İşin ustası açıkladı: İşte elektrik faturasından en iyi tasarruf ettiren yöntemler
Elektrik faturası her ay biraz daha kabarırken çözümün konforunuzdan vazgeçmek olduğunu düşünüyorsanız yıllardır en büyük yanılgılardan birini yaşıyor olabilirsiniz. Evde fark edilmeden yapılan hatalar toplam tüketimin sessizce yükselmesine neden olabiliyor. Üstelik yalnızca fiş çekmekten ibaret olmayan bu yöntem, evin her odasında uygulanabilecek küçük ama etkili adımlardan oluşuyor. Elektrik faturasını hafifletecek o pratik yönteme ilişkin bilmeniz gereken her şey...
Abone Ol
SESSİZ TÜKETİM UYANIYOR
Televizyonu kumandadan kapattığınızda ya da bilgisayarı uyku moduna aldığınızda cihazın tamamen enerji tüketmeyi bıraktığını düşünmek oldukça yaygın bir hata. Bekleme ışığı yanan cihazlar kullanılmasalar bile düşük miktarda elektrik çekmeye devam edebiliyor. Tek bir cihazın tüketimi önemsiz görünse de evdeki televizyon, modem, oyun konsolu ve şarj aletleri birlikte düşünüldüğünde tablo değişiyor. Avrupa Birliği’nin enerji davranışı çalışmalarında bekleme kaynaklı tüketimin ev elektriğinin yüzde 5 ila 10’una ulaşabileceği belirtiliyor. Bu nedenle kullanılmayan cihazları anahtarlı priz üzerinden tamamen kapatmak, zahmetsiz ama etkisi aylar içinde hissedilebilecek ilk hamlelerden biri oluyor.
TEK DÜĞMEYLE DEĞİŞİM
Tasarrufun en kolay uygulanabilen yöntemlerinden biri, televizyon ünitesi ve çalışma masası gibi çok sayıda cihazın bulunduğu alanlarda anahtarlı priz kullanmak oluyor. Bu sayede her cihazın fişini tek tek çekmek yerine yalnızca bir düğmeye basarak bekleme tüketimini durdurmak mümkün hale geliyor. Özellikle gece saatlerinde kullanılmayan cihazların tamamen devreden çıkarılması, günlük rutini zorlaştırmadan tüketimi azaltıyor. Telefon şarj cihazlarının da şarj işlemi tamamlandıktan sonra prizde bırakılmaması öneriliyor. Küçük görünen bu alışkanlık, tasarrufun evde unutulmayan bir düzene dönüşmesini sağlıyor.
SOĞUKLUĞUN DOĞRU AYARI
Buzdolabını daha soğuk çalıştırmanın yiyecekleri her zaman daha iyi koruyacağı düşüncesi, gereksiz elektrik tüketimine yol açabiliyor. Resmî enerji tasarrufu materyallerinde buzdolabı için yaklaşık 6 ila 7 derece, dondurucu için ise eksi 18 derece düzeyindeki ayarlar öneriliyor. Gereğinden düşük sıcaklık seçildiğinde cihaz hedeflenen dereceyi korumak için daha uzun süre çalışmak zorunda kalıyor. Kapının sık açılması ya da uzun süre açık tutulması da içerideki soğuk havanın hızla kaybolmasına neden oluyor. Doğru sıcaklık ayarı ve kısa kapı açma süresi, mutfakta hiçbir konfordan vazgeçmeden uygulanabilecek en etkili adımlar arasında yer alıyor.
BUZLAR ERİRKEN KAZANIN
Dondurucu bölümünde zamanla oluşan kalın buz tabakası yalnızca kullanılabilir alanı daraltmakla kalmıyor, cihazın verimli çalışmasını da güçleştiriyor. Soğutucu yüzeyin buzla kaplanması, içeride istenen sıcaklığa ulaşılması için sistemin daha fazla çalışmasına yol açabiliyor. Bu nedenle manuel çözdürme gerektiren cihazlarda biriken buzların düzenli olarak temizlenmesi tavsiye ediliyor. Kapı lastiklerinin gevşek veya yıpranmış olması da soğuk havanın dışarı kaçmasına neden olabileceği için basit bir kâğıt testiyle kontrol edilebiliyor. Kapı arasına yerleştirilen kâğıt kolayca çıkıyorsa lastiğin bakım ya da değişim zamanı gelmiş olabiliyor.
