Evden çalışırken fark etmeden kendini mahvediyorsun! “Bende de var!” dedirten liste: Uzmanlar o hatayı özellikle uyardı
Evden çalışırken rahatız sanıyoruz ama bedenimiz sessizce alarm veriyor… Boyun tutulması, bel ağrısı, bilek yanması aslında fark etmeden yaptığımız ergonomi hatalarının sonucu olabilir. En kötüsü de bu hataları “alışkanlık” diye normalleştiriyoruz. Oysa mutlaka yapmanız gereken bu küçük düzeltmelerle hem ağrılar azalır hem odak artar ve gün sonunda kendini daha az yorgun hissedeceksin…
Abone Ol
KOLTUKTA ÇALIŞMA TUZAĞI
Evden çalışanların en sık yaptığı hata koltukta laptop açmak. İlk başta çok rahat gibi geliyor çünkü yumuşak bir yerde oturuyorsun. Ama omurga bu rahatlığı sevmiyor, aksine cezalandırıyor. Koltuk, bel boşluğunu desteklemediği için vücut içe kapanmaya başlıyor. Ve sen gün içinde fark etmeden kambur bir profile dönüşüyorsun.
SIRTINI DESTEKLEMEDEN OTURMAK
Sandalyeye oturmak yetmez, sırtı desteklemek gerekir. Evde çoğu kişinin sandalyesi ofis sandalyesi gibi ayarlı değil. Bu yüzden bel boşluğu havada kalıyor ve yük omurganın alt kısmına biniyor. Bir süre sonra belin ince ince sızlamaya başlıyor. Sonrasında o sızı “normal” hale geliyor, işte en tehlikelisi bu.
MASA YÜKSEKLİĞİNİN YANLIŞ OLMASI
Çoğu kişi çalışma masasını hiç ölçmüyor. Masa ya çok yüksek ya çok alçak olabiliyor. Yüksek olduğunda omuzların yukarı kalkıyor ve trapez kasları kasılıyor. Alçak olduğunda ise sırt eğiliyor ve boyun öne gidiyor. Sonuçta gün bitmeden beden “ben yoruldum” diye sinyal veriyor.
LAPTOP’U GÖZ HİZASINDA TUTMAMAK
Laptop ekranı genelde çok aşağıda kalıyor. Ekran aşağıda olunca kafa otomatik olarak öne eğiliyor. Bu eğilme birkaç dakika değil, saatlerce sürüyor. Boyun kasları sürekli gergin kalıyor ve baş ağrıları başlıyor. Sonra “migrenim tuttu” diyorsun ama aslında problem ekranın konumu.
BOYNU ÖNE UZATMA ALIŞKANLIĞI
Evde çalışırken fark etmeden ekrana yaklaşma alışkanlığı oluyor. Küçük yazıları görmek için kafanı ileri uzatıyorsun. Bu hareket zamanla otomatikleşiyor, sen bile fark etmiyorsun. Ama boyun kasların her gün yük taşıyor. Ve o yük akşam olunca tutulma, sertlik, ağrı olarak çıkıyor.
OMUZLARI SÜREKLİ GERMEK
Ev ortamında stres bazen daha sessiz ama daha yoğun oluyor. Omuzlarını fark etmeden yukarı çekiyorsun. Ekrana odaklanırken omuzların kulaklarına yaklaşıyor. Bu duruş saatlerce sürünce omuz kasları taş kesiliyor. Akşam yatağa yattığında bile gevşeyemiyorsun.
AYAKLARI BOŞTA BIRAKMAK
Sandalyede otururken ayaklar yere tam basmalı. Ama evde çoğu kişinin sandalyesi yüksek kalabiliyor. Ayaklar boşta kalınca vücut dengesini kalçadan kurmaya çalışıyor. Bu da bel bölgesine ekstra yük bindiriyor. Ve fark etmeden yanlış oturma düzeni kalıcı hale geliyor.
BİLEKLERİ HAVADA TUTARAK YAZMAK
Evden çalışanların bilek ağrısı çekmesi şaşırtıcı değil. Çünkü çoğu kişi klavyeyi kullanırken bileğini havada tutuyor. Bu, bilek tendonlarını sürekli zorlamak demek. Gün sonunda ellerde karıncalanma başlıyor. Sonra bir bakıyorsun, mouse tutmak bile yorucu hale gelmiş.
MOUSE’U UZAKTA KULLANMAK
Mouse uzaksa kolun sürekli ileri uzanır. Bu uzatma omuz eklemini gereksiz yük altında bırakır. Zamanla dirsek çevresi ağrır, bilek hassaslaşır. Bazı insanlarda bu durum sinir sıkışmasına kadar gider. Ama ilk sinyal hep aynıdır: “kolum çok yoruluyor”.
EKRANA YAKIN OTURMAK
Ekrana çok yakın oturmak gözleri yorar. Gözler sürekli odak değiştirmek zorunda kalır. Bu da baş ağrısı ve bulanık görmeyi artırır. Üstelik yakın oturunca boyun yine öne gider. Yani sadece göz değil, duruş da bozulur.
IŞIĞI YANLIŞ KULLANMAK
Evde ışık koşulları çoğu zaman çalışma için uygun değildir. Ya arkadan ışık gelir ekran parlar ya da ışık yetersiz kalır. Bu durumda göz kasları sürekli çalışır. Akşam olunca göz yanması başlar. Ve bu yanma “yorgunluk” sanılır ama aslında ergonomidir.
