Mutfaklarda az miktarda kullanılmasına rağmen yüksek fiyatıyla dikkat çeken safran, dünyanın en değerli baharatları arasında gösteriliyor. Mor renkli çiçeklerin içindeki kırmızı tepeciklerin tek tek insan eliyle toplanıp kurutulması, ürünün fiyatını artıran en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Gramı 750 ila 900 lira arasında değişen safranın kilogram fiyatı ise 900 bin liraya kadar çıkabiliyor.

Safranın yüksek fiyatının arkasında oldukça zahmetli bir üretim süreci bulunuyor. Kocaeli'nin İzmit ilçesinde uzun yıllardır aktarlık yapan uzmanların aktardığı bilgilere göre yaklaşık bir dönümlük alandan 150 bin safran çiçeği elde edilirken, bu çiçeklerden yalnızca 1 kilogram kuru safran çıkıyor.

Hasat dönemi ekim ve kasım aylarına denk gelen safran, güneş alan topraklarda yetişiyor. Çiçeklerin içerisinde bulunan ve ürünün asıl değerli bölümünü oluşturan kırmızı tepecikler, insan eliyle tek tek ayrılarak kurutuluyor.

Üretiminin yoğun emek gerektirmesi, safranın satış fiyatına da yansıyor. Kalitesine göre değişiklik gösteren ürünün gramı 750 ila 900 lira arasında alıcı buluyor. Buna göre kilogram fiyatı 750 bin liradan başlayıp 900 bin liraya kadar ulaşabiliyor.

Bu özelliği nedeniyle safran, halk arasında zaman zaman “sarı altın” olarak da adlandırılıyor. Küçük miktarlarda kullanılması nedeniyle uzun süre kullanılabilmesi de ürünün mutfaklardaki kullanım şeklini farklılaştırıyor.

Safran yalnızca yemeklerde kullanılan bir baharat olarak öne çıkmıyor. Mutfak, kozmetik, ilaç ve tekstil gibi farklı alanlarda da değerlendiriliyor.

Yemeklerde özellikle pilav, et yemekleri, çorba ve tatlılarda kullanılan safran, yiyeceklere sarı-kırmızı tonlarda renk ve kendine özgü bir aroma kazandırıyor. Zerde ve bazı tatlı tariflerinde de kullanılan ürün, sıcak suda demlenerek çay şeklinde tüketilebiliyor.

Safranın lezzet profili de onu diğer baharatlardan ayıran özellikler arasında yer alıyor. İlk tadımda hafif acı ve keskin bir tat hissedilirken, sonrasında daha narin, çiçeksi ve bala benzer tatlı notalar ortaya çıkıyor.

Kokusunda ise saman, tütün, bal ve taze biçilmiş otları andıran kendine özgü aromalar bulunuyor. Bu nedenle yemeklerde çok az miktarda kullanılması bile belirgin bir tat ve koku oluşturabiliyor.

Yüksek fiyatı, safranı sahteciliğe açık ürünlerden biri haline getiriyor. Piyasada aspir olarak bilinen ve zaman zaman “yalancı safran” olarak satılan ürünlerle karıştırılabildiği için tüketicilerin alışveriş sırasında dikkatli olması gerekiyor.

Gerçek safran telleri genellikle koyu kırmızı renkte görülüyor. Suya bırakıldığında ise rengini bir anda vermek yerine yavaş yavaş altın sarısına dönüştürüyor. Kendine özgü kokusu ve suya bıraktığı renk, ürünün ayırt edilmesinde kullanılan özellikler arasında gösteriliyor.

Uzmanlar, özellikle internet üzerinden ve kontrolsüz satış kanallarından alınan baharatlarda sahtecilik riskine karşı tüketicileri uyarıyor. Yüksek fiyatı nedeniyle safranın yerine farklı ürünlerin kullanılabildiğine dikkat çekilirken, alışverişte güvenilir ve deneyimli aktarların tercih edilmesi öneriliyor.

Safranın içeriğinde bulunan antioksidan bileşenler nedeniyle sağlık alanında da ilgi gördüğü belirtiliyor. Kaynaklarda ürünün ruh hali, hafıza, hücrelerin korunması ve sindirim sistemiyle ilgili çeşitli faydalarından söz ediliyor.

Safranın mutfaklardaki en belirgin özelliklerinden biri, çok küçük miktarlarda kullanılmasına rağmen yemeklerin rengini, kokusunu ve tadını değiştirebilmesi. Hafif acımsı başlangıcın ardından gelen çiçeksi ve tatlı aroması, özellikle pilav ve tatlılarda kendini gösteriyor.

Üretim aşamasındaki yoğun insan emeği, sınırlı miktarda ürün elde edilmesi ve farklı kullanım alanları safranın yüksek fiyatının temel nedenleri arasında bulunuyor. Bu nedenle kilosu yüz binlerce lirayı bulan safran, dünyanın en pahalı baharatları arasındaki yerini koruyor.

Yorumlar
Editör Hakkında