Fatma Girik’in sinemaya adadığı hayatı... Yeşilçamın 4 yapraklı yoncasından biriydi, bugün vefatının 4. yılında anılıyor
Yeşilçam’ın efsanesi Fatma Girik’in vefatının üzerinden 4 yıl geçti; usta oyuncu, unutulmaz filmleri ve sayısız ödülleriyle anılıyor
Abone Ol
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Fatma Girik, 12 Aralık 1943’te İstanbul Sultanahmet’te dünyaya geldi. Cağaloğlu Kız Lisesi’nde öğrenim görürken 14 yaşında figüran olarak sinemaya adım attı. 1957’de Seyfi Havaeri’nin yönettiği “Leke” filmiyle ilk başrol deneyimini yaşayan Girik, kısa sürede Yeşilçam’ın gözde isimlerinden biri haline geldi.
Genç yaşta figüran olarak birçok yapımda yer alan Girik, Memduh Ün’ün 1960 yapımı “Ölüm Peşimizde” filmindeki rolüyle dikkatleri üzerine çekti.
Sanatçı, kariyerinin başında annesinin itirazlarına rağmen hayallerinin peşinden giderek sinemada sağlam bir yer edindi.
Fatma Girik, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile birlikte Türk sinemasının “dört yapraklı yonca”sını oluşturdu. Başarılı oyuncu, kariyeri boyunca 180’in üzerinde film ve çok sayıda dizide rol aldı. Rol aldığı yapımlar arasında “Duvaksız Gelin”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Kartalların Öcü” ve “Şoför Nebahat” gibi unutulmaz filmler yer aldı.
Girik, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 1965 ve 1967’de “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini kazandı. 1998’de “Yaşam Boyu Onur Ödülü”nü alan sanatçı, Adana Altın Koza Film Festivali’nden de iki kez “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüyle ayrıldı. 18. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ise “Aziz Nesin Emek Ödülü”ne layık görüldü.
Yeşilçam’ın birçok ünlü oyuncusu gibi müzikle de ilgilenen Girik, 1965’te Öztürk Serengil ile “Aguş/Aşka Şepke”, 1975’te ise “Aşk Düğümü/Su Sızmazdı Aramızdan” adlı 45’likleri çıkardı. Sanat hayatı boyunca hem oyunculuk hem de müzikte adından söz ettirdi.
Fatma Girik, 1989-1994 yıllarında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) bünyesinde Şişli Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Sinema kariyerinin yanı sıra siyasette de aktif olarak yer aldı ve topluma farklı bir açıdan hizmet etti.
Girik, televizyon dünyasında da boy gösterdi. Bir dönem “Söz Fato’da” adlı programın sunuculuğunu üstlenen sanatçı, ekranlarda izleyicilere farklı yönünü göstermeyi başardı.
1990’lı yıllardan itibaren sinemada daha az görünmeye başlayan Girik, en son 2012 yapımı “Babalar ve Evlatlar” filminde rol aldı. Kariyerinin son dönemlerinde genç oyunculara ilham vermeyi sürdürdü ve sinemaya olan tutkusunu hiç kaybetmedi.
Vefatından önce verdiği bir röportajda, hayatını sinemaya adadığını ve bundan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Girik, “Bir 78 yılım daha olsa yine sinemaya verirdim. Sinema benim çocuğum oldu” diyerek kariyerine olan bağlılığını dile getirdi.
Türk sinemasının efsanevi oyuncusu Fatma Girik, 24 Ocak 2022’de tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Bodrum’da toprağa verilen sanatçı, ardında unutulmaz filmler ve sayısız ödüller bıraktı. Fatma Girik, Yeşilçam’ın en parlak isimlerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.