığını belirtti.
Bazı çalışmalarda ise protein tüketiminin bağırsak hormonları üzerindeki etkileri incelendi. Yüksek proteinli öğünlerin kanda açlık hormonu olan ‘girelin’i azalttığı, tokluk hormonu ‘GLP-1’i ise artırdığı bildirildi.
Texas Üniversitesi’nden Doç. Dr. Heather Leidy, yüksek proteinli gıdaların mide ve bağırsakta daha yavaş hareket ettiğini ve bunun da tokluk süresini uzattığını vurguladı.
Purdue Üniversitesi’nden Prof. Dr. Richard Mattes ise proteinin, ne kadar yediğimizi etkileyen birçok faktörden sadece biri olduğunu belirterek, ruh hali, genetik yapı ve yemek çevresinin de önemli rol oynadığını ifade etti.
Massachusetts General Hospital’dan Julia Lloyd, “Proteini önceliklendirmek gün içinde sizi daha memnun hissettiriyor, canınızın daha az yemek çekmesini sağlıyor ve size daha istikrarlı bir enerji veriyorsa bu gerçek bir kazanımdır” değerlendirmesini yaptı.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.