Peking Üniversitesi'nden Shu-Jin Luo ve ekibinin gerçekleştirdiği bu araştırma, evcil kedilerin Doğu Asya'ya geliş tarihini daha önceki tahminlerden çok daha ileriye taşıyor. Araştırmalara göre, kediler Çin'e ilk geldiklerinde, lüks ve egzotik hayvanlar olarak kabul ediliyordu. Bağımsız ama aynı zamanda sevecen doğaları, onları hem gizemli hem de cazip kılıyordu. Modern evcil kediler, Afrikalı yaban kedisi türünden (Felis silvestris lybica) türemiştir. Yapılan önceki araştırmalar, evcil kedilerin yaklaşık 10.000 yıl önce Orta Doğu'da insanlarla birlikte yaşamaya başladığını ve ardından 3.000 yıl önce Avrupa'ya yayıldığını gösteriyor. Ancak bu yeni çalışmanın bulguları, Çin'e kedilerin varışını daha erken bir döneme yerleştiriyor. Bu genetik iz, Kazakistan’da M.S. 775-940 yılları arasında yaşamış bir kediyle büyük benzerlikler gösteriyor. Bu da, İpek Yolu’nun kedilerin göçünde kilit bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
İlk Kediler Beyazdı
Tüccarların ve diplomatların Çin’e getirdiği ilk kedilerin tamamen beyaz ya da beyaz lekeli mackerel-tabby desenine sahip olduğu düşünülüyor. Bu, bugün Doğu Asya’daki beyaz kedi oranının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek olmasının nedenlerinden biri olabilir. İlk kediler, lüks ve nadir hayvanlar olarak kabul ediliyordu, bu yüzden dikkatle korunmuşlardı. Smithsonian Enstitüsü’nden Melinda Zeder, bu araştırmanın evcil kedilerin Çin’e nasıl ulaştığını anlamak açısından büyük bir adım olduğunu belirtti. “İpek Yolu ile kedileri ilişkilendirmek harika bir buluş. Bu gerçekten etkileyici bir çalışma,” dedi. Bu bulgular, kedilerin tarihini ve İpek Yolu’nun rolünü yeniden şekillendirdi.
(Sözcü)
Bu soruları yanıtlamak amacıyla, Luo ve ekibi Çin’deki 14 farklı arkeolojik bölgeden 22 kedinin DNA'sını inceledi. Yapılan incelemeler sonucunda, en eski evcil kedi kalıntısının M.S. 730 yılında Shaanxi’deki Tongwan şehrinde bulunduğu tespit edildi. Ayrıca, Çin’de bulunan 14 kedinin DNA’larında IV-B kladı adı verilen özel bir genetik işaret keşfedildi.
Çin'e evcil kediler gelmeden önce, bölge halkı yerli leopar kedileriyle (Prionailurus bengalensis) birlikte yaşıyordu. Kuzeybatı Çin’in Shaanxi eyaletinde yapılan kazılarda, bu türün kemiklerine rastlanmıştır. Ancak araştırmacılar, bu birlikteliğin evcilleştirme anlamına gelmediğini vurgulamaktadır. Yani, bu kediler, modern anlamda evcil kediler gibi insanlarla birlikte yaşamıyordu.
Daha önceki araştırmalarda, kedilerin Çin’de M.Ö. 206 - M.S. 220 yılları arasında Han Hanedanı döneminde evcilleştirildiği düşünülüyordu. Fakat bu döneme ait evcil kedi kalıntılarının bulunmaması, araştırmacıları yeni bir değerlendirme yapmaya itti.
Bu soruları yanıtlamak amacıyla, Luo ve ekibi Çin’deki 14 farklı arkeolojik bölgeden 22 kedinin DNA'sını inceledi. Yapılan incelemeler sonucunda, en eski evcil kedi kalıntısının M.S. 730 yılında Shaanxi’deki Tongwan şehrinde bulunduğu tespit edildi. Ayrıca, Çin’de bulunan 14 kedinin DNA’larında IV-B kladı adı verilen özel bir genetik işaret keşfedildi.
Evcil kediler Çin'e ulaştıktan sonra, yerel halk onları kutsal olarak görmeye başladı. Kediler, eski Çin’de özel dini ritüellerle evlere kabul ediliyordu. Bu, kedilerin toplumdaki özel yerinin ve kültürel öneminin bir yansımasıydı.
Evcil kediler Çin'e ulaştıktan sonra, yerel halk onları kutsal olarak görmeye başladı. Kediler, eski Çin’de özel dini ritüellerle evlere kabul ediliyordu. Bu, kedilerin toplumdaki özel yerinin ve kültürel öneminin bir yansımasıydı.