Her yerde korkuluklar, her yerde sanat var, festivali bile var! İzmir’in gizli cenneti “En İyi Turizm Köyü” seçildi
Renkli korkuluklarıyla tanınan İzmir’in Barbaros Mahallesi, BM Dünya Turizm Örgütü tarafından “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesine girdi. Oyuk Festivali, imece kültürü ve sanatsal etkinlikleriyle dikkat çeken köyde nüfus son yıllarda 600’den 900’e çıktı
Abone Ol
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Turizm Örgütü tarafından açıklanan “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesine girerek uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. Renkli korkulukları, sanatsal atmosferi ve imece kültürüyle tanınan mahalle, bu unvanla birlikte turizm potansiyelini daha da artırmayı hedefliyor.
Barbaros, 2012’de yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile köy statüsünden mahalleye dönüştü. Ancak köyün sakinleri, üretim geleneklerini, imece kültürünü ve el emeğine dayalı yaşam biçimini sürdürmeyi başardı. Bu yönüyle mahalle, hem doğal dokusunu hem de kültürel kimliğini koruyarak turizmin merkezlerinden biri haline geldi.
Mahallenin simgesi haline gelen “Oyuk Festivali”, köyün turizmdeki kaderini değiştiren önemli etkinliklerden biri oldu. 2016 yılından bu yana düzenlenen festivalde, renkli bostan korkulukları sergileniyor. Her yıl belirlenen temalarla gerçekleştirilen etkinlik, hem sanatçılardan hem de turistlerden yoğun ilgi görüyor.
Barbaros Mahallesi Muhtarı Barbaros Ersan, köyün turizmle tanışmasının aslında 1970’li yıllara dayandığını belirtti. O dönemlerde köyde düzenlenen Türk gecelerinin yabancı turistlerin ilgisini çektiğini anlatan Ersan, “Her perşembe köyde etkinlikler olurdu. Zamanla bu gelenek unutuldu ama sanat ve imece kültürü sayesinde yeniden canlandı.” dedi.
Ersan, 2016’da başlatılan Oyuk Festivali’nin bu yeniden doğuşta büyük rol oynadığını vurgulayarak, “Demet Küçükkayalar öncülüğünde sekiz köylüyle başladık. Türkiye’nin tek tematik festivali olan Oyuk Festivali’nin her yıl farklı bir teması oluyor. İlk yılımızda 6 bin ziyaretçi ağırladık. Şimdi her yıl binlerce kişi geliyor.” diye konuştu.
Köydeki dayanışma kültürünün turizmle birleştiğini belirten muhtar Ersan, “Bizde her iş imeceyle yapılır. Festivalden altyapı çalışmalarına kadar her şeyi el birliğiyle başardık. Bu sayede hem köy ekonomisi canlandı hem de gençler geri dönmeye başladı.” ifadelerini kullandı.
Barbaros’ta üretim faaliyetleri de hızla artıyor. Köylüler, Barbaros Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla yerli sarı susam üretimini yeniden canlandırdı. Ayrıca, tiyatro ekibi ve halk korosu gibi kültürel oluşumlar, köyün sanatsal kimliğini pekiştiriyor.
Barbaros’un bu dönüşümü, göçün yönünü tersine çevirdi. Ersan, “2016’dan önce köy nüfusu 550-600 kişiydi. Şimdi 900’ü geçti. Geri dönen gençlerimiz işletmeler açtı, turizm ve üretim alanlarında yeni girişimlerde bulundu.” diyerek köydeki değişimi özetledi.
Mahalle esnafı Özen Doğru, Barbaros’un “En İyi Turizm Köyleri” listesinde yer almasının köyde büyük bir gurur yarattığını söyledi. “Korkuluklarımız köyün sembolü oldu. Eskiden tarlaları beklerlerdi, şimdi köyün turizmini bekliyorlar. Ziyaretçiler onlarla fotoğraf çektiriyor, hediyelik eşya alıyor. Bizim oyuklarımız korkutmaz, gülümsetir.” dedi.
Köyü gezmeye gelen ziyaretçiler de Barbaros’un atmosferinden oldukça memnun. Ziyaretçi Mehlike Kırgöz, internetten gördüğü haberin ardından eşiyle birlikte köyü ziyaret ettiğini belirterek, “Korkuluklar, sokak süslemeleri ve insanların sıcaklığı bizi çok etkiledi. Tekrar gelmeyi planlıyoruz.” dedi.
Eşi Oğuz Kırgöz ise kırsal turizmin, deniz turizmine sürdürülebilir bir alternatif oluşturduğunu vurguladı.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.