Glüten tüketmeyenler dikkat! Bu hatalı diyet sağlığınızı bozabilir
Glüten hassasiyeti olmayan kişilerin, bilinçsizce uyguladığı glütensiz diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, bu tarz beslenmenin kalp hastalığı, obezite ve mineral eksiklikleri gibi riskleri artırabileceğini vurguluyor
Abone Ol
Glütensiz Beslenme Herkes İçin Uygun Değil
Fırat Üniversitesi Hastanesi'nden Prof. Dr. Mehmet Yalnız’a göre glüten içermeyen besinlerle beslenmek yalnızca belirli sağlık sorunları olan bireyler için gereklidir. Glüten hassasiyeti veya çölyak hastalığı olmayan kişilerde bu tarz bir diyetin faydadan çok zarar getirebileceği ifade ediliyor.
Glüten Nedir ve Nerelerde Bulunur?
Glüten, buğday, arpa ve çavdar gibi temel tahıllarda doğal olarak bulunan bir protein grubudur. Hamurun elastik yapısını sağlayan bu madde, aynı zamanda birçok işlenmiş gıdada da dolaylı yollardan yer alabilir. Pek çok kişi farkında olmadan glüten tüketmektedir.
Çölyak Hastalığı ve Glüten Hassasiyeti Karıştırılmamalı
Prof. Dr. Yalnız, çölyak hastalığının ciddi bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ve bu hastaların ömür boyu glütenden uzak durmaları gerektiğini belirtiyor. Ancak glüten hassasiyeti, belirtileri daha hafif seyreden ve zamanla düzelebilen farklı bir sağlık sorunudur.
Glütensiz Diyetle Gelen Besin Eksiklikleri
Glütensiz beslenmeye geçiş yapan bireyler, farkında olmadan demir, kalsiyum, lif, çinko ve B vitaminleri gibi hayati öneme sahip besin ögelerinden mahrum kalabilir. Bu da kemik sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok alanda olumsuz etkilere yol açabilir.
Yanıltıcı Sağlık Algısı
Glütensiz diyetlerin toplumda “daha sağlıklı” olarak lanse edilmesi birçok kişiyi bu beslenme tarzına yönlendiriyor. Oysa Prof. Dr. Yalnız, bu tercihin bilimsel bir temele dayanmadığını ve popülerlik uğruna yapılan beslenme değişikliklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Kalp ve Metabolizma Üzerindeki Olası Olumsuz Etkiler
Glütensiz beslenmenin uzun vadede kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabileceği ifade ediliyor. Özellikle lif içeriği düşük beslenme düzeni; kolesterol seviyelerinin yükselmesine, kilo alımına ve metabolik sendromlara zemin hazırlayabilir.
Gaz ve Şişkinlik Geçici Rahatlama Sağlayabilir
Bazı bireyler glütensiz diyet uyguladıktan sonra şişkinlik, gaz veya hazımsızlık gibi sorunlarının azaldığını dile getirebilir. Ancak Prof. Dr. Yalnız’a göre bu etkiler kısa süreli yanılsamalar olabilir ve esas sorunun başka bir gıda intoleransından kaynaklanma ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Glütensiz Ürünler Her Zaman Sağlıklı Değildir
Market raflarında “glütensiz” etiketiyle satılan birçok ürün, yüksek oranda şeker, nişasta ve katkı maddesi içerebilir. Bu ürünler her ne kadar glütensiz olsa da, sağlıklı bir beslenme için uygun olmayabilir. Bu nedenle içerik etiketlerinin dikkatle okunması gerekir.
Beslenme Dengesini Bozabilir
Glütensiz beslenen bireyler, doğal lif kaynaklarını yeterince tüketmeyebilir. Bu da sindirim sistemi sorunlarına, bağırsak sağlığında bozulmalara ve enerji düşüklüğüne neden olabilir. Ayrıca kompleks karbonhidrat eksikliği, genel yaşam kalitesini de olumsuz etkileyebilir.
Yanıltıcı Sağlık Algısı
Glütensiz diyetlerin toplumda “daha sağlıklı” olarak lanse edilmesi birçok kişiyi bu beslenme tarzına yönlendiriyor. Oysa Prof. Dr. Yalnız, bu tercihin bilimsel bir temele dayanmadığını ve popülerlik uğruna yapılan beslenme değişikliklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.