Emre Belözoğlu'ndan şok açıklama: "Orası ikinci evim""
Emre Belözoğlu, Şampiyonlar Ligi finalinde Inter’i destekleyeceğini açıkladı. Teknik adamlık hayalini kurduğu dört takımı; Fenerbahçe, Inter, Newcastle ve Atletico Madrid olarak sıraladı. Belözoğlu, Hakan Çalhanoğlu’nu Avrupa’nın en iyi orta sahalarından biri olarak nitelendirdi. Milano yıllarını duygusal ifadelerle anlatan Emre, kariyerindeki unutulmaz anıları ve hedeflerini paylaştı.
Abone Ol
Futbolculuk ve teknik adamlık kariyerine dair önemli açıklamalar yapan 44 yaşındaki Belözoğlu, ileride çalıştırmak istediği dört takımı da paylaştı: “Türkiye’de başta Fenerbahçe olmak üzere, Avrupa’da ise Inter, Newcastle ve Atletico Madrid’i teknik direktör olarak yönetmek en büyük hayalim ve motivasyon kaynağım" dedi.
Hakan Çalhanoğlu hakkında da övgü dolu sözler sarf eden Belözoğlu, “Hakan, Avrupa futbolunun en iyi orta sahalarından biri. Almanya’da doğması ve Türk kökenli milyonlarca insanın ona olan sevgisi onu özel kılıyor. Milli takıma ilk geldiğinde genç ama büyük bir karakterdi” diye konuştu.
Milano’da futbolculuk yıllarını da duygusal bir dille anlatan Belözoğlu, “Ronaldo, Zanetti gibi efsanelerle aynı takımda oynama şansı benim için büyük bir onurdu. Serie A, o dönem NBA gibi güç doluydu. Çok güçlü takımlarla mücadele ettik ve harika taraftarlar kazandık. Başkan Massimo Moratti için “Otoriter ama centilmen biriydi, onu hâlâ saygıyla anıyorum” diyen Belözoğlu, transfer sürecini de “Moratti, Galatasaray’daki sözleşmem bitmeden İstanbul’a gelerek beni ikna etti. İmza töreninde gazetecilerin yoğun ilgisi beni şaşırtmıştı” şeklinde aktardı.
Teknik direktörlük döneminde birlikte çalıştığı hocaları da değerlendiren Belözoğlu, “Cuper savaşçıydı, Mancini’yle çok iyi bir bağ kurdum ve onu çok sevdim. Zaccheroni de iyiydi. Ancak biri olsaydı Mancini derdim. Pele’nin “Yaşayan En İyi 125 Futbolcu” listesine girmesini de değerlendiren Belözoğlu, “2003’teki performansım ve Dünya Kupası’ndaki başarımızdan sonra böyle bir onayı bekliyordum. Sakatlıklar olmasa belki daha da ilerlerdim ama bunu hak ettiğimi düşünüyorum” diye konuştu.
2002’de kaybedilen Lazio maçının takım için en zor anlardan biri olduğunu dile getiren Belözoğlu, “O gün hepimiz çok üzgündük. Futbolda kaderi bazen kontrol etmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Milli takımın 2002 Dünya Kupası’nda gösterdiği başarıya da vurgu yapan Belözoğlu, “Gelmiş geçmiş en güçlü Türkiye kadrosuydu. Türkiye’ye döndüğümüzde iki milyon kişi sokaklardaydı. Galatasaray ve Fenerbahçe kariyerleri arasındaki farkları da açıklayan Belözoğlu, “Fenerbahçe’ye geçince sevgi azalınca bunu yönetmeyi öğrendim. Ben her zaman Fenerbahçeli hissettim kendimi” diye belirtti.
UEFA Kupası ve Süper Kupa zaferlerine ilişkin olarak ise, “Figo, Roberto Carlos ve Raul gibi yıldızları yenmek kolay değildi. O anın büyüklüğünü yıllar sonra daha iyi anlıyorum” değerlendirmesinde bulundu. “Boğaz’ın Maradona’sı” lakabıyla ilgili olarak da, “Takım arkadaşlarım oyun stilimin Diego’yu andırdığını söyledi. Maradona bir efsaneydi, bu benim için onurdu. Takım arkadaşları arasında en iyisini ve en eğlenceliyi de seçen Belözoğlu, “Kalite olarak Ronaldo, en eğlenceli ise saha içi ve dışı karakteriyle Recoba’dır” ifadelerini kullandı.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.