SICAK YEMEĞİ BEKLETİN
Yeni pişmiş ve hâlâ sıcak olan yemekleri doğrudan buzdolabına koymak, cihazın iç sıcaklığını bir anda yükseltebiliyor. Buzdolabı bu yeni ısıyı düşürebilmek için kompresörünü daha uzun süre çalıştırmak zorunda kalıyor. Yemeği oda sıcaklığına yaklaşana kadar güvenli bir şekilde bekletmek, cihaz üzerindeki ani yükü azaltıyor. Ancak yiyecek güvenliği açısından yemeklerin uzun saatler boyunca dışarıda bırakılmaması ve uygun kaplarda saklanması gerekiyor. Bu basit zamanlama, hem yiyecek düzenini koruyor hem de gereksiz enerji harcamasının önüne geçiyor.
IŞIĞIN YENİ SIRRI
Evde tasarruf denildiğinde akla gelen ilk alanlardan biri aydınlatma olsa da asıl fark yalnızca lambayı kapatmakla ortaya çıkmıyor. Geleneksel ampuller yerine enerji verimli LED aydınlatmaların tercih edilmesi, aynı ışık ihtiyacının daha düşük elektrik tüketimiyle karşılanmasını sağlıyor. Gün ışığından mümkün olduğunca uzun süre yararlanmak da lambaların çalışma süresini azaltıyor. Açık renkli duvarlar ve doğru konumlandırılmış çalışma masaları, doğal ışığın oda içinde daha etkili dağılmasına yardımcı oluyor. Böylece daha karanlık bir evde yaşamak yerine mevcut ışığı daha akıllı kullanarak tasarruf sağlanabiliyor.
GÜN IŞIĞINI İÇERİ ALIN
Kalın perdelerin gün boyunca kapalı tutulması, güneşli saatlerde bile yapay aydınlatmaya ihtiyaç duyulmasına neden olabiliyor. Mobilyaların pencere önünü kapatması da doğal ışığın odanın derinliklerine ulaşmasını engelliyor. Perdeleri gündüz saatlerinde açmak ve çalışma alanlarını pencereye yakın konumlandırmak, ücretsiz bir aydınlatma kaynağından daha uzun süre yararlanmayı sağlıyor. Aydınlatma armatürleri ile ampullerin üzerindeki tozun temizlenmesi de ışığın daha güçlü yayılmasına yardımcı oluyor. Bu yöntem için yeni bir ürün almaya gerek kalmadan yalnızca evin düzenini değiştirmek yeterli oluyor.
MAKİNELER DOLMADAN ÇALIŞMASIN
Çamaşır ve bulaşık makinelerini birkaç parça eşya için çalıştırmak, aynı yıkama döngüsünün gün içinde defalarca tekrarlanmasına yol açıyor. Makineleri üreticinin önerdiği kapasiteyi aşmadan dolu şekilde çalıştırmak, yıkama sayısını azaltıyor. Ancak haznenin gereğinden fazla doldurulması da temizlik performansını düşürebileceği için dengeli yükleme önem taşıyor. Enerji tasarruflu veya ekonomik programlar daha uzun sürse bile suyu daha düşük sıcaklıklarda kullandıkları için daha verimli olabiliyor. Programın süresine değil, kullandığı sıcaklık ve enerji miktarına bakmak bu nedenle daha doğru bir tercih sunuyor.
DÜŞÜK ISIDA TEMİZLİK
Çamaşırların tamamını yüksek sıcaklıkta yıkamak, günlük kıyafetler için çoğu zaman gerekli olmayan bir enerji harcamasına dönüşebiliyor. Günlük ve hafif kirli çamaşırlar için 30 ya da 40 derecelik programların tercih edilmesi öneriliyor. Çünkü çamaşır makinesinin kullandığı enerjinin önemli bir bölümü suyu ısıtma aşamasında harcanıyor. Lekeli çamaşırları önceden uygun şekilde işleme almak, yüksek sıcaklık ihtiyacını azaltabiliyor. Böylece temizlikten ödün vermeden yalnızca program ayarı değiştirilerek daha ekonomik bir kullanım düzeni kurulabiliyor.
