İzmir'de hızla yayıldı! Dikkat, bu böcek evlerde de görülmeye başladı: Mandalinadan domatese kadar her şeyden çıkıyor
İzmir'de, tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açan kahverengi kokarca böceğine karşı harekete geçildi. Satsuma mandalinadan domatese kadar birçok ürün risk altında yer alıyor. Kokarca böceğinden nasıl kurtuluruz? Kokarca böceğine karşı alınabilecek bütün önlemleri sizin için derledik
Abone Ol
BÜYÜKŞEHİR MÜCADELE BAŞLATTI
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, son dönemde Türkiye genelinde hızla yayılım gösteren kahverengi kokarca böceğine karşı mücadele ve bilinçlendirme çalışması başlattı.
Kentte üreticilerin ekonomik kayıp yaşamaması ve tarımsal ihracatın olumsuz etkilenmemesi amacıyla yürütülen çalışma kapsamında feromon tuzaklarının dağıtımına başlandığı belirtildi.
İlk etapta üreticilere 1000 adet feromon tuzağı dağıtıldığı belirtilirken uygulamanın ilerleyen süreçte İzmir genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği bildirildi.
BİRÇOK TARIM ÜRÜNÜ ZARAR GÖRDÜ
Kahverengi kokarca böceğinin özellikle İzmir’in önemli tarım ürünleri arasında yer alan satsuma mandalina, mısır, kiraz ve domates başta olmak üzere çok sayıda üründe zarar oluşturduğu aktarıldı.
HANGİ ÜRÜNLERE ZARAR VERİYOR
Zararlının ayrıca; Fındık, Elma, Armut, Turunçgiller, Ceviz, Biber, Patlıcan, Fasulye, Şeftali ve
Trabzon hurması gibi stratejik öneme sahip ürünlerde de verim ve kalite kaybına neden olduğu belirtildi.
Yetkililer, ürünlerde oluşan kalite düşüşünün ihracatı da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
TÜRKİYE’DE 2017’DE TESPİT EDİLDİ
Bilimsel adı “Halyomorpha halys” olan kahverengi kokarcanın istilacı, tahripkâr ve polifag bir zararlı tür olduğu bildirildi.
Türün Türkiye’de ilk kez 2017 yılında tespit edildiği belirtilirken, yayılımının bitkisel materyaller, ulaşım araçları, ticari faaliyetler ve ergin bireylerin uçuşlarıyla gerçekleştiği kaydedildi.
MEYVELERDE ÇÜRÜK VE ŞEKİL BOZUKLUĞU OLUŞTU
Kahverengi kokarcanın sokucu-emici ağız yapısına sahip olduğu ve meyve ile sebzelerde emgi yaparak zarar verdiği açıklandı.
Özellikle elma, armut, şeftali ve nektarinde; Derin nekrozlar, şekil bozuklukları, doku kayıpları ve çürük benzeri zedelenmeler oluşturduğu ifade edildi.
Yetkililer, esas zararın ürünlerin olgunlaşma döneminde ortaya çıktığını bildirdi.
BAKANLIK ÇALIŞMALARI SÜRDÜRDÜ
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2018 yılından itibaren bulaşık alanların belirlenmesi amacıyla feromon tuzaklarla sürvey çalışmaları yürütüldüğü belirtildi.
Ayrıca toplum bilincinin artırılması amacıyla afiş ve broşür hazırlandığı, teknik mücadele talimatlarının yayımlandığı ve ruhsatlı bitki koruma ürünleriyle ilaçlı mücadele çalışmalarının sürdürüldüğü aktarıldı.
DOĞAL MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Uzmanlar, kahverengi kokarca ile mücadelede doğal yöntemlerin önemine dikkat çekti.
Biyolojik mücadelede özellikle yumurta parazitoidi Trissolcus japonicus türünün etkili olduğu belirtilirken, bu faydalı böceklerin zararlının yumurtalarını parazitleyerek popülasyon artışını sınırladığı ifade edildi.
Kimyasal pestisit kullanımının azaltılmasının yararlı böcek popülasyonlarını koruduğu ve doğal yaşam dengesine katkı sağladığı kaydedildi.
FEROMON TUZAKLARININ FAYDALARI
Feromon bazlı fiziksel tuzakların zararlının yoğunluğunu takip etmek ve popülasyonu azaltmak amacıyla kullanıldığı bildirildi. Bu yöntem sayesinde hem kimyasal kullanımının azaltıldığı hem de bölgesel yayılımın izlenebildiği ifade edildi.
İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ
Kahverengi kokarcanın insan sağlığı açısından doğrudan tehlike oluşturmadığı belirtildi.
Ancak yaz sonunda kışlamak amacıyla ev, depo ve korunaklı alanlara yöneldiği için fiziki rahatsızlığa neden olduğu kaydedildi.
Yetkililer, sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde mekanik mücadele yöntemleri uygulanmasının popülasyon artışını azaltabileceğini bildirdi.
UZMANLAR UYARILARDA BULUNDU
Uzmanlar, yoğun istilalarda profesyonel ilaçlama desteği alınması gerektiğini belirtirken, bilinçsiz pestisit kullanımının doğal dengeyi bozabileceği ve zararlının direnç geliştirmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kokarca böceklerinin güneşli, kuru ve rüzgarlı havaları sevmediği belirtilirken, nane, lavanta yağı, limon otu ve sirkeli su gibi doğal yöntemlerin geçici uzaklaştırıcı etki oluşturabileceği ifade edildi.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.