TELEFONA BOYUN EĞEREK BAKMAK
Evde çalışanlar telefona daha çok bakıyor. Mesajlar, bildirimler, sosyal medya derken boyun sürekli eğiliyor. Bu “text neck” denen modern bir ağrı kaynağı. Boyun kasları kısa sürede yoruluyor. Ve bir süre sonra baş ağrısı gibi hissediliyor.
MOLA VERMEMEK
Evdeyken mola kavramı kayboluyor. Ofiste çay molası vardı, evde “şunu da bitireyim” var. Saatlerce aynı pozisyonda kalınca vücut sıkışıyor. Kan dolaşımı yavaşlıyor ve kaslar sertleşiyor. Sonra kendini gün boyu halsiz hissediyorsun.
AŞIRI UZUN OTURMAK
İnsan bedeni oturmak için değil hareket etmek için yapılmış. Ama evden çalışma düzeni saatlerce oturmayı normalleştiriyor. Bu oturma bel disklerine baskıyı artırıyor. Kalça kasları tembelleşiyor. Ve günün sonunda yürümek bile zorlaşıyor.
DİZLERİ YANLIŞ AÇIDA TUTMAK
Dizlerin açısı ergonomide çok önemlidir. Diz çok yukarıdaysa bel sıkışır. Çok aşağıdaysa bacaklar gerilir. İdeal olan dereceye yakın bir açıdır. Ama evde kimse bunu düşünmez çünkü mesele “iş yetişsin” olur.
KAMBURLAŞMAYI NORMALLEŞTİRMEK
Evde yalnız çalışırken duruşunu kontrol eden kimse yok. Bu yüzden kamburlaşma hızlı olur. Bir süre sonra kendini düz oturtmak bile garip gelir. Çünkü kaslar yanlış duruşa alışmıştır. Ve bu noktada ağrılar kronikleşmeye başlar.
SANDALYEYE TAM YASLANMAMAK
Çoğu insan sandalyenin ucunda oturur. Bu, kasların sürekli çalışması demektir. Yani beden dinlenmeden yük taşır. Bu yüzden gün içinde gereksiz bir yorgunluk oluşur. Üstelik bu oturuş bele ekstra yük bindirir.
YATAKTA ÇALIŞMAK
Yatak, dinlenme alanıdır. Ama evden çalışanlar yatağı çalışma yerine çeviriyor. Bu hem duruşu bozar hem beyne karışık sinyal verir. Sonra uyku düzeni bozulur, çünkü beyin yatağı “iş yeri” sanır. Ve beden tam anlamıyla rahatlayamaz.
ÇALIŞMA ALANINI “TESADÜFE” BIRAKMAK
Evde masa düzeni çoğu zaman rastgeledir. Klavye orada, mouse burada, kahve kupası her an dökülebilir. Bu da sürekli küçük stres yaratır. Stres artınca vücut daha çok kasılır. Ve ergonomi hataları daha da büyür.
EKRANI MERKEZE ALMAMAK
Ekran sağda ya da solda duruyorsa boyun sürekli o tarafa döner. Bu küçük görünür ama çok büyük etkisi olur. Gün boyunca boyun tek tarafa çalışır. Bu da asimetrik ağrı oluşturur. “Sağ tarafım hep tutuluyor” diyenlerin çoğu buradan.
KAHVEYLE AYAKTA KALMAYA ÇALIŞMAK
Yorgunluğu kahveyle bastırmak bir süre işe yarar. Ama bedenin gerçek ihtiyacı ergonomi ve dinlenmedir. Kahve kasları gevşetmez, sadece uyarır. Sonra daha gergin bir bedenle çalışmaya devam edersin. Bu da ağrıyı artırır.
STRESLE DİŞ SIKMAK
Evden çalışırken bile dişlerini sıkan çok insan var. Çünkü stres zihinde değil, bedende taşınır. Diş sıkma çene kaslarını yorar. Çene yorgunluğu baş ağrısına dönüşebilir. İnsan bazen günün sonunda “neden kafam ağrıyor?” diye şaşırır.
ERGONOMİYİ “LÜKS” SANMAK
En büyük problem şu: Ergonomi lüks sanılıyor. Oysa ergonomi bir yatırım değil, bir ihtiyaçtır. Çünkü ağrı başladı mı iş verimi düşer. Motivasyon düşer, mutsuzluk artar. Sonra evde çalışmak da keyif olmaktan çıkar.
KÜÇÜK DOKUNUŞLARIN GÜCÜNÜ HAFİFE ALMAK
Bir yastık, bir laptop yükseltici, küçük bir ayak desteği… Bunlar mucize gibi gelebilir. Ama insanlar “buna gerek yok” diye erteler. Oysa küçük düzeltmeler büyük fark yaratır. Beden rahatlayınca zihin de rahatlar.
“BEN ALIŞTIM” DİYEREK DEVAM ETMEK
Bu cümle evden çalışanların en tehlikeli cümlesi. Çünkü beden ağrıya alışmaz, sadece sessizleşir. Sessizleşince sorun çözüldü sanırsın. Ama içten içe büyümeye devam eder. Ve bir gün öyle bir noktaya gelir ki çalışmak değil, oturmak bile zorlaşır.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.