Güncel

İzmir’in binlerce yıllık sırrı! Yüzyıllardır cevabı aranıyor: Homeros nerede doğdu? İzmir sokaklarında yürüdü mü?

Homeros’un İzmirli olup olmadığına ilişkin yüzyıllardır süren tartışma, antik kaynaklar ve arkeolojik buluntularla yeniden gündemde. Uzmanlar doğrudan kanıt bulunmadığını belirtirken, Smyrna sikkeleri, Klaros’taki Homeros heykeli ve antik yazarların anlatıları İzmir’i güçlü adaylardan biri olarak gösteriyor

Abone Ol

Homeros’un İzmir’le ilişkilendirilmesinde kullanılan unsurlardan biri de “Melesigenes” adı. “Meles’in oğlu” veya “Meles’in doğurduğu” anlamına gelen bu isim, İzmir’deki Meles Çayı ile bağlantılı olarak değerlendiriliyor. Homeros’un destanlarında kullandığı dil de bu görüşü destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. İlyada ve Odysseia’da İyon ve Aiol lehçelerinin bir arada kullanılması, Bayraklı Smyrna’sının bulunduğu coğrafyayla ilişkilendiriliyor.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Smyrna Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, Homeros’un yaşadığı kabul edilen dönemde Smyrna yerleşiminin Bayraklı Höyüğü’nde bulunduğunu belirtti. Erdem, MÖ 5. yüzyıldan itibaren bazı antik çağ yazarlarının Homeros’u Smyrna ile ilişkilendirdiğini ifade ederek, Bayraklı’nın Aiol ve İyon kültürlerinin kesişim noktasında bulunmasının da dikkat çekici olduğunu söyledi.Homeros’un İzmir’de yaşamış olabileceğine ilişkin verilerin bulunduğunu belirten Erdem, buna karşın kesin bir sonuca ulaşmayı sağlayacak arkeolojik kanıtın henüz ortaya çıkarılmadığını vurguladı.

Erdem, “Bayraklı'nın veya Smyrna'nın, Homeros'un doğduğu ve yaşadığı yer olduğu konusunda henüz elimizde doğrudan arkeolojik verimiz yok” diyerek, mevcut bilgilerin büyük ölçüde antik çağ yazarlarının aktarımlarına dayandığını ifade etti. Homeros’un anlattığı Troya Savaşı ile yaşadığı kabul edilen dönem arasında yaklaşık 400 yıllık bir zaman farkı bulunduğuna da dikkat çekiliyor. Bu durum, destanların tek bir ozan tarafından mı oluşturulduğu yoksa uzun yıllar süren sözlü aktarımın farklı ozanlar tarafından mı şekillendirildiği sorusunu da beraberinde getiriyor.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ise Homeros’un İzmirli olduğu yönündeki kanaatin kentte uzun süre yaşatıldığına işaret eden maddi buluntular bulunduğunu belirtti. Ersoy’a göre MÖ 2. yüzyıldan itibaren Smyrna sikkelerinde Homeros’un kabartmalarına rastlanıyor. Bu tasvirlerin, Menderes ilçesindeki Klaros Kutsal Alanı’nda bulunan oturur durumdaki Homeros heykelinin formuyla benzerlik taşıdığı belirtiliyor.

Sikkelerin ön yüzlerinde Apollon, arka yüzlerinde ise Homeros tasvirlerinin bulunması, ozanın Smyrna kent kültüründeki yerinin önemli olduğuna işaret eden unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Antik kaynaklarda “Homerium” adı verilen yapılardan da söz ediliyor. Strabon’un yeni Smyrna’yı anlatırken bahsettiği bu yapının, Homeros’la bağlantılı bir kütüphane veya ozanların bir araya geldiği bir oluşum olabileceği değerlendiriliyor. Homeros’un İzmir bağlantısına ilişkin önemli buluntulardan biri de Menderes’teki Klaros Kutsal Alanı’nda ortaya çıkarılan heykel.

Klaros Kutsal Alanı Kazı Başkanı Doç. Dr. Onur Zunal, heykelin gövdesine ait iki parçanın 1952 yılındaki kazılarda bulunduğunu, baş kısmının ise 1993’te ortaya çıkarıldığını belirtti. Parçaların aynı heykele ait olduğunun anlaşılmasının ardından eser 2004 yılında birleştirildi. Homeros heykeli, 2023 yılından bu yana İzmir Kültür Sanat Fabrikası’ndaki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde sergileniyor.

Zunal, Klaros’un bağlı olduğu Kolofon Antik Kenti’ne ait Helenistik ve Roma dönemi sikkelerinde de Homeros tasvirlerinin bulunduğunu belirtti. Kolofon’da antik kaynaklarda adı geçen “Homerium” adlı yapının henüz kazılarda ortaya çıkarılmamış olması ise Homeros’un İzmir sınırları içerisindeki Kolofon ile bağlantılı olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Homeros heykelinin Klaros’taki Apollon, Artemis ve Leto kült heykelleriyle aynı dönemde ve aynı atölyede yapılmış olması da dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu durumun antik dönemde Homeros’a verilen önemin göstergelerinden biri olabileceğini değerlendiriyor. Tüm bu veriler Homeros ile İzmir arasındaki tarihi bağın güçlü olduğunu ortaya koyarken, ozanın gerçekten Smyrna’da doğup doğmadığı veya yaşayıp yaşamadığı sorusu ise kesin bir arkeolojik kanıt bulunana kadar tartışılmaya devam edecek.