KURUTMAYI RÜZGÂRA BIRAKIN
Kurutma makinesi özellikle kalabalık evlerde büyük kolaylık sağlasa da sık kullanıldığında elektrik tüketimini belirgin biçimde artırabiliyor. Hava koşullarının uygun olduğu günlerde çamaşırları doğal yollarla kurutmak, bu tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Makinenin kullanılması gerektiğinde ise çamaşırların yıkama sonunda yüksek devirde sıkılması kurutma süresini kısaltabiliyor. Tiftik filtresinin her kullanımdan sonra temizlenmesi, sıcak havanın cihaz içinde daha rahat dolaşmasını sağlıyor. Böylece kurutma makinesi daha kısa sürede ve daha düşük zorlanmayla görevini tamamlayabiliyor.
FIRIN KAPAĞINI KORUYUN
Fırında pişen yemeği kontrol etmek için kapağı sık sık açmak, içeride biriken sıcaklığın hızla dışarı kaçmasına neden oluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bilinçlendirme kitapçığında fırın kapağının her açılışında yüzde 20’ye varabilen ısı kaybı yaşanabileceği belirtiliyor. Kaybolan ısıyı yeniden oluşturmak için rezistansın tekrar devreye girmesi, pişirme süresini ve tüketimi artırabiliyor. Cam kapaktan kontrol yapmak ve kapağı yalnızca gerçekten gerektiğinde açmak bu kaybı azaltıyor. Birbirine yakın sıcaklıkta pişecek yemekleri peş peşe hazırlamak da fırında kalan ısıdan yararlanmayı mümkün kılıyor.
ÖN ISITMAYI ABARTMAYIN
Her yemek için uzun süreli ön ısıtma yapmak, tarif gerektirmediği halde fırının boş yere çalışmasına neden olabiliyor. Bazı hamur işleri hassas sıcaklık isterken sebze, güveç ve benzeri birçok yemekte uzun ön ısıtma süresine ihtiyaç duyulmayabiliyor. Pişirme talimatını kontrol ederek fırını doğru zamanda açmak, gereksiz çalışma dakikalarını ortadan kaldırıyor. Pişmeye yakın son birkaç dakikada fırını kapatmak ve içeride kalan sıcaklıktan yararlanmak da uygulanabilecek başka bir yöntem oluyor. Fırının kapağı kapalı kaldığı sürece içerideki ısı yemeği pişirmeye bir süre daha devam ediyor.
TENCEREDE KÜÇÜK HİLE
Elektrikli ocak kullanan evlerde tencere tabanıyla ocak gözünün büyüklüğünün birbirine uygun olması büyük önem taşıyor. Küçük bir tencerenin geniş göz üzerinde kullanılması, üretilen ısının önemli bölümünün kenarlardan boşa gitmesine yol açıyor. Tencerenin kapağını kapalı tutmak ise içerideki sıcaklığın korunmasını ve yemeğin daha kısa sürede pişmesini sağlıyor. Düz tabanlı tencereler yüzeye daha iyi temas ettiği için ısı aktarımını kolaylaştırıyor. Yemek kaynamaya başladıktan sonra ısıyı azaltmak da pişirme devam ederken gereksiz yüksek güç kullanımını önlüyor.
SUYU KADAR ISITIN
Elektrikli su ısıtıcısını her kullanımda ağzına kadar doldurmak, yalnızca bir fincan içecek hazırlanacaksa gereksiz enerji tüketimine dönüşüyor. İhtiyaç kadar suyu ısıtmak hem kaynama süresini kısaltıyor hem de cihazın çektiği elektriği azaltıyor. Isıtıcının tabanında biriken kireç, ısının suya aktarılmasını zorlaştırarak çalışma süresini uzatabiliyor. Bu nedenle cihazın üretici talimatlarına uygun biçimde düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor. Gün içinde defalarca uygulanan bu küçük yöntem, ay sonunda tahmin edilenden daha görünür bir fark oluşturabiliyor.
KLİMADA SERİN DENGE
Yaz aylarında elektrik faturasının hızla yükselmesinde klimanın kullanım biçimi belirleyici olabiliyor. Odayı kısa sürede soğutmak amacıyla sıcaklığı aşırı düşük seviyelere indirmek, cihazın daha yoğun çalışmasına neden oluyor. Bunun yerine konfor sağlayan makul bir sıcaklık seçmek ve cihazı sürekli açıp kapatmak yerine dengeli kullanmak daha verimli sonuç verebiliyor. Kapı ve pencerelerin açık bırakılması, soğutulan havanın dışarı kaçmasına ve klimanın hedef sıcaklığa ulaşmak için daha uzun süre çalışmasına yol açıyor. Güneş alan pencerelerde perde ya da gölgeleme kullanılması da içeri giren ısıyı azaltarak klimanın yükünü hafifletiyor.
