Munzur ve Mercan dağlarının yüksek kesimlerinde çadırlarda yaşayan Ovacıklı üreticiler, kurt, bozayı ve çakal saldırılarına karşı nöbet tutarak ekim ayına kadar üretimlerini sürdürüyor. Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yaşayan köylüler, yaz aylarında küçükbaş hayvan sürülerini Munzur ve Mercan dağlarının yüksek kesimlerindeki yaylalara çıkarıyor. Zorlu doğa şartlarında hayvanlarını otlatan üreticiler, elde ettikleri sütü peynir, tereyağı ve yoğurda dönüştürerek hem kendi ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ürünleri satarak geçimlerini sağlıyor.
Gözeler, Havuzlu ve Şahverdi köylerinde yaşayan üreticiler, her yıl yaz döneminde sürüleriyle birlikte belirledikleri yaylalara gidiyor. Yaylalarda çadırlarda konaklayan köylüler, günün erken saatlerinde başlayarak küçükbaş hayvanlarını meralara çıkarıyor.
SÜRÜLER 3 BİN RAKIMLI YAMAÇLARDA OTLATILIYOR
Köylüler, gün boyunca sürülerinin peşinde kilometrelerce yol kat ediyor. Küçükbaş hayvanlar, 3 bin rakımlı dağ yamaçları, çayırlar ve vadilerde otlatılıyor.
Yayla hayatı boyunca sürülerini yaban hayvanlarının saldırılarına karşı korumaya çalışan köylüler, bozayı, kurt ve çakal gibi hayvanlara karşı sürekli dikkatli olmak zorunda kalıyor.
Hayvanlarını gün içerisinde iki kez konakladıkları bölgeye getiren üreticiler, burada sağım yapıyor. SÜTTEN PEYNİR, YOĞURT VE TEREYAĞI ÜRETİYORLAR
Sağımın ardından elde edilen süt, yaylalarda peynir, yoğurt ve tereyağı yapımında kullanılıyor. Üreticiler hazırladıkları ürünlerin bir bölümünü kendi ihtiyaçları için ayırırken, kalanını satarak gelir elde ediyor.
Yaylalarda yaşamını sürdüren köylüler, genellikle ekim ayına kadar yüksek kesimlerde kalıyor. Bu süre boyunca hayvancılık ve süt ürünleri üretimiyle geçimlerini sağlıyor.
YAYLA YOLLARINDA ULAŞIM ZORLUĞU YAŞANIYOR
Yaylalara ulaşım ve günlük çalışmalar sırasında köylüler çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Yayla yollarında özellikle at ve traktör kullanan üreticiler, değişen hava koşulları ve ani yağışlar nedeniyle de güçlük çekiyor. Yüksek kesimlerdeki yaşam, hem ulaşım hem de sürülerin korunması açısından üreticilerin sürekli dikkatli olmasını gerektiriyor.
“MÜCADELE ETMEK ÇOK ZOR”
Köylülerden Perihan Çakmaz, hayvanlarını günün ilk ışıklarıyla meraya çıkardıklarını, öğle ve akşam saatlerinde ise yeniden yaylaya getirdiklerini söyledi. Sürüleri geceleri ağıllara koyduklarını belirten Çakmaz, yayladaki günlük yaşamlarını, "Sabah kalkıyoruz peynirle uğraşıyoruz, peynir süzüyoruz. Ondan sonra yemek yapıyoruz, çadırdaki işlerle uğraşıyoruz. Bölgede kurtlar ve ayılar çok. Bazen hayvanlarımızı takip edip saldırıyorlar. Köpeklerimiz olmasa yaban hayvanlarıyla mücadele etmek çok zor." diye aktardı.
YAYLACILAR ZİRVELERE DOĞRU İLERLİYOR
Hıdır Çakmaz da havaların ısınmasıyla birlikte alçak kesimlerdeki yaylalardan Munzur Dağları’nın zirvelerindeki yaylalara doğru çıktıklarını dile getirdi. Son duraklarının Munzur Dağları’nda bulunan Kepır Yaylası olduğunu belirten Çakmaz, yaylalara ulaşım imkânlarının son yıllarda değiştiğini söyledi. Çakmaz, "Yaylaya ulaşım konusunda birkaç yıl öncesine kadar hep at kullanıyorduk. Şimdi ise yaylalara yol yapıldığından traktör kullanıyoruz. Yaylalarda özellikle akşamları kurt, bozayı ve çakal gibi yırtıcıları görmek mümkün. Yani bunlar da ister istemez bizi zorluyor. Çok dikkatli olmazsak eğer hayvanlarımızı telef edebiliyorlar." diye konuştu.
MUNZUR DAĞLARI SÜT VERİMİNİ ARTIRIYOR
Munzur Dağları’nın verimli meralara ve su kaynaklarına sahip olduğunu belirten Hıdır Çakmaz, Kepır Yaylası’nda otlatılan koyunlarda süt veriminin arttığını ifade etti. Çakmaz, "Kepır Yaylası'nda koyunların süt verimi artıyor ve bu da peynirin kalitesini etkiliyor. Yağ oranı da yüksek oluyor ve üretilen ürünlerin lezzeti bir başka oluyor." dedi.
KANGAL KÖPEKLERİ SÜRÜLERİ KORUYOR
Yaklaşık 3 yıldır Ovacık’ta çobanlık yaptığını söyleyen Behzad Celali de mesleğin zorlu yanlarının bulunduğunu belirtti. Hayvanları genellikle gece saatlerinde otlattıklarını ifade eden Celali, Kepır Yaylası’nda yaban hayvanlarının sık görüldüğünü söyledi. Celali, "Hayvanları genelde gece otlatıyoruz. Kepır Yaylası'nda kurtlar ve bozayılar çok fazla var ama bizim Kangal köpeklerimiz onları kovalayıp sürüye yaklaşmalarına izin vermiyor." diye konuştu. Ovacık’ın yüksek kesimlerindeki yaylalarda ekim ayına kadar kalan köylüler, bir yandan sürülerini 3 bin rakımlı yamaçlarda otlatırken bir yandan da elde ettikleri sütü işleyerek peynir, yoğurt ve tereyağı üretiyor. Ancak yaban hayvanlarının tehdidi, zorlu yayla yolları ve değişen hava koşulları, üreticilerin her gün karşı karşıya kaldığı zorluklar arasında yer alıyor.