Bu soruları yanıtlamak amacıyla, Luo ve ekibi Çin’deki 14 farklı arkeolojik bölgeden 22 kedinin DNA'sını inceledi. Yapılan incelemeler sonucunda, en eski evcil kedi kalıntısının M.S. 730 yılında Shaanxi’deki Tongwan şehrinde bulunduğu tespit edildi. Ayrıca, Çin’de bulunan 14 kedinin DNA’larında IV-B kladı adı verilen özel bir genetik işaret keşfedildi.

Çin'e evcil kediler gelmeden önce, bölge halkı yerli leopar kedileriyle (Prionailurus bengalensis) birlikte yaşıyordu. Kuzeybatı Çin’in Shaanxi eyaletinde yapılan kazılarda, bu türün kemiklerine rastlanmıştır. Ancak araştırmacılar, bu birlikteliğin evcilleştirme anlamına gelmediğini vurgulamaktadır. Yani, bu kediler, modern anlamda evcil kediler gibi insanlarla birlikte yaşamıyordu.

Daha önceki araştırmalarda, kedilerin Çin’de M.Ö. 206 - M.S. 220 yılları arasında Han Hanedanı döneminde evcilleştirildiği düşünülüyordu. Fakat bu döneme ait evcil kedi kalıntılarının bulunmaması, araştırmacıları yeni bir değerlendirme yapmaya itti.

Bu soruları yanıtlamak amacıyla, Luo ve ekibi Çin’deki 14 farklı arkeolojik bölgeden 22 kedinin DNA'sını inceledi. Yapılan incelemeler sonucunda, en eski evcil kedi kalıntısının M.S. 730 yılında Shaanxi’deki Tongwan şehrinde bulunduğu tespit edildi. Ayrıca, Çin’de bulunan 14 kedinin DNA’larında IV-B kladı adı verilen özel bir genetik işaret keşfedildi.

Evcil kediler Çin'e ulaştıktan sonra, yerel halk onları kutsal olarak görmeye başladı. Kediler, eski Çin’de özel dini ritüellerle evlere kabul ediliyordu. Bu, kedilerin toplumdaki özel yerinin ve kültürel öneminin bir yansımasıydı.

Evcil kediler Çin'e ulaştıktan sonra, yerel halk onları kutsal olarak görmeye başladı. Kediler, eski Çin’de özel dini ritüellerle evlere kabul ediliyordu. Bu, kedilerin toplumdaki özel yerinin ve kültürel öneminin bir yansımasıydı.

Yorumlar
Editör Hakkında