FİLTRELER NEFES ALSIN
Klimanın filtresinde biriken toz, hava geçişini zorlaştırarak cihazın aynı serinliği oluşturmak için daha fazla çalışmasına neden olabiliyor. Filtrelerin üretici önerilerine göre düzenli temizlenmesi, hava akışının korunmasına yardımcı oluyor. Benzer bir durum elektrikli süpürgelerde de ortaya çıkıyor. Enerji Bakanlığı’nın rehberinde süpürge filtrelerinin düzenli temizlenmesiyle yüzde 10’a varan tasarruf sağlanabileceği ifade ediliyor. Temiz filtre, cihazın motorunu zorlamadan daha güçlü çekiş sunabildiği için hem kullanım süresini hem de gereksiz tüketimi azaltabiliyor.
ÜTÜNÜN SICAKLIĞINI SAKLAYIN
Ütüyü gün içinde birkaç parça kıyafet için tekrar tekrar ısıtmak, cihazın en çok elektrik çektiği ısınma aşamasının sürekli tekrarlanmasına neden oluyor. Ütülenecek kıyafetleri biriktirerek tek seferde işlem yapmak, bu tekrarları azaltıyor. Kumaşları düşük sıcaklık isteyenlerden yüksek sıcaklık isteyenlere doğru sıralamak, cihazın kademeli biçimde kullanılmasını sağlıyor. Enerji Bakanlığı’nın rehberinde son birkaç kıyafetin ütünün fişi çekildikten sonra kalan ısıyla ütülenmesinin yaklaşık yüzde 5 tasarruf sağlayabileceği belirtiliyor. Nemli kıyafetlerin daha kolay açılması da ütü süresini kısaltarak bu küçük yöntemin etkisini büyütüyor.
SÜPÜRGEDE GİZLİ GÜÇ
Elektrikli süpürgenin en yüksek güç seviyesinde çalışması, her zemin ve her temizlik işlemi için gerekli olmayabiliyor. Sert zeminlerde daha düşük emiş gücü yeterli olurken halılarda zeminin yapısına göre farklı ayar seçilebiliyor. Toz haznesinin ya da torbanın aşırı dolması hava dolaşımını azaltarak motorun zorlanmasına neden oluyor. Başlıkta biriken saç ve ipliklerin temizlenmesi de süpürgenin daha kısa sürede etkili sonuç vermesine yardımcı oluyor. Böylece daha uzun süre çalışan güçlü bir motor yerine, bakımı yapılmış cihazla kısa ve verimli temizlik sağlanıyor.
SICAK SUYU KISALTIN
Elektrik tüketimi yalnızca doğrudan prize takılan cihazlardan değil, elektrikli termosifon ve şofbenlerle hazırlanan sıcak sudan da kaynaklanıyor. Duş süresini birkaç dakika kısaltmak, hem kullanılan suyu hem de bu suyu ısıtmak için gereken enerjiyi azaltıyor. Suyun gereğinden yüksek sıcaklıkta hazırlanıp daha sonra soğuk suyla karıştırılması da verimsiz bir kullanım oluşturabiliyor. Konfor sağlayan uygun sıcaklık ayarını seçmek, cihazın sürekli çok yüksek derecede çalışmasını önlüyor. Avrupa Birliği’nin enerji davranışı materyallerinde de kısa duşların hane enerji tüketimini azaltan etkili uygulamalar arasında bulunduğu belirtiliyor.
DOĞRU CİHAZ UZUN KAZANÇ
Yeni bir elektrikli ev aleti alınırken yalnızca satış fiyatına bakmak, yıllar boyunca ödenecek enerji maliyetinin gözden kaçmasına neden olabiliyor. Enerji verimli cihazlar ilk satın alma sırasında daha pahalı görünse bile düşük tüketimleri sayesinde uzun vadede avantaj sağlayabiliyor. Cihazın kapasitesinin evin gerçek ihtiyacından çok büyük seçilmesi de boş yere daha yüksek enerji kullanımına yol açabiliyor. Bu nedenle enerji etiketiyle birlikte yıllık tüketim değerinin ve kullanım kapasitesinin karşılaştırılması gerekiyor. En ucuz cihaz yerine ihtiyaca uygun ve verimli cihazı seçmek, faturayı yıllarca etkileyen kalıcı bir tasarruf kararı haline geliyor.
ESKİ CİHAZI DİNLEYİN
Yıllardır kullanılan buzdolabı, klima ya da derin dondurucunun eskisi kadar sessiz ve kısa aralıklarla çalışmaması önemli bir işaret olabiliyor. Cihazın sürekli devrede kalması, kapı contası, sensör, filtre veya bakım kaynaklı bir verim kaybına işaret edebiliyor. Ancak yüksek tüketim görüldüğünde cihazı hemen değiştirmek yerine önce yetkili bakım kontrolü yaptırmak daha doğru bir adım oluyor. Basit bir parça değişimi veya temizlik işlemi cihazın yeniden dengeli çalışmasını sağlayabiliyor. Onarım maliyeti yükselmiş ve tüketimi belirgin biçimde artmış çok eski cihazlarda ise verimli bir modelle değişim uzun vadede daha ekonomik hale gelebiliyor.
SAYACI KENDİNİZE ANLATIN
Tasarrufun gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamanın en güvenilir yolu, yalnızca faturadaki tutara değil tüketilen kilovatsaat miktarına bakmak oluyor. Çünkü tarife ve birim fiyat değişiklikleri aynı tüketimde bile ödenecek tutarın farklılaşmasına neden olabiliyor. Fatura üzerindeki aylık tüketim değerlerini not etmek, hangi dönemde artış yaşandığını açık biçimde gösteriyor. EPDK’nın fatura hesaplama aracı da düzenlemeye tabi tarifelerden enerji alan tüketiciler için hesaplama yapılmasına imkân sağlıyor. Böylece yapılan değişikliklerin tüketim üzerindeki etkisi, tahmine değil düzenli karşılaştırmaya dayanıyor.
BİR HAFTALIK DENEY
Evinizdeki gerçek tasarruf noktalarını görmek için yalnızca bir hafta sürecek basit bir deneme yapmak yeterli olabiliyor. İlk gün sayaç değerini kaydedip bekleme modundaki cihazları kapatmak, çamaşırları düşük sıcaklıkta yıkamak ve fırın kapağını açmamak gibi kuralları birlikte uygulayın. Haftanın sonunda yeni sayaç değerini önceki benzer dönemle karşılaştırarak değişimi gözlemleyin. Sonucun daha sağlıklı olması için evde geçirilen süre, klima kullanımı ve misafir sayısı gibi tüketimi etkileyen koşulları da not edin. Ölçülen sonuç görünür hale geldiğinde tasarruf, unutulması kolay bir öneri olmaktan çıkarak sürdürülebilir bir ev düzenine dönüşüyor.
KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜR
Elektrik tüketimini düşürmenin sırrı tek bir mucize cihazda ya da hayatı zorlaştıran büyük fedakârlıklarda saklı değil. Asıl sonuç, her gün tekrar edilen küçük hareketlerin aynı hedef doğrultusunda birleştirilmesiyle ortaya çıkıyor. Buzdolabının doğru ayarlanması, makinelerin dolu çalıştırılması, filtrelerin temizlenmesi ve bekleme tüketiminin kesilmesi birlikte uygulandığında etkileri güçleniyor. Enerji Bakanlığı’nın verimlilik çalışmalarında da tasarrufun bina ve hizmetler alanında önemli bir potansiyele sahip olduğu görülüyor. Bu nedenle evde oluşturulan basit düzen yalnızca bir aylık faturayı değil, yıl boyunca kullanılan toplam enerjiyi etkileyebiliyor.
FATURADA YENİ DÖNEM
Bugün uygulanmaya başlanan bu yöntemlerin en güçlü tarafı, pahalı bir tadilat ya da karmaşık teknik bilgi gerektirmemesi oluyor. Anahtarlı priz kullanmak, doğru sıcaklığı seçmek ve cihaz bakımını aksatmamak birkaç dakika içinde hayata geçirilebiliyor. İlk günlerde küçük görünen değişim, aynı davranış aylar boyunca sürdürüldüğünde daha anlamlı hale geliyor. Üstelik ev halkının tamamının aynı düzene katılması, tek kişinin çabasından çok daha güçlü bir sonuç ortaya çıkarıyor. Elektrik faturasını azaltmanın en pratik yolu, karanlıkta oturmak değil enerjinin nerede boşa gittiğini görerek onu doğru anda durdurmaktan geçiyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.